Yazar: Özgür Atlas

Sezgilerimiz

Bilinçdışının özerkliğini ve önemini gösteren başka bir örnek Sezgi (Intuition)dir. Sezgi, çok karmaşık nitelikteki bilinçdışı süreçlere büyük ölçüde bağlıdır. Bu özelliğinden dolayı, sezgi “bilinçdışı aracılığıyla algılama” (“perception via the unconscious”) olarak tanımlanmıştır. Bu açıklama, bilinçdışının zekice ve amaçlı işbirliği sergilediği ve yalnızca “unutulmuş veya bastırılmış içeriklerin bir toplanma yeri” olmadığı yönündeki daha geniş Jungcu tezi

okumak için tıklayınız

Pythagorasçı Karşı Dünya Fikri

“Pythagorasçı karşı dünya” (Yunanca: antichthon) fikri, hem kozmolojik hem de simgesel açıdan çok derin bir kavram — ve Jungiyen bakışla da büyüleyici biçimde okunabilir.Şöyle adım adım açıklayayım: 🌍 1. Antik Pythagorasçı Kozmoloji Pythagorasçılar, evreni sayısal bir uyum ve denge (harmonia) olarak görürlerdi.Onlara göre göksel düzen, yalnızca fiziksel bir sistem değil, aynı zamanda ruhsal bir matematikti.Evrenin

okumak için tıklayınız

Bilinçdışının Merkezi Sorunu

Özet: Paragraf, bilinçdışında egonun düzenine eşdeğer bir düzen bulma umudunun az olduğunu belirterek başlar . Bilinçdışında Pisagor’un “karşı-dünya”sı gibi bilinçsiz bir ego-kişiliği keşfetmek olası görünmemektedir . Ancak yazar, bilincin bilinçdışından doğduğu gibi, ego merkezinin de bir şekilde potansiyel olarak içinde barındığı karanlık bir derinlikten billurlaştığı gerçeğini göz ardı edemeyeceğimizi vurgular . Tıpkı bir insan annenin,

okumak için tıklayınız

“Bireyleşme” kavramı ne anlama gelir?

Bilinçli ile bilinçsiz arasındaki ilişki ve bireyleşme (individuation) süreci, analitik tedavi (bilinçsizliğin varlığını hesaba katan bir prosedür) sırasında düzenli olarak ortaya çıkan sorunlardır. Özetle, bu bölüm “bireyleşme” kavramının ne anlama geldiğini açıklamak için başlangıç niteliğinde sözler sunar. Normal koşullar altında, bilinçsiz, bilinçli ile sorunsuz ve fark edilmeden işbirliği yapar. Ancak, bir birey ya da sosyal

okumak için tıklayınız

Olmazsa Olmaz Şart: Sine Qua Non ve O Zaruri Mazeretimiz!

Azizim, Eksik Olan Tek Bir İmzadır; Lakin O İmza Olmazsa Kıyamet Kopar! Yazar: Jungish (O Yüksek Mertebeli Latin Lafının Gündelik Hayatımıza Musallat Oluşu) Aziz Okuyucularım, Ey Evrak Peşinde Ömür Tüketenler! Şimdi size, o koca mekteplerde, o kalın Latince kitaplarda yazan, lakin bizim gündelik hayatımızın ve bürokratik dertlerimizin tam kalbinde oturan bir yüksek mertebeli ecnebi lafı

okumak için tıklayınız

İki Yüzlü Tanrı: Janus – Başlangıçların, Bitişlerin ve İnsan Ruhunun Kapısı

Roma’nın O Unutulmaz Sırrı: Neden Ocak Ayı Bir Yüze Geçmişi, Diğeri Geleceği Taşır? Yazar: Jungish (Hayatın Her Geçişinde İlk Zikredilen O İlahî Güç) Aziz Okuyucularım, Ey Yeni Yıla Umutla Bakanlar! Şimdi size, bütün bir medeniyetin, bütün bir yılın ve bütün bir hayatın gizemini sırtında taşıyan o koca Roma tanrısından bahsedeceğim: Janus (Iānus). Janus, Roma mitolojisinin

okumak için tıklayınız

Bilinçdışının Janus Yüzü: Kaderimiz Geçmişten mi, Gelecekten mi Geliyor?

