‘Kedi insanı’ olarak Lenin!

‘Evcil’ olarak sınıflandırdığımız hayvanlar uygarlık tarihine olduğu gibi siyaset tarihine de hemen yanı başımızda eşlik ediyor. Bu tarihi, mitolojiden tutun da üretim ilişkilerinin gelişimine kadar genişletebiliriz. En bilinen örnekten bahsedecek olursak tarımın son derece önemli olduğu Antik Mısır’daki kedi figürünü gösterebiliriz. Ancak görünen o ki son yüzyıllarda siyasilerin yanında daha çok köpekleri görüyoruz. Bu örneklerden biraz daha farklı olarak Rus devriminin lideri Vladimir Lenin’i ise fotoğraflarında sıkça ‘kedilerle’ görüyoruz.

Günümüzde siyasiler arasında özellikle de başkanları arasında köpek sahibi olmak çok moda. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Moskova ziyaretinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in köpeğinin görüşmeye dahil olması, Fransa’da Emmanuel Macron’un köpeğinin görüşme sırasında saraya tuvaletini yapması… Bunlar son dönemde lider köpeklerinin medyaya yansıyan vukuatlarından bazıları. Elbette neden kedinin değil de köpeğin daha sık ‘bulundurulduğu’ sorusunu çözmek çok zor değil: Köpeğin sembolik olarak anlamında ‘sadakat’ ve ‘karşılıklı bağlılık’ yatıyor. En ufak bir jestin-mimiğin dahi anlam taşıdığı siyasi dil ve anlatımda, her ne kadar durumdan haberleri olmasa da köpeklerin taşıdığı bir rol var. Bir detay da verelim. Bir iddiaya göre ‘saraylardaki’ köpeklerin çoğu çekilen fotoğraflarda siyasilerin yüzleri ‘arka planda’ kalmasın diye koyu renkli olanlardan seçiliyor!

İSİMSİZ SARMAN…

Lenin’in kedi merakına dönecek olursak. Her şeyden önce günümüzde dahi evde kedi besleme oranında Rusya dünyada birinci. Rusya’nın ardından bir başka eski Sovyet cumhuriyeti olan Ukrayna geliyor. Yani Sovyetler Birliği halklarının kedilerle içli dışlı bir kültürü var. Lenin’in fotoğraflarına baktığımızda onu iki ayrı kediyle görüyoruz. Birinci kedi, Bolşevik liderin bir konuşmasında çekilen video kaydında karşımıza çıkıyor. Görüntülerde Lenin bir yandan konuşurken bir yandan kedisini özenle seviyor. Gözlerini mutluluktan kısan kedinin keyfine diyecek yok! Daha sonra Nadejda Krupskaya (eşi) masaya geliyor ve kediyi Lenin’in elinden alıyor…

Görüntüler siyah beyaz olsa da ‘sarman’ gibi görünen kedi, Lenin’in aile evinde yaşıyordu. Her ne kadar konuyla ilgili detaylı çalışmalar olmasa da çeşitli kaynaklarda bu kedinin bir isminin olmadığı bilgisi karşımıza çıkıyor. Kimileri biraz daha ileriye gidip, “Lenin’in bu kediye isim vermek istememesinin nedeninin onun hayvanla bir ‘mülkiyet’ bağına girmekten kaçınmasından kaynaklandığını’ öne sürüyor. Elbette bu iddianın dayanağı net değil.

Lenin’in aile fotoğrafında da yine bu kedi adeta bir aile üyesi gibi karşımıza çıkıyor. Moskova’da çekilen fotoğraftakiler Lenin, eşi Krupskaya, kız kardeşleri Anna Ulyanova ve Maria Ulyanova, abisi Dimitri Ulyanov ve Anna’nın evlatlık oğlu Georgy Lozgachyov. Son olarak da Dimitri’nin elindeki bizim ‘isimsiz kedi’…

İKİNCİ KEDİ: VAŞKA

İkinci kedimiz de bir fotoğrafla karşımıza çıkıyor, fakat onun bir ismi var: Vaşka! Kardeşi Maria tarafından çekilen fotoğrafta Lenin, eline aldığı beyaz lekeli siyah kediyle kameraya poz veriyor. Moskova yakınlarındaki Gorki kasabasında, 1922’de çekilen fotoğraftaki kediye dair bir hikayeyi de Lenin’in kişisel danışmanı Vladimir Bonç-Bruyeviç’in sayesinde biliyoruz.

