Kategori: Müslüm Kabadayı

“Maden”i İçinden Harlayan Şair: Mehmet Yılmaz – Müslüm Kabadayı

İnsanlar vardır, yaşamlarını doğaya, toplumsal ilerlemeye, siyasal mücadeleye adarlar. O insanlar, deneyimlerini örgütledikleri oranda amaçlarına daha verimlilik ve süreklilik kazandırırlar. Bazıları bunu doğrudan kurumsal örgütlenmelerle ortaya koyarken, kimileri de yapıtlarıyla bunu gerçekleştirirler. Mehmet Yılmaz, uzun yıllar iki biçimde de bunu hayata geçirenlerden. 1970?li yıllarda TSİP, Halkevleri çalışmalarında bunu yaşarken, aynı zamanda şiir, öykü üreterek gerçekleştirir.

okumak için tıklayınız

Mitolojik ve fantastik öğelerle bezenen öykülere farklı bir örnek: “sur ve gölge” – Müslüm Kabadayı

Okumalarımızda önceliklerimizin belirlenmesinde, bazen bir tartışma konusu, bazen de dostlarımızın ?ayıktırmaları? etkili olmaktadır. Daha önce hiçbir yapıtını okumadığım Mehmet Zaman Saçlıoğlu?nun ?Sur ve Gölge? öykü kitabını bir gecede okumama vesile olan da bir internet günlüğünde okuduğum yazıydı. O yazıda, söz konusu kitapta yer alan sonuncu öykü ?Yüzün Tamamlayıcısı?ndan söz edilmekte ve özellikle mekan olarak Antakya?yla

okumak için tıklayınız

Afşar Timuçin Romanının Işıldağı: Mücadele – Müslüm Kabadayı

Giriş Yaşamını, estetiği merkeze alarak üretken kılmaya çalışan insanın, sarıldığı her şeye ışıltı vermesi doğal değil mi? Estetiği bizimle buluşturan öğe, o insanın yaşama sevincindeki o güzel ışıltıdan başka bir şey değildir. Doğrudan konuyla ilgili olmayanlar, Afşar Timuçin?i şiirlerinden ve felsefe kitaplarından tanırlar. Biraz daha ilgili olanlar hikayelerini de okumuşlardır. Benim gibi, hocayı kişi olarak

okumak için tıklayınız