Antik Roma mitolojisinde Janus, genellikle biri geçmişe, diğeri geleceğe bakan iki yüze sahip olarak tasvir edilen tanrıdır; başlangıçların, geçişlerin ve sonların tanrısıdır. C. G. Jung, psişenin en derin katmanını incelerken bu güçlü metaforu bilinçdışının doğasını açıklamak için kullanır: “Bilinçdışı Janus yüzlüdür”. Bu ifade, bilinçdışının basit bir unutulmuş anılar deposu (Freud’un kişisel bilinçdışı gibi) olmaktan çok

okumak için tıklayınız

Bilinçdışının İhtilali: Ego’nun Kontrolü Ne Zaman ve Nasıl Kaybolur? (Jungiyen Bir Analiz)

Yazar : Jungish Psikolojik hayatımızda kendimizi rasyonel kararlar alan, duygularını yöneten bilinçli bir varlık, yani Ego olarak algılarız. Oysa, Carl Gustav Jung’un analitik psikolojisi, bu kontrol merkezinin ne kadar kolay devrilebildiğini ve insan kaderinin büyük ölçüde bilinçdışı faktörlere bağımlı olduğunu gösterir. Sürekli olarak sorduğumuz bu kritik soruların yanıtları, Ego’nun sınırlarını ve bilinçdışının özerkliğinin ne zaman

okumak için tıklayınız

Ben (Ego) ve Bilinç: Jungiyen Perspektifte Kimliğin Sınırları

Bilinçli varoluşumuzun merkezinde yer alan Ben (Ego) kavramı, psikolojik bütünlüğün anlaşılmasında kritik bir rol oynar. C. G. Jung’un analitik psikolojisine göre, zihnimizdeki bu merkezi figürün sınırları son derece nettir ve bu sınırlar doğrudan bilinçlilik durumuyla çizilir. Sıklıkla karşılaşılan “Ben ile ilişkili olan her şey bilinçlidir” ifadesi, psikolojik bireyin kimliğinin nasıl kurulduğuna dair temel bir Jungiyen

okumak için tıklayınız

Bilinç, Bilinçdışı ve Bireyleşme

C. G. Jung’un Toplu Eserleri, Cilt 9, Kısım 1‘de yer alan ve analitik tedavinin ileri aşamalarında ortaya çıkan temel sorunları ele alan “Bilinç, Bilinçdışı ve Bireyleşme” başlıklı denemenin özetini sunmaktadır. Jung, bu makalede bireyleşme sürecinin tanımını yapmakta, bilinç ve bilinçdışının doğasını açıklamakta ve bu iki karşıt psişik yarımı bütünleştirme zorunluluğunu vurgulamaktadır. 1. Bireyleşme (İndividuation) Tanımı

okumak için tıklayınız

Kendi Güzelliğinde Boğulan Adam: Narsis’in Trajik Hikayesi

Ayna, Ne Zaman Felaketin Habercisi Olur? Yazar: Jungish (Olan Bitene Dair Hem Gülüp Hem Düşündüren Filozof) Aziz Okuyucularım, Ey Kendini Sevmekte Ölçüyü Kaçıranlar! Şimdi size, bütün psikoloji kitaplarının, bütün aşk dramlarının ve bütün özçekim (selfie) çılgınlığının kökenindeki o kadim hikâyeyi anlatacağım: Narkissos (Narsis). Narsis, sadece mitolojide kalmış bir karakter değil; o, kendi benliğini, başkalarının sevgisinden

okumak için tıklayınız

Benim Çocuğum En Zeki! Ebeveynin Kör Aşkı ve Narsisizm Tohumları

Evladını “Dâhi” Sananların Vahim Yanılgısı ve Kırılgan Egolar Yazar: Jungish (Olan Çocuğa Olur: Ebeveynin Kibri, Yavrusunun Omuzlarında Yük Olur.) Aziz Okuyucularım, Ey Evladının Başarısıyla Dünyayı Fethedenler! Şimdi size, her anne-babanın kalbinde saklı duran, lakin dikkat edilmezse felakete yol açan bir sorundan bahsedeceğim: Çocuğunu aşırı yüceltme (overvaluation) Hepimiz, kendi evladımızın eşsiz, zeki ve dünyanın görmediği bir

okumak için tıklayınız

Oyların Esrarı: Biz Sandığınız Kadar Mantıklı Mıyız?

Beyim, Pusulayı Cebinden Çıkar, Ama Kalbini Kim Yönetiyor Bak! Yazar: Jungish (Seçmen Sandığa Giderken, Yanında Akıl Defterini mi, Yoksa Kırgınlıklarını mı Götürür?) Aziz Okuyucularım, Ey Demokrasinin O Komik Törenine Katılanlar! Şimdi size öyle bir sırrı ifşa edeceğim ki, o koca koca siyaset bilimcileri bile bu gerçeği fısıltıyla konuşur: Siz, oy kullanırken, mantığınızın o buz gibi

okumak için tıklayınız

Kült Liderlerinin Karanlık Sırrı: Manson’dan Günümüze Ait Olma İhtiyacının Sömürülmesi

