?Anılar, Düşler ve Önemsiz Şeyler? – Öznur Özkaya

Bir insan niçin yazar, yazmak ister? Kafka?nın ?Bir şey söylediğim zaman, söylenen o şey anında ve kati olarak ehemmiyetini yitiriyor. Bir şey yazdığım zaman da öyle; ama yazılan şey, bazen yeni bir ehemmiyet kazanıyor.? sözüne mi kulak kabartmalı, Umberto Eco gibi ?Çünkü çocuklarım büyümüştü ve artık kime hikâye anlatacağımı bilemiyordum.? diye mi yanmalı? Yoksa Sartre?nın yazar adaylarına yönelttiği ?Başkalarına intikal ettirmeye değecek değerde bir şeyin var mı? Hangi gaye uğruna yazıyorsun?? sorusunu mu duyumsamalı? Bu detaylandırmanın üzerine şunu da eklersek tam olacak, senelerdir süregelen bir tartışmadır bu: Yazarlık öğretilebilir mi?
İnsan; başkalarına anlatacağı öyküleri saklıyorsa içinde, yazma cesareti kıvılcımlanıyorsa yüreğinde ve disipliner bir tavır takınabilecekse, evet, yazarlığa giden yol öğretilebilir. Amacı yalnız adını duyurmaksa bir yerlerde yahut egosunu tatmin etmekse, kişinin ne denli yetkin yazarlardan, eleştirmenlerden ders aldığı mühim değildir. Şunu unutmamalı ki; editörler mucizeler yaratmaz, atölyeler bilgiyi ve yetiyi size bir avuç vitamin hapı olarak vermez. Yaratıcı yazarlık dersleri de veren eleştirmen Semih Gümüş bu durumu; ?Yazar Olabilir miyim? / Yaratıcı Yazarlık Dersleri? adlı kitabında, ?Hiç kuşku yok ki, yaratıcı yazarlık, bir ustadan öğrenilemeyeceği gibi, yaratıcı yazarlık okullarında ya da atölyelerinde de öğrenilemez. (?) Yaratıcı yazarlığa giden yollar, yordamlar öğrenilir; yeni bakış açıları edinilir; yararsız alışkanlıklar yerine doğru alışkanlıklar kazanılır; en önemlisi de doğru bir okuma biçiminin ne olduğu görülür.? diye açıklıyor.
Son günlerde Proust?un ?Okuma Günleri?ni elimden düşürmediğimden de olabilir, okuma edimini doğru biçimde başarabilmemizin yazma edimini doğrudan etkilediğini söylüyorum durmadan. İşte bu noktada sürekli tartışılsa da, nitelikli yaratıcı yazarlık atölyeleri yazarların kitapları üzerinden detaylı incelemeler yaparak, edebiyatın tarihine kadar uzanan teknikleri anlatarak, yazı disiplinini artırmak amacıyla yoğun egzersizlere yer vererek kurs süreçlerini devam ettiriyor. Ve üzerinde ısrarla durulan nokta, okumak! Çünkü Stephen King?in dediği gibi ?Eğer okumak için zaman bulamıyorsanız yazmak için de zamanınız yoktur.?
Bence daha da önemli olan şey, bu tür kursların sonunda somut bir ürün ortaya koyabilmektir. Kursiyerlerin kanat alıştırmalarını bir dergide, bir kitapta görebilmek teşvik edici olduğu kadar sevindiricidir de. Bu alanda, İzmir Kanguru Sanat Atölyesi?nin Aydın Şimşek önderliğindeki Aykırı Kuş grubu başarılı bir örnek olarak karşımıza çıkmaktadır. Her ay ?Aykırı Kuş? adında mini bir dergi çıkartan grubun geçen yıl yayımlanan ?Aykırı Kuş / Ortak Kitap? adlı ilk ürününden sonra geçtiğimiz ay da ?Anılar, Düşler ve Önemsiz Şeyler? isimli ikinci kolektif kitabı yayımlandı.
Üç ana bölümden oluşan kitabın ilk kısmı Anılar, ikici kısmı Düşler ve son kısmı ise Önemsiz Şeyler olarak adlandırılmış. Yaşama, insana, korkulara, mutluluklara dair ne varsa biriktirdiği, dökmüş kâğıda bu kolektif bilinç. Yirmi yazarın çalışmalarından derlenen bu kitap, kısa öyküye yeni başlayanlara da fikir verme konusunda şimdiden hazır gibi. Ortak kitaplar, farklı anlatıcıların gözünden farklı bakış açıları yakalamayı hedefler, bu yüzden birlikten güç alıp özgünlüğe yol alan bu öykülerin kanat çırpışlarını hissetmek gerek.
Bir atölye çalışmasının, serüveninin somut bir göstergesi olan bu çalışma, hem toplumsallığı hem de bireyselliği bir araya getirerek özgür kalemlere ulaşma yolunda birlikte mücadeleden vazgeçmiyor. Editör A. Şimşek, kitabın önsözünde ; ?Aykırı Kuş; sevgiyi, sevgiyle yazmayı öncelemiş bir araya geliştir. Her yazarın sadece kendisiyle yarıştığı ve öğrenme sürecinin sonsuz olduğunu bilen bir araya geliş. Bundan dolayıdır ki kolektif çalışma bilinci içerisinde her bireyin kendi mecrasında ?kendi? olma istencini duyacaksınız bu çalışmada. İşte tam da gereksinim duyduğumuz şey budur: Bir arada ve bireysel, bir arada ve özgür, bir arada ve özgün olabilmek / kalabilmek.? diyerek bu kolektif bilinç eşliğinde özgünlüğe doğru bir rota çiziyor.

*Anılar, Düşler ve Önemsiz Şeyler, Kolektif, Kanguru Yayınları, Nisan 2014.

ÖZNUR ÖZKAYA

Yorum yapın

Daha fazla Felsefe, Makaleler, Yazarlarımızın son çalışmaları
?Çiftlik Öyküleri?- Mehmet Özçataloğlu

Kitap okumayan bir toplum olduk artık. Ve kitap okumadığımız için kitap okumayan yöneticiler seçiyoruz kendimize. Kabalıkları cesaret örneği olarak algılıyoruz....

Kapat