Hazır mısın Everest?, 2006 Türkiye Everest Takımı

27 Mart-9 Haziran 2006 tarihleri arasında gerçekleştirilen Everest Türkiye tırmanışı, ülkemiz dağcılığı adına bir çok ilki gerçekleştirdi. Ülke adı taşıyan ilk tırmanış on tırmanıcının onunu da zirveye taşıyarak büyük başarıyla tamamlandı. Bu tırmanış aynı zamanda Everest’e ilk Türkiye takım tırmanışı ve ilk kadın tırmanışını da içeriyor. Ama belki de bunlardan daha önemlisi bu sadece bir başarı öyküsü değil, aynı zamanda arkadaşça, takımca ve insanca bir ortaklığın öyküsü.
“Başın ağrıyor, miden bulanıyor, sürekli uykun geliyor, üşüyorsun… İşini, gücünü, sevdiklerini arkada bırakıp aylarca dağ taş dolanıyor ve en önemlisi kilolarca yükle sarp kayaları tırmanmaya çalışıyorsun… Aldığın risk de çabası! Peki bu işi neden yapıyorsun?
Yer kürenin en yüksek çıkıntısına tırmanmayı başaran 11 kişilik dağcı ekibinin bu soruya verdiği yanıtı ve 2006?da gerçekleşen unutulmaz tırmanışın öyküsünü merak ediyorsanız, bu kitabı okumalısınız.
Giderek spor olmaktan çıkarılarak piyasanın ?paragöz? aktörlerine terk edilmekte olan dağcılığın ?kolektif? ruhunda ısrar eden ve aralarında Everest?e çıkmayı başaran ilk Türkiyeli kadın dağcıların da olduğu 2006 Türkiye ekibinin hazırlıklarını, gözlemlerini, inadını ve tarihi başarısını Burçak Özoğlu?nun kaleminden okuduğunuzda dağcılığa ilişkin, varsa, önyargılarınızın değişmesi güçlü olasılık. Yok dağlar sizi de çekiyorsa ya da daha iyisi işin içindeyseniz, 100 küsur sayfada zirveye ortak olma şansınız var! ?Akıllı insan işi değil?de ısrarcıysanız, yazılanlardan sizin için de epey yeni gerekçe çıkabilir.

Ekibin tırmanış sırasında çektiği büyüleyici fotoğrafların da yer aldığı Everest Hazır mısın?, Yazılama?nın Sporcu Kitaplar dizisinin ilk kitabı. Dizinin hep 8000?li rakımlarda durmayacağını hatırlatalım…” Yazılama Yayınevi

Kitabın adı: Hazır mısın Everest?
Kitabın yazarı: 2006 Türkiye Everest Takımı
Yazılama sıra no: 10
Dizi: Sporcu Kitaplar
Kapak: Gökçe Erbil, Meltem Çolak
Sayfa sayısı: 184
Ebatı: 13.5 x 21 cm.

27 Mart-9 Haziran 2006 tarihleri arasında gerçekleştirilen Everest Türkiye tırmanışı, 2006 yılında süresi: 01:00:00 olan Türkçe, İngilizce, Nepalce, Tibetçe formatında Mustafa TEMİZTAŞ yönetmenliğinde filme çekildi.

Tırmanış ekibi: Bora Maviş, Burçak Özoğlu Poçan, Hakan Kocakulak, Eylem Elif Maviş, Haldun Ülkenli, Meltem Çolak Özmine, Mustafa Cihan, Serhan Poçan, Serkan Girgin, Soner Büyükatalay, Suna Yılmaz

27 Mart – 9 Haziran 2006 tarihleri arasında gerçekleştirilen Everest Türkiye tırmanışı, ülkemiz dağcılığı adına bir çok ilki gerçekleştirdi. Ülke adı taşıyan ilk tırmanışımız, 10 tırmanıcının 10?unu da zirveye taşıyarak büyük başarıyla tamamlandı. Bu tırmanış aynı zamanda Everest?e ilk Türk takım tırmanışı ve ilk kadın tırmanışını da içeriyordu. Ama belki de bunlardan daha önemlisi bu sadece bir başarı öyküsü değil, aynı zamanda arkadaşça, takımca ve insanca bir ortaklığın öyküsü. Film, bu başarıyı var eden dağcılık anlayışını ve birikimini anlamaya çalışıyor.

Takım üyeleri sadece filmin kahramanları olarak kamera önünde yer almıyor. Her birinin farklı kamera arkası görevleri ve sabırlarıyla da filme büyük katkısı var. Yani bu film de aynı ortaklığın eseri…

BALEV Yayın Kurulu

27.Mar
Türkiye?den ayrıldık. Uçağa binene kadar koşuşturmaca sürdü. Hava alanında bizi uğurlamaya bir sürü yakınımız gelmişti. Gözleri yaşlı arkada bıraktık hepsini…

Önce İstanbul?dan Bahreyn? uçtuk. Ancak 1.5 saat rötarla ayrıldık İstanbul?dan. Bahreyn?e Türkiye saati ile 20:30 gibi ulaştık. Geceyi geçirmek için bir otele geçtik. Odalar geniş ve rahattı ve fakat biraz gürültülü idi. Bahreyn İstanbul arası saat farkı yok.

