Kategori: Jules Verne

Jules Verne û Romana wî ya Pêxemberî “Gereke ber bi Heyvê”

📘 Sernavê Tevahî yê Romanê: De la Terre à la Lune, Trajet rasterast di 97 saet û 20 deqîqeyan de 🔮 Dişibiniyên Bêbawer: Cihê Firînê: FloridaDi romana Verne de, keştîya fezayê ji nêzîkî Tampa, Florida, Dewletên Yekbûyî yên Amerîkayê dest pê dike. ➤ Mîsyonên Apollo yên NASA jî ji Cape Canaveral, Florida dest pê kirin.

okumak için tıklayınız

Jules Verne and His Prophetic Novel “A Trip to the Moon”

📘 Full Title of the Novel: De la Terre à la Lune, Trajet direct in 97 hours and 20 minutes 🔮 Incredible Similarities: Launch Location: FloridaIn Verne’s novel, the space shuttle launches from near Tampa, Florida, USA. ➤ NASA’s Apollo missions also launched from Cape Canaveral, Florida. The Shuttle: An Aluminum Bullet-Shaped VehicleVerne describes a

okumak için tıklayınız

Jules Verne ve Kehanet Gibi “Ay’a Yolculuk” Romanı

📘 Romanın Tam Adı: De la Terre à la Lune, Trajet direct en 97 heures 20 minutes(Dünyadan Ay’a: 97 Saat 20 Dakikada Doğrudan Yolculuk) 🔮 İnanılmaz Benzerlikler: 💡 Peki, Jules Verne Bunu Nasıl Tahmin Etti? Jules Verne, titiz bir araştırmacıydı. Dönemin bilimsel dergilerini inceler, mühendislik gelişmelerini yakından takip ederdi. Olası teknolojik gelişmeleri, dönemin bilgisiyle harmanlayarak

okumak için tıklayınız

Evet. Buna inanıyorum. Bu kalbim çarpmaya devam ettiği sürece, iradesi olan bir yaratığın umutsuzluğa kapılmaması gerektiğine inanacağım. – Jules Verne

“Evet. Buna inanıyorum. Bu kalbim çarpmaya devam ettiği sürece, iradesi olan bir yaratığın umutsuzluğa kapılmaması gerektiğine inanacağım.” – Jules Verne Jules Verne… Onun adını duymayan bir okura denk gelmek çöl sıcaklarına kar yağmasıyla eşdeğerdir muhtemelen. Eşsiz hayal gücüyle birçoğumuzu çocukluğumuzda, ergenliğimizde, gençliğimizde ve hatta yetişkin bireyler olarak adım attığımız hayatımızda etkilemeyi başarmıştır şüphesiz. Onu okuyan

okumak için tıklayınız

Buzullar Arasında Bir Kış – Jules Verne “aşk ve dostluk uğruna girişilen heyecan ve gerilim dolu bir macera”

855 yılında ilk kez Musée des familles dergisinde yayımlanan Buzullar Arasında Bir Kış, okuru Dunkerque’ten dondurucu Grönland’a uzanan, aşk ve dostluk uğruna girişilen heyecan ve gerilim dolu bir maceraya davet ediyor. Bu kısa ama çarpıcı öyküde, büyük macera romanlarının barındırabileceği bütün unsurlar mevcuttur: Çetin bir deniz yolculuğu, zorlu bir arama kurtarma girişimi, düşman bir çevrede,

okumak için tıklayınız

Zacharius Usta – Jules Verne “Kibrine yenilip ölümsüzlüğün peşine düşmek ve ruhunu kaybetmek”

Zacharius Usta olağanüstü ince bir işçilikle ürettiği kusursuz saatlerle Cenevre şehrinin gururudur. Ünü İsviçre sınırlarını aşıp Fransa ve Almanya’ya kadar uzanmıştır. Saatçiliğin ilerleyen bilime ayak uydurmasıyla, Zacharius Usta da “saat maşası”nı icat eder. Bu icadının ardından kibir başını döndürür. Öyle ya, Tanrı sonsuzluğu yarattıysa, kendisi de zamanı yaratmıştır. Ancak günün birinde imal edip sattığı bütün

okumak için tıklayınız

Jules Verne’nin 100 yıl öncesinde öngördüğü 11 icat

Fransız bilim-kurgu yazarı Jules Verne’i, bu alandaki diğer yazarlardan ayıran en büyük özelliği vizyonerliğiydi. Ömrünün büyük bölümünü 19. yüzyılda geçiren yazar, ölümünden sonra yapılmış pek çok icadı önceden hayal edip eserlerinde tasvir etmişti. Albert Einstein, “Hayalgücü bilgiden daha önemlidir” derken, Jules Verne gibi dehaların vizyonerliğine atıfta bulunuyordu belki de. Yani, saf bilgi o kadar da

okumak için tıklayınız

İki Yıl Okul Tatili – Jules Verne

Uzun yıllar boyunca serüven dendiğinde ilk akla gelen isim şüphesiz Jules Verne’di. Henüz sinemanın, televizyonun icat edilmediği günlerde yazdıklarıyla insanların hayal gücünü zorlayan ‘Bilimkurgu edebiyatının babası’ Jules Verne’yi yaşadığı dönemin en çok okunan yazarlarından biri olmasına rağmen günümüz okuru onu daha çok basitleştirilmiş çocuk kitaplarıyla tanır. Mesela İki Yıl Okul Tatili’ni okuyup da dünyanın ötelerinde

okumak için tıklayınız

Laboratuvarda Edebiyatçılar da Var – Murat Serdar Arslantürk

Heyecan verici gelişmeler yaşıyoruz. Bundan on yıl kadar önce, İskoçya´da yapılan biyolojik araştırmaların olağanüstü sonuçlar vermesiyle, insanoğlu bir canlıyı genetik olarak kopyalamayı başardı. Kopyalanmış canlı bir koyundu ve İskoç´lar bu kopyaya ´Dolly´ adını verdiler. Bir canlıyı kopyalamanın amacı, elbette çeşitli türlerdeki canlıların bire bir kopyalarını üretmekten ibaret değildi… Esas amaç; kopyalanan canlı türleri arasına yararlı

okumak için tıklayınız