Felsefe notu: yıldızlı pekiyi – Utku Özmakas

Felsefenin penceresinden on yıl geriye dönüp bakınca 2003 yılında İstanbul?da gerçekleştirilen 21. Dünya Felsefe Kongresi?nden söz etmek gerekiyor öncelikle. Bildirilerin daha sonra Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları tarafından basıldığı etkinlik son on yılın en önemli felsefe etkinliğiydi şüphesiz. Yayıncılık penceresindeyse ?satmıyor? bahanesi her an el altında bulundurulsa da, roman patlamasının yanına yaklaşması kolay olmasa da felsefe kitapları raflarda kendine küçük bir yer buldu.
Öncelikle son on yılda dilimize önemleri tartışma konusu edilemeyecek pek çok temel yapıt çevrildi. Her ne kadar telif felsefe yapıtlarına değinemeyecek olsak da felsefe yayıncılığının on yıllık sürecindeki çeşitli eğilimlere, öne çıkan tema, yazarlara ve kitaplara yerimiz elverdiğince değinmeye çalışacağız.

Temel yapıtlar
Felsefe yayıncılığının son on yıllık dönemine pek çok temel yapıtın çevrilmesinin damgasını vurduğunu söyleyebiliriz. Okurun yeni çevirisi olacak umuduyla sarıldığı ancak iki dilden redakte edilmiş eski çeviriyle karşılaşmasına rağmen Karl Marx?ın devasa yapıtı ?Kapital?in yayımlanması ciddi bir heyecan yarattı. Ayrıca Kaan H. Ökten?in çabasıyla Heidegger?in temel yapıtı ?Varlık ve Zaman?ın ve Turhan Ilgaz ile Gaye Çankaya Eksen?in çabasıyla da Sartre?ın ?Varlık ve Hiçlik?inin çevrilmesi de felsefe yayıncılığı adına oldukça önemli bir işti. Ayrıca postyapısalcı düşüncenin en tartışılan ve üzerine en çok konuşulan isimlerinden olan Jacques Derrida?nın ?Edebiyat Edimleri?nin yanı sıra temel yapıtı ?Gramatoloji?nin İsmet Birkan?ın muhteşem çevirisiyle yayımlanmasını da bir kenara not etmek gerek. Ernst Bloch?un devasa eseri ?Umut İlkesi? de Tanıl Bora çevirisiyle çıktı. Ülkemizdeki hegemonya tartışmaları çerçevesinde, ?Hapishane Defterleri?nin eksik versiyonundan başka hiçbir metni elimizde olmayan Gramsci?nin yazılarından derlenen ?Gramsci Kitabı? da önemli bir boşluğu doldurdu. Temel yapıtlar demişken Vico?nun tarih felsefesinin başlangıcı sayılan ?Yeni Bilim?inin; Jürgen Habermas?ın ?Kamusallığın Yapısal Dönüşümü? ve ?İletişimsel Eylem Kuramı?nın; yeni bir çeviriyle yayımlanan ?Aydınlanmanın Diyalektiği?nin; Levent Aysever?in özenli çevirisiyle John Austin?in dil felsefesinin temel eserlerinden olan ?Söylemek ve Yapmak?ın ve modern mantıkla analitik felsefenin önde gelen isimlerinden Gottlob Frege?nin ?Aritmetiğin Temelleri?nin dilimize kazandırılması da felsefe yayıncılığı adına yapılmış en önemli işlerin başında geliyordu. ?Anlatı ve Zaman? başta olmak üzere Paul Ricoeur?ün pek çok önemli yapıtı yayımlandı. Ayrıca putkırıcı filozofların atası Friedrich Nietzsche?nin yapıtlarının Colli-Montinari edisyonu gibi önemli bir dizinin yanı sıra Louis Althusser?in eserlerini dilimize kazandırmak için yola çıkan İthaki Yayınları?nın payını unutmayalım. Temel yapıtlar demişken, özellikle eski Yunancadan yaptırdığı orijinal çevirilerle Antik Yunan?ın düşünce dünyasını okur için daha ulaşılabilir kılan Kabalcı Yayınları?nın da hakkını ödeyemeyiz.

