Cinsellik ve Kapitalizm Üzerine Notlar 1

Cinsellik; yalnızca biyolojik bir dürtü değil, kapitalist ataerki (heteroataerki) tarafından şekillendirilen, mülkiyet ilişkileriyle sarmalanmış ve toplumsal güç mücadelelerinin merkezinde yer alan semptomatik bir çekirdektir.

1. “Mahrem Öz” Yanılsaması ve Toplumsal Denetim

  • Kapitalist sistemde çekirdek aile “kalpsiz dünyanın kalbi”dir, cinsellik de bireyin en özel ve gizli parçası (mahrem özü) olarak deneyimlenir.
  • Ancak cinsellik sadece “bastırılan” bir şey değildir; aynı zamanda sistem tarafından sürekli kışkırtılır ve talep edilir. Bu durum, cinselliği sürekli tahrip edilen bir “açık yaraya” veya bir saplantı biçimine dönüştürür.

2. Heteroataerki ve Normatif Baskı

  • Sistem, heteroseksüelliği mahrem toplumsal sözleşmenin temeli olarak zorunlu kılar. Bu yapı (heteroataerki), erkeklerin kadınlar ve yaşça büyük erkeklerin gençler üzerindeki gücünü dayatır.
  • Farklı cinsellik biçimleri ya dışlanır ya da piyasada talep gördüğü ölçüde “araçsallaştırılarak” (metalaştırılarak) tolere edilir.
  • Ataerkil kapitalizm, cinselliği normalleştirme ve sömürme aracı olarak kullanır.

3. Cinsellik, Mülkiyet ve Kapitalizm

  • Kapitalizmde birini sevmek, çoğu zaman o kişiye “sahip olmak” ile karıştırılır. Mülkiyetin “birinden hoşlanmanın en kötü şekli”dir.
  • Cinsellik, kapitalizm altında tıpkı diğer işler gibi metalaştırılır ve sömürülür; pornografi gibi alanlar bunun en keskin örnekleridir ve burada kadınlar alınıp satılacak nesnelere dönüştürülür.
  • Modern kapitalizm, “maçoluğu” (machismo) öznel bir ön şart olarak gerektirir; bu nedenle feminizm ve cinsel çeşitlilik hareketleri kapitalizmin öznel temelini tehdit eder.

4. Psikanalizin Cinselliğe Yaklaşımı

  • Psikanalizin cinselliğe “takıntılı” olduğu söylenir; ancak kaynaklara göre psikanaliz aslında cinselliğe takıntılı olan bir kültürü anlamaya çalışır.
  • Psikanalizin görevi, bireye nasıl veya kimi sevmesi gerektiğini söylemek değil, cinselliğin üzerindeki ideolojik zehirlenmeyi (cinsiyetçi ve heteronormatif tortuları) deşifre ederek özneyi özgürleştirmektir.
  • Hedef, sadece “daha fazla cinsellik” talep etmek değil (bu bir karikatürdür), cinselliği yaşamın ve kolektif dayanışmanın bir parçası haline getirmektir.

5. Arzu ve Yasak İlişkisi

  • İnsan için cinsellik, yasaklama ve bu yasağın ihlali olmaksızın mümkün değildir. Kültürün koyduğu yasaklar, aslında o şeyi daha fazla arzulamanın ve ondan haz almanın zeminini oluşturur.
  • Bu çelişkili yapı, cinselliğin neden çoğu zaman hazla birlikte utanç, suçluluk ve ıstırabı da barındırdığını açıklar.

Özetle ; cinselliği bireysel bir “içgüdü” olmaktan çıkarıp, politikanın, gücün ve toplumsal kurtuluşun düğüm noktalarından biridir. Cinselliğin radikal bir şekilde ele alınması, bireyin kendi üzerindeki ataerkil ve kapitalist baskılara isyan etmesinin ilk adımlarından biri olarak görülür.