28.Mar
Bahreyn?de, sabah 04:00?de uyanıp 05:00?da havaalanına yola çıktık. Uçağımız 07:25?de kalktı. Saat 14:30 gibi de Katmandu?daydık. Bizi önce konsolosluk ilişkilerini yürüten bir görevli karşıladı. Kargo sorunsuz elimize geçti. Yüklenip havaalanından çıktık, dışarıda da bu kez Arun Trek?ten görevliler vardı. Tüm eşyalarla beraber otelimize geldik. Katmandu sokakları bizi rengarenk karşıladı. Otelimiz de kapısında kocaman bir ?Welcome to all the members of 2006 Everest Turkish Expedition? pankartı ile karşıladı. Etkileyici bir hoşgeldin oldu tabi!

31.Mar
Bugün Katmandu?daki son günümüz. Sabah 9?da tüm takım ve Şerpa arkadaşlarımızla Lama kutsamasına katıldık. Lama kutsaması dağa gitmeden önce tüm ekspedisyonların uyguladığı bir gelenek. Lama?ya dağa götürülecek dua bayrakları götürülüyor, ayrıca ekip üyeleri kata adı verilen beyaz eşarplarını da yanlarında götürüyorlar. Lama tüm bunları kutsayıp iyi dileklerini ve şans dualarını sunuyor. Her birimiz teker teker Lama?ya katalarımızı verdik o da hepimize şans dileyip kataları boynumuza astı. Bir de ayrıca boyunlarımıza yeşil sarı kırmızı renklerde ince örgü ipler asıldı. Lama?nın yanından manastırın içine geçtik ve kısa da olsa Budist rahiplerin bir dua ayinini de görmüş olduk. Gerçekten etkileyici idi. Böylece tırmanışımız kutsanmış oldu. Tüm Şerpa ekibimize ve kendimize üzerinde adlarımızın yazılı olduğu ve Budist şans gözü figürler olan tişörtler yaptırdık. Bundan böyle daha da geniş bir takımız onlarla beraber…

06.Nis
Everest Ana kampı
Everest?in eteğine geldik. Tingri?den yola çıkıp, dört beş saat boyunca olağandışı bir coğrafyada ilerledik. Çöl desek çöl değil, dağ desek dağ değil, ova desek ova değil. Hem yüksek, hem ıssız, aralarda donmuş derelerden geçtiğimiz, zamanın durduğu bir yolculuk yaptık. Bindiğimiz arazi araçları zaman zaman buz üzerinde zaman zaman kayalık arazide bazen de suların içinden ilerlediler. Yolun büyük kısmında Everest tüm görkemiyle karşımızdaydı. 5100 metrede dünyanın en yüksek manastırı olan Rongbuk Manastırı?nı gördük. Çok sürmedi hemen ardından çadırdan dükkanların, otellerin dizili olduğu bir çeşit göçebe pazarından geçtik. Biraz ilerisinde de ana kamp mekanı göründü.
Everest?in Kuzey yüzünün hemen eteğinde, ancak yine de yüksek yamaçlarına yeterince uzak bir mekan ana kamp. Bizden önce buraya ulaşmış olan şerpa takımımızın kurduğu ?2006 Turkish Everest Expedition? kamp alanına geldik. Ana kampımız, büyükçe bir mutfak çadırı, yemek çadırımız, ofis çadırımız, şerpaların ve bizlerin kaldığı küçük çadırlardan oluşuyor. İlk izlenim olarak hepimiz hayatımızdan memnunuz. Bir kaç gün için buradayız, yerleşip ana kampı daha da ?bizim? yapmaya çalışacağız.

09.Nis
Everest Ana Kampı
Bugün kampımızda güvenlik için bulundurduğumuz Basınç Torbası?nı (Gamow Bag) denedik. İleri ana kampa ve hatta 7000 metredeki kampımıza kadar götürmeyi planladığımız bu malzemenin yanımızda bulunmasının sebebi karşılaşabileceğimiz kimi yüksek irtifa hastalıklarında hızlı, güvenilir ve tutarlı bir tedavi yöntemi sunuyor olması. Yüksek irtifada hava basıncı düştükçe oksijenin kısmi basıncı da düştüğünden insan metabolizmasının ihtiyacı olan oksijeni alamaması gibi bir durum söz konusu olur. Bahsedilen sorunların temel kaynağı budur.