Hayatın Anlamını Aramak: O Büyük Boşluğa Tek Bir Cevap Yazar: Jungish (İnsan Ruhu, Ne Zaman Bir Yalana İnanmayı Seçer?) Aziz Okuyucularım, Ey Ait Olma Arzusuna Karşı Savunmasız Kalanlar! Şimdi size, Charles Manson gibi karanlık liderlerin ve onların kurduğu kültlerin (tarikatların) başarısının ardındaki en temel ve en insani sırrı anlatacağım. Bu liderler, öyle büyük bir güç

okumak için tıklayınız

Zihinsel Hastalık ve Sömürgecilik: Fanon’un Bize Öğrettikleri

Bireysel Acı mı, Sistemsel Şiddet mi? Post-Kolonyal Ruhun Yarası Yazar: Jungish (Olan Bitene Dair Hem Gülüp Hem Düşündüren Filozof) Aziz Okuyucularım, Ey Tarihin Yaralarını Taşıyanlar! Şimdi size, dehası ve keskin gözlemiyle tıp ve siyasetin sınırlarını silen o büyük adamdan, Frantz Fanon‘dan bahsedeceğim. Fanon, sadece bir psikiyatrist değil; o, sömürgeciliğin ve ırkçılığın, insan ruhunda nasıl somut

okumak için tıklayınız

Üç Dakikalık Gerçeklik: TikTok Otizmi Nasıl Öğretiyor?

Farkındalık mı, Yeni Kalıplara Sıkışma mı? Sosyal Medyanın İkiyüzlü Büyüsü Yazar: Jungish (Gündemin Hızı ve İnsan Ruhunun Karmaşıklığı) Aziz Okuyucularım, Ey Ekran Başında “Farkındalık” Kazananlar! Şimdi size, çağımızın en hızlı ve en gürültülü platformu olan TikTok’un, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) hakkındaki bilgimizi nasıl değiştirdiğini anlatacağım. TikTok, otistik bireylere sesini duyurma gücü verirken, aynı zamanda onları

okumak için tıklayınız

Spektrumdan Derin Otizme: Tanı Kitapları Neden Durmadan Değişiyor?

Eksiklik Odaklı Zihniyetten Ayrımcılık Tehlikesine Yazar: Jungish (Tanıların Dansı: Hangi Etiket, Kime Ne Kadar Hizmet Eder?) Aziz Okuyucularım, Ey Sürekli Değişen Etiketlerle Yaşayanlar! Şimdi size, otizm teşhisi etrafındaki o bitmeyen tartışmanın son perdesini anlatacağım. Ruh sağlığı uzmanları, otizm tanısının evrimini sürekli tartışıyor: “Eksikliklere” odaklanılan eski günlerden, “Spektrum” kavramının genişlemesine… Lakin son zamanlarda öyle bir talep

okumak için tıklayınız

Jung’un Gölgesinden Doğanlar: Jungculara Karşılaştırmalı ve Tarihsel Bir Bakış

Psikoloji tarihinde çok az isim Carl Gustav Jung kadar gizemli, derin ve aynı zamanda tartışmalı bir iz bırakmıştır. Sigmund Freud’un veliahtı olarak görülürken ondan koparak kendi analitik psikoloji ekolünü kuran Jung, sadece bireyin değil, tüm insanlığın ruhsal mirasını anlamaya çalışan bir öncüydü. Peki, Jung’dan sonra ne oldu? “Jungcu” (Jungian) olmak ne anlama geliyor? Bu yazıda,

okumak için tıklayınız

TikTok’un Tehlikeli Oyunu: Gölge Çalışması Neden Bir “Kendine Yardım” Modası Değildir?

Bilinçdışına Kapı Açmak: Terapist Olmadan Yeraltı Dünyasına Dalmak Yazar: Jungish (Her Karanlığı Gören, Aydınlanmış Sayılmaz!) Aziz Okuyucularım, Ey Sosyal Medyanın Zehrini İçenler! Şu sıralar TikTok denilen o hızlı, gürültülü platformda yeni bir moda zuhur etti: “Gölge Çalışması” (Shadow Work). Jung’un o derin, meşakkatli psikolojik kavramını almışlar, üç dakikalık videolara sığdırmaya kalkmışlar! Bu, öyle tehlikeli bir

okumak için tıklayınız

Psikanaliz Merceğiyle “Succession” Finali: Haz Prensibinin İnfazı

Roy Kardeşlerin Laneti: Babanın Sevgisi Uğruna Özgürlüğü Reddetmek Yazar: Jungish (Freud’un Koltuğu ve O Ailenin Bitmeyen Kâbusu) Aziz Okuyucularım, Ey İktidarın Soğuk Yüzünü İzleyenler! Şimdi size, o meşhur dizi **”Succession”**ın gergin finalinin ardındaki Freudcu ve psikanalitik dramı anlatacağım. Bu, sadece bir şirket devralma hikayesi değil; bu, Oidipus Kompleksi, baba otoritesi ve haz prensibinden kaçınmanın yarattığı

okumak için tıklayınız