Çav Bella’nın hikayesi

İkinci Paylaşım Savaşı’nda faşist güçlere karşı yürütülen partizan direnişlerinin belki de en güçlü olduğu noktalardan biri İtalya’ydı. Ülkenin uzun yıllar Benito Mussolini yönetimi altında faşizm koşullarını yaşaması, şüphesiz İtalya’yı diğer ülkelerden ayırıyor. Yani İtalyan partizanlar yalnızca Nazi işgalcilerine karşı değil; yıllardır mücadele ettikleri ‘kendi’ faşistlerine karşı da savaştılar.

Partizan direnişçilerin büyük bölümünü PCI (İtalyan Komünist Partisi) üyeleri oluşturuyordu. Şunu da belirtmek gerekir: PCI, Avrupa’daki komünist partiler arasında en etkili ve örgütlü olanlar arasındaydı. Tüm baskılara rağmen savaş öncesi PCI’nin yaklaşık 100 bin üyesi bulunuyordu. Bu sayı savaş sonrasında 2 milyona ulaşacaktı. İtalya’da faşist güçlere karşı savaşan partizanların yarısı PCI’nin kontrolündeydi. Mussolini’nin öldürülüp cesedinin ayaklarından ters asılarak teşhir edildiği ünlü fotoğraf İtalya’daki anti faşist mücadelenin zaferini gösteriyordu…

‘EŞKENAZ’ MELODİSİ Mİ?

Çav Bella, işte bu direnişçilerin anonim şarkısı olarak karşımıza çıksa da şarkının kökenine dair bazı iddialar var. Bunların en başında, bestenin Eşkenaz Yahudilerin enstrümantal müziği olarak tanınan ‘Klezmer’den türediği geliyor. Odessalı çingene Mişka Ziganoff tarafından 1919’da, New York’ta yayınlanan ‘Koilen’ isimli klezmeri dinlediğimizde Çav Bella ile benzerlikleri kolayca fark edebiliyoruz.

Sözler konusunda da çeşitli iddialar ortaya çıksa da, birebir aynı olmadığı, sadece benzerlikler içerdiği için ‘Çav Bella’ anonimliğini koruyor. Şarkıyı özgün kılan bir diğer önemli nokta ise, muhtemel kökenlerinin birbirinden farklı olması, yani sözde ve müzikte birbirinden farklı geleneklerin birleşimi olması: Po Nehri’ndeki köylülerin halk türkülerinden geldiği düşünülen sözlere partizaların yaptığı eklemelerle birlikte, bir klezmeri andıran melodinin buluşması…

NASIL ÜNLENDİ?

Şimdi gelelim Çav Bella hakkında sorulması gereken belki de en önemli soruya: Bu direniş şarkısı nasıl oldu da bunca ünlendi? Sorunun yanıtını ararken, yazının başında Enternasyonal ile yaptığımız basit karşılaştırmayı biraz daha açarak yola çıkabiliriz. Öncelikle Çav Bella’nın anonimliği, bu parçanın ‘kendiliğinden’ yaygınlaşmasını bir yere kadar açıklayabiliyor.

Enternasyonal’i bilmemizin başlıca nedenleri komünist partiler ve komünist enternasyonallerin etkisi, şarkı sözlerinin yazılışı ve bir şekilde dünyadaki tüm işçiler için kapsayıcı nitelikte olması. Çav Bella’nınsa herhalde bir ‘halk türküsü’ olma özelliği -belki de biraz İtalyanların ‘Akdenizliliğinden’- gelen romantizmi, duygusallığı öne çıkıyor… Evet, belki bu şarkı, ‘Bizi kurtaracak kendi kollarımızdır’ ya da ‘Bu kavga en sonuncu kavgamızdır’ gibi sınıf mücadelesini olabildiğince ‘açıklamaya’ çalışan dizelere sahip değil. Ancak herkes için fedakarlığı, adanışı anlatması herhalde yaygınlaşmasını kolaylaştırıyor… Hele ki ‘İtalyanlar gibi duygusal’ diğer toplumlar için! Nitekim bir gözlemimizi aktararak şarkının Orta Doğu, Akdeniz ve Latin Amerika’da, dünyanın diğer kesimlerine göre daha popüler olduğunu söyleyebiliriz.

Burada Çav Bella’nın ilk nasıl ünlendiğine dair daha gerçek bir örneği de aktaralım…

Çekoslovakya Sosyalist Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’da 1947 yılında ‘Dünya Öğrenci ve Gençlik Festivali’nin birincisi düzenlenir. Spordan kültüre pek çok etkinliğin yer aldığı festivale 71 ülkeden yaklaşık 17 bin delege katılır. Burada Katılımcıların kendi kültürlerini yansıttıkları etkinlikte İtalyan delegelerin söylediği ‘Bella Ciao’ çok dikkat çeker. Diğer delegelerin beğenisini toplayan şarkı, bu festivalden sonra çeşitli dillere çevrilir ve dünyaya yayılır. Söylenen odur ki şarkının beğenilmesinde koro kısmındaki ‘O bella ciao, bella ciao’ sözleri sırasında alkış tutulması etkili olur.

Kavel Alpaslan
gazeteduvar.com.tr 19 May 2018

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here