Kategori: Didem Madak

Didem Madak: Melankoli ve Umut Arasındaki Denge İle Gelen Kutsal Sıradanlık

Madak’ın şiirlerinde melankoli, genellikle kayıp, yalnızlık ve çocukluğa duyulan özlemle şekillenir. Ancak bu melankoli, karanlık bir bataklık olmaktan çok, bir tür içsel arayışın zeminidir. Örneğin, Grapon Kâğıtları’nda günlük yaşamın sıradan nesneleri (çaydanlık, pulbiber, eski bir radyo) melankolik bir atmosferle yoğrulurken, aynı anda umudun küçük kıvılcımlarını taşır: bir fincanda demlenen çay, bir anı, bir gülüş. Umut,

okumak için tıklayınız

Didem Zamanı (ve kadın ve şair)

Sadi- Bostan ile Gülistan’dan:Cihan-Hâtun, ki Dünya Hatunu demeye geliyor, ulu hükümdarların sevmiş olduğu ünlü kadınların başta gelenlerinden biri değildir.   Hanım bir gün hamamda yıkanırken, kocası Sultan, konuşturma niyetiyle, ona küçük bir toptak topağı attı, Hanım da İranlı ozanlardan Zâhir’in şu anlama gelen dizelerini söyledi:  Dünya o yarı yıkılmış kâşanedir ki bir çağlayan en hızlı akıntısı üstüne

okumak için tıklayınız

Pollyanna’ya Son Mektup – Didem Madak (sesli dinle)

Pollyanna’ya Son Mektup “Aşk mektupları elbette yakılmalı, geçmiş en soylu yakacaktır.” (Nabokov) Muhabbet kuşumuz öldü Arkasında uçuşan tüyleriyle mavi bir sonbahar bırakarak Biliyorsun ölüm, mavi boş bir kafestir kimi zaman Acıyı hangi dile tercüme etsek şimdi yalan olur Pollyanna

okumak için tıklayınız

Didem Madak’ı Okumak – Hazırlayan: Solmaz Zelyüt

2011 yılında kaybettiğimiz şair Didem Madak’ın yapıtı, son yıllarda çok sevilen, ilgiyle elden ele dolaşan üç kitaptan oluşuyor : Grapon Kâğıtları, Ah’lar Ağacı ve Pulbiber Mahallesi. Aralık 2014’te Didem Madak’ın dostları, eleştirmen ve akademisyenler ve tutkulu okurları bir sempozyumda bir araya geldiler ve onun eserini farklı veçheleriyle ele aldılar. Madak’ın poetikası kimlik, benlik, dil, zaman

okumak için tıklayınız

Didem Madak ‘ın Hayatı

‘Müsvedde’ şiirinde “Anlatarak bitiriyorum hayatımı/ Bilmiyorum başka nasıl bitirilir bir hayat/ Bir çiçek çizdim bu akşam avucuma/ İsmini her şey koydum/ Simli ojeler sürdüm yanlızlıktan sıkıldığımdan/ Müsveddesi gibi şimdi tırnaklarım/ Yıldızlı bir gecenin” diyen 90’ların en iyi şairlerinden biri olarak görülen Didem Madak, kolon kanserinden 2011 yılında hayatını kaybetti.

okumak için tıklayınız

Didem Madak – Öznur Özkaya

“Biri başımdan aşağı pırıltılarla dolu bir sözlüğü boşaltmış gibi” – Öznur Özkaya Bir çocuk-kadındı o. Şiirlerinde çocukluğunu anımsar bazen sesi kırılır, bazen mutfakta pişirdiği domates çorbası ona teselli olur. Bazen mahallenin bıçkın delikanlısı gibi savurur küfrü, bazen canı çok ama çok acır. Evden kaçarken pembe spor ayakkabıları vardır şiirinin ve ne kadar uğraşsak da hayatın

okumak için tıklayınız

Didem Madak’la Söyleşi

Müjde Bilir – Sevgili Didem, ilk kitabın İnkılap 2000 Şiir Ödülü’nü almıştı ve “Grapon Kağıtları” adını taşıyordu. Kısa bir süre önce de ikinci şiir kitabın “Ah’lar Ağacı” (Everest Yay.) yayımlandı. Kitaba adını veren uzun şiirde “(…) Ne diyecektin, ne söyleyecektin/Şairlerin şahı olsan,/bir AH’dan başka./Ah benim nergis kokulu cehaletim/Bana yılarca, bunca sözü boşa söylettin./AH!” diyorsun. Nasıl

okumak için tıklayınız