Amerika Sağının Babası: Barry Goldwater – Liberal Savaşçının İronik Dönüşümü
Yeni Düzen Karşıtı Çöl Askeri ve Özgürlüğün Çelişkili Mirası
Yazar: Âkil Bîçare
(Amerikan Siyasetinin Zembereği Nasıl Gerildi?)
Aziz Vatandaşlarım, Ey İdeolojilerin Gölgesinde Yaşayanlar!
Şimdi size, Amerikan siyasetinin o koca çarkını döndüren, sağın bugünkü ruhunu inşa eden bir zattan bahsedeceğim: Barry Goldwater (1909–1998). O, sadece bir senatör veya başkan adayı değildi; o, “Yeni Düzen’e (New Deal) isyan eden çöl aslanıydı.” Goldwater’ın hikâyesi, aşırı muhafazakârlığın, özgürlük aşkıyla nasıl başlayıp, sonunda nasıl bir isyana dönüştüğünün ibret dolu bir kaydıdır.
I. Gelenekten Gelen İsyancı: Konservatizmin Temelleri
Goldwater, Phoenix, Arizona’da doğdu. Ailesi, Polonyalı Yahudi kökenli bir aileden geliyordu, ancak kendisi annesinin Episkopal inancıyla büyüdü. Aile işi olan büyük mağazayı yönetirken bile, siyasi tutkusu başkaydı.
- Yeni Düzen’in Reddi: Senatörlüğe seçildiği 1952 yılından itibaren, Franklin D. Roosevelt’in büyük hükümet, sosyal programlar ve sendika yanlısı politikalarından oluşan Yeni Düzen mirasını kökten reddetti. Goldwater, federal hükümetin müdahalesini bireysel özgürlüğe ve eyalet haklarına tehdit olarak görüyordu.
- Parti İçi Savaş: O, sadece Demokratlara karşı değil, kendi partisi olan Cumhuriyetçilerin ılımlı (moderate) kanadına karşı da sert bir muhalefet yürüttü. Eisenhower yönetimini bile “fazla liberal” olmakla suçladı. O, Cumhuriyetçi Parti’nin “Büyük Yaşlı Adamı” (Grand Old Man) ve aşırı muhafazakârlığın en saygın sesi oldu.
- Kalıcı Miras: Tarihçiler, Goldwater’ın 1964’teki başarısız başkanlık kampanyasının bile, ondan sonra gelecek olan “muhafazakâr devrimin” (Ronald Reagan dönemi) temellerini attığını kabul ederler. O, Cumhuriyetçi Parti’nin ruhunu değiştiren zembereği kuran adamdı.
II. Çelişkili Şampiyon: Medeni Haklar ve Federal Baskı
Goldwater’ın en karmaşık yönü, ırk eşitliği konusundaki tavrıydı; bu, onun “özgürlük” felsefesinin sınırlarını gösteriyordu.
- Özel Hayatındaki Eşitlik: Goldwater, özel yaşamında ırksal eşitliği destekleyen biriydi. Aile işini devralır almaz entegre etti, NAACP’ye ömür boyu üye oldu ve Arizona Hava Ulusal Muhafızları’nı Truman’dan iki yıl önce entegre etti. Hatta Senato kafeteryasını bile kendi siyah asistanı için kullandı.
- Federal Yasalara Ret: Ancak, 1964 Medeni Haklar Yasası’na karşı oy kullandı. Bu, onun kariyerinin en tartışmalı anlarından biriydi. Ona göre, bu yasanın belirli maddeleri (Özel Tesislerde Ayrımcılığı Yasaklayan Kısım) bireyin istediği kişiyle iş yapma veya yapmama özgürlüğüne müdahale ediyordu.
- Martin Luther King Jr.’ın Sözü: Medeni haklar lideri Martin Luther King Jr., Goldwater’ı şu sözlerle özetledi: “Kendisi ırkçı olmasa bile, Bay Goldwater ırkçılara yardım ve rahatlık veren bir felsefeyi dillendirmektedir.” Bu, Goldwater’ın devletin baskısından duyduğu korkunun, ırksal adaletten daha ağır bastığını gösteriyordu.
III. İronik Son: Yaşlılıkta Liberalizme Kayış
Goldwater’ın siyasi hayatının sonu, en büyük ironiyi barındırır.
- Libertaryan Dönüş: Kariyerinin sonuna doğru, sosyal ve kültürel konularda giderek daha özgürlükçü (libertarian) görüşlere kaydı.
- İdeolojik Sıçrayışlar: Senatodan ayrıldıktan sonra, gençliğinde şiddetle karşı çıktığı konularda açık destek vermeye başladı: Çevre koruma, eşcinsel hakları (askeri hizmet ve evlat edinme dahil), kürtaj hakları ve marihuana yasallaştırılması.