Nörodiverjan Marksizm: “Normal” Olma Laneti ve Tahakkümün Kesişim Noktaları

Kapitalizmin Gardiyanı Olarak Beyin: Neden Kimse Sadece “Kendisi” Olduğu İçin Ezilmiyor?

Yazar: Jungish

(Sermayenin Cetveli, Neden Zihinlerimizi de Cinsiyetimizi de Sıraya Dizer?)


Aziz Yoldaşlar, Ey Baskının Bütün Formlarına Karşı Duranlar!

Şimdi size, Nörodiverjan Marksizm adındaki o radikal düşüncenin temel direğini anlatacağım: Kesişimsel Yaklaşım. Bu, basitçe “birden fazla ayrımcılığa uğramak” demek değildir; bu, tahakküm sistemlerinin birbirinden bağımsız olmadığını, aksine iç içe geçip birbirini pekiştirdiğini anlatan devrimci bir bakış açısıdır.

Chapman’ın “Normalliğin İmparatorluğu” tezi, bize şunu haykırır: Sizin otizm, ırk veya cinsiyet yüzünden yaşadığınız baskı, hepsinin kökünde yatan aynı kapitalist sömürüdür!

I. Tahakkümün Anatomisi: Normallik Nasıl İcat Edildi?

“Normallik İmparatorluğu,” tesadüfen kurulmadı; o, kapitalist sömürünün ihtiyaç duyduğu bir araçtı.

  1. Makine ve Sömürgecilik: “Normal” zihnin fikri, sömürgecilik, emperyalizm ve beyaz üstünlüğüyle iç içe geçmiştir. Kapitalizm, işçi verimliliği için bedeni makine gibi görmeye başladı. Bu süreçte istatistikler (Quetelet) ve biyoloji (Galton’ın Öjenik) kullanılarak, beyaz, orta sınıf, bilişsel yetenekli erkek “ideal normal” olarak konumlandırıldı.
  2. Kesişimsel Zulüm: Bu sistem, hemen hiyerarşi kurar:
    • En Üstte: Beyaz, zengin, neurotipik erkektir.
    • En Altta: Nörodiverjan, Siyah/Kahverengi, işçi sınıfından gelen, bedensel engelli kadındır.
    • Sonuç: Bireyin yaşadığı dezavantajlar (Otizm + Irk + Yoksulluk), sadece toplanmaz; çarpılır.

II. Kapitalizmin Çelişkisi: İhtiyaç Duyar, Sonra Yutar

Sistem, ne kadar katı olursa olsun, kendi içinde çelişkiler barındırır. Bu çelişkiler, nörodiverjansı hem üretir hem de yok etmeye çalışır.

  1. “Yedek Nüfus” ve Extractive Abandonment: Kapitalizm, sürekli bir “yedek işçi ordusuna” (işsizler) ihtiyaç duyar. Engelli bireyler, bu “fazla nüfusun” bir parçasıdır. Sistem, onları sömürücü terk ediş (extractive abandonment) yoluyla hem yoksulluğa terk eder (sosyal yardımları keser) hem de üzerlerinden kâr elde eder (ucuz emek, hapishanelere kaydırma).
  2. Nöro-Thatcherism Tehlikesi: Mevcut liberal nöroçeşitlilik aktivizmi, bu çelişkiyi çözmekte yetersizdir. Kapitalizm, nörodiverjanları “verimlilik kaynağı” (örneğin, yüksek odaklanma) olarak görmeye başladığında, bu bir özgürleşme değil, yeni bir sömürü formudur! (“Nöro-Thatcherism”). Bu, sadece beyaz, orta sınıf ve ayrıcalıklı nörodiverjanlara fayda sağlar; çoklu marjinalleşmiş olanlar ise sistemin dışında kalır.
  3. Hata: Anti-Psikiyatri ve İdealizm: Yazarın eleştirisi keskindir: Anti-psikiyatri hareketleri, zihinsel hastalığın gerçekliğini inkâr ederek, devletin sağlık hizmetlerini kısmasını meşrulaştırmıştır. Bu, idealist bir hatadır; sorunu sadece zihindeki inançta (ideolojide) değil, materyal koşullarda (kaynakların kesilmesi) aramalıyız.

III. Kurtuluşun Çağrısı: Birleşik Mücadele

Nörodiverjan Marksizm, bu karmaşık sistemi ancak birleşik bir mücadeleyle yıkabileceğimizi savunur.

  1. Sınıf Bilincini Kazanmak: Nörodiverjan birey, sadece nörodiverjan olduğu için ezilmediğini, aynı zamanda sınıfı, ırkı ve cinsiyeti yüzünden de ezildiğini görmelidir. Kesişim, mücadeleyi birleştiren güçtür.
  2. Materyal Değişim: Kurtuluş, **”daha nazik düşünce biçimleri”**nden gelmez. Kurtuluş, kapitalizmin temel yapılarını, yani üretkenlik, verimlilik ve liyakat standartlarını yıkan köklü bir sistem değişikliği ile mümkündür.

Sonuç: “Normalliğin İmparatorluğu,” bizi bölerek yönetiyor. Nörodiverjan kurtuluş, sadece beyinlerimizin farklılığını kabul etmekle kalmaz, aynı zamanda sınıf mücadelesini, ırkçılık karşıtı mücadeleyi ve feminist mücadeleyi birleştirerek, kapitalizmin dayattığı tahakkümü yıkmayı hedefler.