Bruyeviç’in yazdığı ‘Lenin ve Çocuklar’ isimli kitapta ‘Kedi Vaşka’ isimli bir öykü var. Şöyle başlıyor, “Bizim evde kalmaya ve dinlenmeye geldiğinde daçamızın bahçesinde yürürken Vladimir İlyiç kızım Lelyu’ya şöyle sordu ‘Bir kedin var mı?’ ” Sorudan sonra Bruyeviç’in kızı mutfaktan çıkan kediyi gösterir ve isminin ‘Vaşka’ olduğunu söyler. Kedinin betimlendiği bölümde, fotoğraftaki kediyle Vaşka’nın aynı olduğu görüşü güçleniyor çünkü şöyle diyor Bruyeviç: “Neredeyse tamamen siyahtı, boynunda beyaz bir çizgi vardı ve patileri de beyazdı, ayakkabı gibi…”

Lenin kediyi görünce, “Ne kadar değerli bir kedi ve muhtemelen büyük bir aylak” der. Ancak Lenin’in sözleri Leylu’nun hoşuna gitmez ve onun ‘iyi bir fare yakalayıcısı’ olduğunu söyler. Lenin de “Bu onun doğal görevi” der ve “başka numaralar biliyor mu” diye sorarak önce onu kucağına alır sonra da yavaşça yere doğru atlatmaya çalışır. Hikayenin sonunda kedi daha iyi atlayışlar yapar ve böylece ‘süt ödülü’nü kazanır.

ŞARKILARDAN İNTERNETE

Günümüzdeki kedi kültürüyle bağlayarak yazıyı sonlandıralım. Her şeyden önce evcil hayvan beslenmenin artışıyla birlikte popüler kültürde ‘kedi insanı’ ve ‘köpek insanı’ olarak iki ayrı ‘kişilik’ analizi yapılıyor. Kimi analizlerde Lenin’in de sık sık ‘kedi insanı’ olarak değerlendirildiğini söyleyebiliriz. Özellikle son yıllarda internet kullanıcıları arasında yaygınlaşan İngilizce ‘meme’ adı verilen mizah kültüründe de Lenin ve kedilerin bir yeri olduğunu söyleyebiliriz. Renkleri, ‘sakalı’ ve duruşu ile Lenin’i andıran bir kedinin fotoğrafı sık sık dolaşıma çıkıyor.

İşin ‘pop’ olmayan ancak güncel yanında ise İtalyan müzisyen Teo Ho’nun geçen yıl çıkardığı albümünü görüyoruz. Albüm adını n’Il Gatto Di Lenin’ yani ‘Lenin’in Kedisi’ isimli şarkıdan alıyor…

Yazıyı Lenin’e ‘kedi insanı’ yakıştırması yapanların kafasını karıştıracak bir fotoğrafla bitirelim…

Kavel Alpaslan
(gazeteduvar.com.tr)

Kaynaklar ve daha detaylı bilgilerin yer aldığı linkler

1- Ленин и дети – В.Бонч-Бруевич (Изд.1975)

2- http://www.mixnews.lv/mixer/17385_kot-lenina

3- https://www.theguardian.com/world/2017/nov/06/lenins-disguise-little-seen-photos-of-soviet-leader-go-on-show

4- https://economictimes.indiatimes.com/news/politics-and-nation/how-politicians-have-long-used-animals-to-connect-with-people-or-to-make-a-point/articleshow/60430514.cms

5- https://theconversation.com/politics-on-four-legs-presidents-and-their-pets-17306

6- https://qz.com/933227/one-nation-is-particularly-crazy-about-cats/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here