Kategori: Thomas Hobbes

Metaverse’te Doğa Durumunun Yeniden Doğuşu

Hobbes’un “doğa durumu” kavramı, bellum omnium contra omnes (herkesin herkese karşı savaşı), insanlığın kuralsız, kaotik bir başlangıç noktasında hayatta kalmak için sonsuz bir mücadele içinde olduğunu tasvir eder. Metaverse, kimliksizlik ve sınırsızlığın dijital düzlemiyle, bu kaotik durumun modern bir yansıması olarak ortaya çıkıyor mu? Bu metin, Hobbes’un doğa durumunun metaverse’te nasıl yeniden şekillendiğini, bireylerin özgürlük

okumak için tıklayınız

Hobbes’un Doğa Durumu ile Rousseau’nun Asil Vahşisi: Zıtlıkların Felsefesi ve Siber Savaşların Gölgesinde Yeni Bir Okuma

İnsanlığın İlk Hali: Hobbes’un Kaos Düşüncesi Thomas Hobbes, insanlığın devlet öncesi varoluşunu “doğa durumu” olarak tanımlar; bu, bireylerin mutlak özgürlük içinde olduğu, ancak bu özgürlüğün kaosa ve çatışmaya yol açtığı bir haldir. Hobbes’a göre, insan doğası bencil, rekabetçi ve güvensizdir. Herkesin herkesle savaş halinde olduğu bu evrede, yaşam “yalnız, yoksul, iğrenç, vahşi ve kısa”dır. Bu

okumak için tıklayınız

Denizlerin Efendisi ve Mutlak Otorite: Poseidon ile Leviathan’ın Karşılaşması

Poseidon’un mitolojik egemenliği ile Hobbes’un Leviathan’ındaki mutlak otorite kavramı, insanlığın güç, düzen ve kaos arasındaki bitimsiz gerilimini anlamak için güçlü bir çerçeve sunar. Denizlerin tanrısı Poseidon’un dalgaları, kontrol edilemeyen doğanın hem yaratıcı hem de yıkıcı gücünü simgelerken, Hobbes’un Leviathan’ı, toplumsal düzeni sağlamak için gerekli görülen mutlak egemenliği temsil eder. Bu metin, Poseidon’un dalgalarının politik otoritenin

okumak için tıklayınız

Thomas Hobbes’un Siyaset Felsefesi – Cihan Deniz Zarakolu

Thomas Hobbes?un yaşadığı dönemde Britanya?da iç savaş yaşanmakta, gelişmekte olan ticaret burjuvazisi parçalı iktidar yapısından rahatsız olmakta, pazarın bütünleştirilmesi yönünde talepler dile getirmekteydi. Feodal aristokrasinin dağıttığı ve yerelleştirdiği iktidarın tek elde toplanması bu dönemde gündeme gelmişti. Hobbes bu ihtiyacı De Cive (1647) ve Leviathan?da (1651) teorileştirirken, bugün modern devlet olarak tanımladığımız yapının temellerini atan yazarlardan

okumak için tıklayınız

Vicdan Özgürlüğü ve Toplum – Doğan Göçmen

Hümanist şairlerinden Yunus Emre bir şiirinde ?…bir ben var bende benden içeri…? derken insanın iki boyutluluğuna ve bu iki boyutun bütünlüğüne işaret ediyor. Bir, karşımızda olduğu gibi duran ve dış görünüşü ile algıladığımız insan; iki, ilk bakış da görünmeyen ve sırf dış duyu organlarına bağlı kalındığı sürece görünmesi de mümkün olamayan ve ?vicdan? olarak tanımlanan

okumak için tıklayınız