Haw: Bir Köpeğin (Sk: 107’nin) Serencamı – Müslüm Üzülmez

Haw, Kemal Varol’un yeni yayınlanan romanı.

Kemal Varol, mutlak hegemonya isteyen kutsal hiyerarşi ile örgütlenmiş derin devletin, resmi ideoloji ve siyasi rejimin yıkıcı etkisinin en çok hissedildiği coğrafyada, 1977’de Diyarbakır’da doğmuş, çocukluğunda 12 Eylül darbesinin, gençliğinde Kürt ulusal hareketi ile Devlet arasında süren savaşın tüm olumsuzluklarını görüp yaşamış biridir. Görüp yaşadıklarına dair duygu ve düşüncelerini bazen yazı ve bazen şiirleriyle bizlerle paylaşıyor. Haw romanı da bunlardan biri.

Kemal Varol, Haw romanında Güneylilerle Kuzeylilerin (yani Kürtlerle Devletin) savaşını bir köpeğin gözünden anlatmaktadır. Yazar bu eseriyle “çağının en iyi tanığı edebiyattır” önermesinin doğruluğunu bir kez daha doğrulamakta ve topluma esastan bir ayna tutarak çok uzun yıllardır süren savaşın vicdansız ve merhametsiz iğrenç yüzünü bütün çıplaklığıyla bizlere göstermektedir.

Romanın kurgusu, anlatımı, betimlemeleri ve dili çok güzel. Konusu ise acı gerçeğimiz: Kürtlerin hak gaspı ve bunun sebep olduğu sorunlar. Kitap on beş bölümden oluşuyor. Bölüm başlarına alınan anlamlı her alıntı romanı daha da anlamlandırmış. Roman özelliği nedeniyle edebiyat dünyasının saygın ödüllerinden 2014 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’nü hak etmiş: Seçici kurul, Varol’un romanını “Gerçek ile gerçekdışıyı yeni bir zeminde buluşturduğu; sembollerden yola çıkarak taze bir soluk yarattığı; savaş ve acının içinde umuda yeni bir pencere açtığı; güncellikle edebiyat arasında yetkin bir bağ kurduğu” gerekçesiyle ödüle değer bulmuş. Ayrıca, Sabitfikir edebiyat ve eleştiri dergisi, eleştirmenler ve yazarlardan oluşan bir jüri tarafından 2014 yılının en iyi 50 romanı arasından Kemal Varol’un Haw romanını yılın en iyi romanı olarak seçmiştir.

Roman çekici ve etkileyici; okurken düşündürüyor, sarsıyor, hüzünlendiriyor, peşe peşe sorular akla getiriyor ve zaman içinde yolculuğa çıkartarak bizleri “rahatsız edici gerçekler” le yüzleştiriyor.

Romanın kahramanı bir köpek, adı Mikasa, resmî adıyla SK: 107. Bir sokak köpeğiyken Mikasa yakalanır, bağlanır, eğitilir, demirbaş kaydına alınır, zimmetlenir ve SK: 107 olarak Arkanya’daki (Ergani) bir dağbaşı karakoluna uzman mayın arama köpeği olarak gönderilir. Görev başındayken bile her gece rüyalarını süsleyen, “zaman ve kamu düzeninin” gönlünden koparamadığı, “bir masal olup kayıplara karışan” biricik aşkı Melsa’sını arar. Firarî olur, aç kalır, bir kemik ya da bir dilim ekmek parçası için büyükşehrin sokaklarını (Diyarbakır küçelerini) dolaşır, gezer. Ama büyükşehir kuşatılmış, her taraf asker ve polis denetimindedir. Çaresiz açlıktan görev yaptığı karakola geri döner. Özcesi yaşadığı süre içerisinde çok şey görür, çok şey yaşar. Yıllar sonra Mikasa’nın başına gelenleri, tanık olduğu olayları ve serencamını torunu masal tadında bir dengbêj gibi bizlere anlatır. Ağır konular toplum olarak hepimizi yorduğundan dinlerken bazen nefesimiz daralır. Faili meçhuller, işkenceler, infazlar, toplu mezarlar… köylerin, ormanların, mağaraların, köpeklerin yakılışı… kısacası yakın dönemde yaşadıklarımızla ilgili bazen doğrudan bazen de sembollerle anlatılanlar ya kanımızı donduruyor ya da köz olur yüreğimizi yakıyor. Yazarımız ne yapsın? Arkanya Makam Dağı’nın eteğinde Karajdağ’a karşı kuruludur. Makam Dağı’ndan esen rüzgârlar soğuk ve dondurucu, Karajdağ’dan esen ise kavurucu ve yakıcıdır. On yıllardır süren savaş insanların kanlarını dondurdu, ocaklarını yaktı söndürdü. İnsanların ve köpeklerin gönüllerini artık ne Makam Dağı’nda yatan Zülküfil Nebi Hazretleri ve ne de Kıtmır Hazretleri ısıtmıyor, Papaz Gölünün suyu ise yürekleri serinletmiyor. İnsanın bir gözü ağlarken, diğer gözü güler mi hiç?

Böyle olsa bile bizler yine de geleceğe umutla bakmak istiyoruz. Lessi türü Adıgüzel adlı dişi köpeğin, “Kim bilir, belki savaş da çoktan bitmiş olur ve bütün bu olup bitenler bir masal olarak kalır geriye” dileğine umutla katılmak istiyoruz. Ama Mikasa’nın, “Savaşın en kötüsü belleklerde devam edenidir” yanıtı bizleri bu kez daha derinlikli bir gerçekle yüzleştiriyor.

Kemal Varol kardeşim, romanınla “umuda yeni bir pencere” açtığın için sizi yürekten kutluyorum. Ellerine sağlık.

Müslüm Üzülmez
e-posta: muslum.uzulmez@gmail.com
web: http://www.uzulmez.info/muslum

Künyesi: Kemal Varol, Haw, İletişim Yayınları, İstanbul-2014, 230 sayfa.

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Romanlar, Yazarlarımızın son çalışmaları
Sosyolojide Temel Kavramlar

Anthony Giddens, bugün sosyoloji denilince hem dünyada hem de Türkiye’de ilk akla gelen isimlerden biri. Yaşayan en önemli sosyologlardan sayılan...

Kapat