Cazdaki Doğaçlama: Julio Cortázar

?Mademki ?ne zaman?? sorusunun yanıtı ?şimdi? başlayalım.?

İlk kez tanışacağın yazarın dünyasına girmenin yolu, kendi dünyanı da yeniden düzenlemekten ve yeni alanlar yaratmaktan geçiyor kuşkusuz. Mutlaka bir okuma köşesi belirlendiğinde; nesneler ve onların yerleri, sessizlik ve istenilen sesler de bu usûlde değişiyor. Her şey bütünlük oluşturduğunda okumanın ve derinleşmenin hazzına ulaşıyor insan.

Cortazar?ı da bu bilinç ve tamamlamayla okumaya karar verdiğimde Cinayet?i Gördüm (Blow Up) filminin etkisi üzerimdeydi. Bu noktada Neruda?nın: ?Cortazar?ın hiçbir yapıtını okumamış olmak, insanın ömrü boyunca şeftali yememesi gibi bir şey? sözü, Tomris Uyar?ın da bu etkiyle çevirdiği; karakterini, tutkularını yansıttığı, yazarla bir diyalog halinde olduğu Mırıldandığım Öyküler kitabı çevirisi de beni, Cortázar?ın dünyasına büyük bir tutkuyla çekti.

Basitlikle-gerçeklik, karakterlerin bir sonraki öyküde oluşturduğu kurgusal birliktelik, olağanlık, nesneler, yerler, şehirler ve yine basitlik. Okudukça fazlalıklar atılıyor sanki? Ve çırılçıplak kaldığında yazar: ?bu çıplaklığı göze alabilecek misin?? sorusunu soruyor okuyucuya. Mutluluğa, tutkuya ve deliliğe dâhil, sıradan yaşamımızdaki olağanüstü olağanlıkları fark ettiğimizde ulaşacağımızı anlatıyor.

Duygu ve gerçekçiliğin bu kadar yoğunlukla iç içe geçmesi, kurduğum bir Cortázar dünyasıyla yakından ilgili elbette. Okumanın kendine ait bencilliği ve deneyimiyle hiç bitmesini istemediğim Cinayeti Gördüm?ü, Blow Up müzikleriyle ve 60?ların ruhuyla okuyunca, Cortázar?ın ve Michelangelo Antonioni?nin izinden Paris?i keşfetmiş kadar olduğumu söylesem abartmış sayılmam.

Kitaptan birkaç tadımlık şeftali belki bir gün Cortázar?ın izinden Paris?e ya da Arjantin?e götürür belki kim bilir? Belki de ağaçlar bu kadar da uzak değildir.

?Anlaşmak olanaksızdı gene de o açıkça biliyordu her şeyi. Ya da ben onun içindeydim. Ya da hepimiz birden insanca düşünüyorduk.?

?Her bakıştan yalancılık sızdığını her bakışın bize, en ufak bir güvencemiz olmaksızın kendimizden dışarı ittiğini de biliyorum?

?Başlıca çekicilik maçın yapılmakta olması değil, sonucun önceden bilinmesiydi.?

?Yaşam ki devinimle ritim kazanır.?

?Söylenmesi gereken sözün gerisi hep bir buluttur.?

?Huylar somut ritim biçimleridir, ritim denen şeyin bizim yaşamaya devam edebilmemizi sağlayan bölümleridir.?

?Yaşam yukarı doğru bir çıkıştır ve soncul bir tıkırtıyla noktalanır, aynı zamanda yaşam alçak, beyaz bir tavandır, kişiyi lavanta kokan ılık bir kuytuyla sarmalar.?

[youtube width=”450″ height=”300″]http://www.youtube.com/watch?v=a-krE_RomBQ&list=PL681CAD3318EDF891[/youtube]

Aydan Öksüz
http://www.yalnizlarmektebi.com/, 07.10.2014

Yorum yapın

Daha fazla Biyografiler, Makaleler
Jale Parla Eleştirisinde ‘Yazar Bunalımı’ ve Kimlik – Yasemin Yılmaz

"Direnişin başkalaşım yoluyla gerçekleştirildiği bir distopya coğrafyasında iktidarı çileden çıkarmanın en iyi yolu tam da budur." Jale Parla'nın yazarın başkalaşım...

Kapat