Corona ve Komplo – Dr. Suat Kamil Aksoy

CORONA VE KOMPLO
Bazı söylemlerle dalga geçmek istiyorum
Öncelikle çok temel bir duruşu dile getirmeliyim. İnsan kendisini bilmese bile dilerse hissedebilir. Nasıl diyeyim. Eksik kusur hata.
Bunlar insan varoluşunun sonsuza kadar sürecek temel yanlarıdır. Birey kendi adına bunu görmezden gelme eğilimi taşır. Bu elbette kolay değildir. O bu nedenle kendisini tamamlama ihtiyacıyla hareket eder. Aynı zorluk nedeniyle o bir yerlerde tam olan bir başkasını da arar. Böyle bir şeyin olanaksız olması ona ihtiyaç duyulmasını engellemez.
İnsana bu nedenle yine kendi içerisinden kimi öğütler verilmiştir. Elbette tüm bireyler farklıdır. Ama kimsenin o aradığı gibi tam bir varoluşun sahibi birisiyle karşılaşma olasılığı yoktur. Ne kendi içinde ne de dışında.

Ona en yetkili makamlardan aradığı gibi bir ilah olmadığı söylense bile insan bu acı gerçeğe katlanamaz. Aramaya devam eder. Dünyayı yöneten üst akıllardan her şeyi güden oluşumlardan ya da güçlerden bahsedildiğinde insan hep kulak kesilir. Temel yarasına doğru böyle serin rüzgarların esmesi onu hep mutlu edecektir. Gündemimizi işgal eden corona kimilerine göre insanlığı dizayn amacı taşıyan bir girişim. Gerçi bu tür iddialar en baştan kendisini şüpheli hale getirecek bir mücadele söylemi de içeriyor. Bu tür iddialarda bulunanlar genelde bir biz kavramına sahipler. Kendi bizlerini paranoid kurgular eşliğinde savunmaya geçmiş durumdalar. Kimilerinin yaşananları emperyalist güçlerin planları çerçevesinde anlamak gibi kolaycılıkları burada hatırlanabilir. Kendisini tanımladığı bizle karşıt olarak konumlandırdığı bir güç kurgulamak ve her şeyi buna göre her şeyi açıklama kolaycılığı neredeyse klasikleşmiş bir kendini kandırma yöntemidir.

Bu tür olguları her tür toplumsal kesimde bulmak mümkündür. Sosyalizme karşı, işçi sınıfına karşı , İslama karşı, Atatürk’e karşı, ülkesine karşı İsa’ya karşı gibi gibi faaliyet gösteren bir takım güçlerin marifetleri şeklinde bir kodlama yaptıktan sonra tüm olguları buna göre dizayn etmek zor değildir. Yani neye önem veriyorsanız onunla ilgili bir düşünsel ya da maddi dolandırıcılık ağına çekilebilirsiniz. Size inandırıcı gelen fikrin ya da faaliyetin destekçisi aktivisti izleyicisi inananı olmak hep insan olarak doğanızı unutma çabasıdır. Kimseyi bu nedenle suçlamak doğru olmaz. Ama bu tür budalalıklarla dalga geçmek ya da eğlenmek de hor görülemez.

Elbette bu tür güdülerle örgütlenmiş yapılar güçler faaliyet halindedir. Ancak Bunların varlığı bile gerçeği değiştiremez. Nasıl bir örgütlenme olursanız olun bir insandan öte olamazsınız. Dolayısıyla insanın doğasına özgü yetersizlikleri böylece ortadan kaldıramazsınız. Elbette insanın o temel doğası ötekinin sizden farklı olmasını da belirler. Farklı olan kimi zaman sizden yetenekli ve kimi zaman sizden aciz olacaktır. Ancak bir insanı ötekinden güçlü kılan para insanın özünü değiştiremez. Yetersizlik ve kısmi olmak bu yolla telafi olmaz.

Yıllardır dünyayı egemenliği altında bulundurduğu düşünülen güçlerin ABD, İngiltere, Fransa, İtalya vb modernitenin liderleri olarak bir virüs karşısında nasıl da basiretsiz kaldıklarına bakarak uyanmakta fayda var. Dünya tarihinde Tayland gibi bir ülkenin adı geçiyor mu? Nüfusunun yüzde on dördü çinli olan bu ülkede salgının ne durumda olduğuna bakılabilir. Hiç bir yerde okullar tatil değilken bu ülkede sokakta maskesiz dolaşmak yasaktı ve burada maske bulamayan kimse de yoktu. Uzak doğudaki en büyük hava limanlarından birisi bu ülkedeydi. Evet ABD çinle irtibat halindeydi, İtalya’da lombardiya çinli işçiler barındırıyordu. Peki rakamlara bir bakalım. Milyon nüfus başına kaç kişi ölmüş görelim. New York 1800, Abd 200, İtalya 400, İngiltere 500, Fransa 350, Almanya 80,Türkiye 40, Güney Kore 25, Çin 3, Tailand 1. Görüldüğü üzere ülkelerin yöneticilerinin yeteneği bu rakamlarla gayet güzel sergileniyor. Başarı örneği gibi görünen Güney Kore bile aslında o kadar da başarılı değil. ABD ise tam bir fiyasko. Nerede bu dünyayı yönlendiren zekalar.

Şimdi Çin suçlu ilan ediliyor. Komplo beceriksizler için sığınılacak liman oldu. Halbuki bu salgınla çok daha etkin mücadele edilebileceği rakamlardan belli ve beceremeyenlerin bir bedel ödemesi gerekir. Her İngiltere vatandaşı bizde neden bir yerine beş yüz kişi öldü bunun hesabını ya da tazminatını verin diyebilir.

Geçelim bunları. Dünyanın yüksek zekalı bir takım üst akıllar tarafından yönetildiğini ya da yönlendirildiğini bir kenara bırakalım, normal bir akıl tarafından bile yönetilmediği çok açıktır. Corona bize acı gerçeği çok güzel ispatladı. Hiç bir organizasyonun hayatı doğru bir biçimde yönlendiren bir gücü ya da aklı yok.

Tüm kusur ve eksikleriyle normal bir insan aklı yeterli, daha ötesine gerek yok, daha azına da razı olmayalım.

Viroloji, dijital, cripto Çip, hek, dünyayı ele geçirmeye çalışan kötü kedi, beynimizi hekleyecekler, korkunç hibrit insan, dinimizi yok edecekler, milletimizi silecekler.

İyi işte ya şu insanla tanrısı arasına girmiş dinlerin tarikatların insana verdiği zararı vermiş başka bir şey var mı. Ben şuyum sen busun deyip birbirini boğazlamış milliyetçilik çok mu matah bir şey. Kimsenin sizi yok etmeye çalıştığı falan yok. Ama siz utanıp kendinizi eve kapasanız en iyisi. Salgın hastalıktan farkınız yok. Karantina size de yaraşır.

Dr. Suat Kamil Aksoy

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here