Din Savaşları – Fatma Mansur Coşar

Fatma Mansur Coşar?ın ?Din Savaşları? isimli bu kitabı, dinler ve mezhepler arasındaki hoşgörüsüzlüğün kaynağını, gelişimini ve sonuçlarını anlatıyor. Konuyu tarihsel süreklilik çerçevesinde analiz etmesi; konu değerlendirilirken klasik siyaset bilimi yaklaşımının temel alınması, böylece siyasal tartışmaların özgün tarihsel ortamı ile somut siyaset süreci bağlamında yorumlanması ve konuya ilişkin kavramlara somut düzeyde açıklık kazandırma çabası, Coşar?ın çalışmasını nitelikli kılan etmenlerin başında geliyor. Coşar, Batı Avrupa?da devlet ile kilise arasında yaşanan din savaşlarını tarihi, hukuki ve felsefi bir perspektifle ele alıyor, bunun günümüze yansımalarını değerlendiriyor.

“Din ve siyaset ayrı fakültelerde, ayrı bilim dalları olarak okutulabilir ama toplumdaki görünümleri ve sonuçları birbirinden kopuk değildir. Hatta tam tersine sıkı bir ilişki içindedir. Bu ilişki rastlantısal ve geçici değildir. Her kilise devleti, her devlet de kiliseyi bir araç olarak görmüştür. Bu karşılıklı kullanımın modaliteleri, kullanılış biçimleri farklı olabilir, ancak sonuç aynıdır.” Fatma Mansur Coşar

“Akıcı, sıkmayan, sorularımıza cevap verebilen bir üslupla; bilhassa, “Din Savaşları”, Batı Hıristiyanlığının güzel bir tarihi özeti; yanlış kullandığımız kavramlar ve Hıristiyanlık kurumları üzerinde aydınlık getiren bir çalışmadır.” İlber Ortaylı

“Batı’nın göreli uzun tarihinde, tektanrıcılığın meşruluğunu Vahiy’den alması ve bu meşruluğu dayatmak için geliştirdiği dogma ya da doktrin, Pirenne ve Russel’ın dedikleri gibi, anında karşı dogmaların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu karşı dogmalara, sapkınlık, zındıklık (heresy) adı verilmiştir. Böylece sapkın (heretic) olarak adlandırılan ve gösterilen kişi öteki’dir, katli mubah ve vaciptir. Çünkü bu öteki, kurulu düzeni tehdit ettiği gibi, son kertede öldürücü de olabilir.” Tanıtım Yazısı

DİN SAVAŞLARI
Fatma Mansur Coşar,
Evrim Yayınları,
tarih,
144 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme
Geleceğin Aşk Dünyasından – Charles Fourier

Önde gelen ütopyacı sosyalistlerden Charles Fourier (1772-1887) uzun yıllar boyunca unutulmuş, akıldan çıkmıştı. Onun değişik, daha güler yüzlü bir yaşam...

Kapat