Zizek etkisi
Son on yıllık sürece bakarken Alain Badiou, Jacques Ranciére ve Giorgio Agamben gibi isimlerden söz etmemiz gerekiyorsa Slavoj Zizek?e ayrı bir başlık açmak gerekli. Savaş Kılıç çevirisiyle ?Gülünç Yücenin Sanatı?nın ardından Metis Yayınları?nın 2002?de Zizek?in temel yapıtlarından ?İdeolojinin Yüce Nesnesi?ni Tuncay Birkan?ın enfes çevirisiyle sunmasından sonra ciddi bir patlama oldu. Aralarında Encore, Epos ve Metis gibi yayıncıların olduğu bir grup hararetle düşünürün metinlerini dilimize kazandırdılar. Ne var ki bu tabloda Zizek?in asıl kaynaklarından biri olan Jacques Lacan?ın metinlerinin dilimizde halen olmaması bir eksiklik olarak önümüzde duruyor.
Antonio Negri ve Michael Hardt ikilisinin eserlerinin de dilimize kazandırılması önemli bir başarıydı. Zizek tarafından 21. yüzyılın Komünist Manifesto?su olarak nitelenen İmparatorluk, ardından ?Çokluk? ve seriyi tamamlayan ?Ortak Zenginlik siyaset felsefesi alanında önemli bir çabayı dillendiriyor. İkilinin bu üç önemli eserinin yanı sıra Spinoza, Deleuze ve Marksizm gibi başlıklarda kalem oynattıkları çeşitli kitapları da dilimize kazandırıldı. Benzer bir biçimde kitapları neredeyse ıskalanmadan çevrilen bir başka isimse Terry Eagleton. ?Edebiyat Kuramı?ndan ?Marx Neden Haklıydı??ya kadar pek çok eseri dilimizde hayat bulan Eagleton, aralarında Epos, Boğaziçi Üniversitesi, Literatür, Ayrıntı, Agora, İletişim?in de bulunduğu pek çok yayıncının en sevdiği isimler arasındaydı.

Yeniye uzanmak
Felsefe yayıncılığımızın son on yılındaki en önemli noktalardan biri de ikinci el kitapların oldukça fazla sayıda üretilmesi ve çevrilmesiydi. Örneğin Ayrıntı Yayınları Foucault?nun seçme yazılarını altı cilt halinde ve Levinas, Derrida, Blanchot, Baudrillard gibi düşünürlerin yapıtlarını yayımlamak türünden önemli bir işi yüklenmenin yanı sıra Nietzsche, Foucault, anarşizm gibi konuları çerçevesinde ikinci el siyaset felsefesi kitaplarına da eğildi. Benzer bir çabayla Yordam Kitap?ın Marksist felsefe literatürüne yaptığı katkıyı da es geçmemek gerekir.
Ayrıca postmodernizm ve feminizm çerçevesinde köşe taşı olarak görülen eserler Türkçeye kazandırıldı. Örneğin Başak Ertür?ün başarılı çevirisiyle Judith Butler?ın ?Cinsiyet Belası?nı ilk sıralarda anabiliriz. Feminizm alanındaki pek çok eserin çevrilmesi de dikkat çekici bir noktaydı. Norgunk Yayıncılık?ın özenli baskı kalitesiyle elimize ulaşan Deleuze kitaplarını da, ne yazık ki Gilles Deleuze ve Felix Guattari?nin temel kitabı olan ?Kapitalizm ve Şizofreni?nin halen çevrilmemiş olmasının büyük bir eksiklik olduğunu söyleyerek, mutlaka anmak gerek.
Felsefe yayıncılığında geriye doğru on yıl yürüdüğümüzde özellikle siyaset felsefesi alanında ciddi bir üretim yapıldığını görüyoruz. Ayrıca pek çok temel yapıtın çevrilmesinin başarı olduğu açıksa da felsefe kitaplarının çevirisi konusunda ciddi sıkıntılar olduğu gözden kaçmıyor.
İşaret edilmesi gereken bir başka nokta ise felsefe yayıncılığında dergi boyutunda blumik bir tavır gösterilmesi: Cogito, Baykuş, Felsefelogos, Felsefe Tartışmaları, MonoKL gibi dergiler dışarıda tutulduğunda yayıncıların felsefe dergisi yayımlamaktaki isteksizleri gözden kaçmıyor. Son olaraksa Erkan Uzun, Serkan Uzun, Ümit Yolsal ve Abdülbaki Güçlü?nün yanı sıra yaklaşık on kişinin desteğiyle yayımlanan devasa Felsefe Sözlüğü?nü (Bilim ve Sanat) de felsefe yayıncılığı namına son on yılın en önemli çabalarından birisi olarak saymak gerekir.
İki önemli çabayı da unutmayalım: Erken yaşta felsefeyle tanıştırma adına önemli bir girişimin sürdürüldüğü Günışığı Kitaplığı?nın Çıtır Çıtır Felsefe, diğeriyse nispeten yeni olan Metis Yayınları?nın Küçük Filozoflar dizisi. Her iki dizinin de pedagojik nitelikleri ve eserlerin kalitesi düşünüldüğünde bir yayıncılık başarısı olduğunu not etmek gerek.

Utku Özmakas

Not: Bu yazı, 10/06/2011 tarihinde Radikal Kitap Eki’nde yayınlandı.

Yorum yapın

Daha fazla Felsefe, Makaleler
Felsefe Nedir? – Nilüfer Tekin

Felsefe, temel olarak ikiye ayrılır: Dinsel felsefe, bilimsel felsefe. Dinsel felsefe, bir tanrıya dayanır, doğal nedenleri doğaüstüne, bir tanrıya bağlar,...

Kapat