Basınç Torbası diye adlandırılan bu malzeme ise çok basit bir mekanizmayla çalışıyor. Hava geçirmeyen ve bir insanın rahatlıkla uzanabileceği büyüklükte bir torba düşünün. Yüksekliğin etkisini hisseden kişiyi torbanın içine koyup basit bir ayak pompası ile torbanın içine hava veriliyor. 2 psi basınca kadar hava basıldıktan sonra 2 saate kadar bu torbada kalan kişi sanki bulunduğu yükseklikten daha aşağıya indirilmiş gibi oksijen soluyor. Dolayısıyla da yüksekliğin verdiği rahatsızlık tedavi edilmiş oluyor. Bu yönteme göre 5100m?de (yaklaşık Ağrı Dağı zirvesinde) basınç torbasına alınan kişi 2 psi basınçta tedavi edildiğinde 3268 metreye (yaklaşık Hasan Dağı zirvesi) indirilmiş oluyor. Everest?in zirvesinde benzer bir uygulamayla kişi 6198 metre koşullarında bir ortama alınmış oluyor.

15.Nis
Tekrar Merhaba,
Bir kaç günlük aradan sonra yeniden teknolojik düzeneğimiz kuruldu. Artık 6400 metredeki ileri ana kamptayız. 12 Nisan?da ana kamptan yukarı doğru hareket ettik, 5-6 saatlik bir yürüyüş ile 5800 metredeki ara kampa geldik, burada bir gün geçirdikten sonra 14 Nisan günü ileri ana kampa yola çıktık ve yine 5 saatlik bir yürüyüşle 6400 metreye ulaştık. Sözünü ettiğimiz tüm bu yürüyüşler Doğu Rongbuk buzul bölgesinde gerçekleşiyor. Buzulun toprakla kaplanmış alt sınırlarından başlayıp, kaya kaplı moren üzerinden yürüyüş devam ediyor. Ana kamptan, ileri ana kampa ulaştırılması gereken tüm malzemeler yaklar aracığıyla taşınıyor. Zavallı hayvanlar kilolarca yükü tüm yükseklik farkına rağmen uysal uysal taşıyorlar. Yürüyüş boyunca yak gruplarına yol verip, önlerini kesmeden, ürkütmeden ilerlemekle uğraştık. Yukarıya sadece bizim yükümüz taşınmıyor elbette, diğer tüm tırmanışların ileri ana kamp yükü de yaklar aracılığıyla aynı mekana ulaşıyor. Sonuçta yüzlerce yakı bulan konvoylar sayesinde bugünlerde Doğu Rongbuk şenleniyor.
Bizim ileri ana kamp mekanımıza gelince, moren üzerine yerleştirilmeye çalışıldığından oldukça engebeli bir arazi üzerideyiz. Burada da yine bir mutfak çadırımız, ortak yemek çadırımız ve iletişim çadırımız var. Bunlar dışında bir de bizim ve şerpaların kaldıkları küçük çadırlar. Tüm bunların tam anlamıyla yerleşmesi zaman alıyor, biz de burada geçireceğimiz yükseğe uyum günlerimizi bu yerleşme işleriyle değerlendireceğiz. Oldukça önemli bir yükseklikteyiz artık, şu ana kadar ciddi sorun yaşanmadı ekipte, böyle devam edeceğini umuyoruz.
Yarın ikinci puja törenimiz var bir kez daha Çomolungma?dan izin isteyeceğiz.

17.Nis
İleri ana kamp

Yükseklikle mücadeleye devam. 6400 metredeki dördüncü günümüzdeyiz ve uyumumuzu kolaylaştırıcı yöntemlerle zaman geçirmeye çalışıyoruz. Bu irtifada belli oranda sorun yaşamak kaçınılmaz, bizim yapmaya çalıştığımız bu sorunları olabildiğince hafif atlatmak ve uyumu hızlandırmak. Bunun için, öncelikle buraya aşamalı olarak ulaştık, 5800 metredeki ara kampta iki gece geçirdik. Şerpalar ise ara kampta sadece bir gece geçirip 6400 metreye yükseldiler. Bu konuda bizim yöntemimiz maalesef çok çabuk doğrulandı. Şu anda üç Şerpa ve aşçımız hastalandıkları için ana kampa geri inmiş durumdalar. 6400 metreye ulaştıktan sonra uyguladığımız strateji ise şöyle; bu irtifaya vardıktan en az 8-10 saat sonrasına kadar uyumamak, bol sıvı içip derin nefes almaya özen göstermek. Sonraki günlerde de kontrollü ve yavaş fiziksel çalışmalar, bol sıvı, iyi beslenme ve bol nefes ile alışmaya devam.
Yüksek irtifa insanın temel yaşam etkinliklerini başlı başına bir iş haline getiriyor anlayacağınız. Yeme içme alışkanlıklarınızdan, nefes almanıza her biri başlı başına özen gerektiriyor. Günlük işlerimiz tamamen bu yüksekliğe alışma ve uyum sağlama hedefine göre ayarlanmış durumda. Ekipteki uyum süreci oldukça iyi ilerliyor. 11 kişi ileri ana kamptayız, belgesel sorumlusu arkadaşımız Mustafa ise ana kampta. Onun bu yüksekliğe çıkması için henüz erken olduğunu düşündük.
İleri ana kampı tamamen kurduk sayılır. Haberleşme, enerji ve diğer teknolojik işlerde mucizeler yaratıyoruz. Yükseklik ve soğuğa uyum sağlamada elektronik aletler bizim kadar başarılı değiller maalesef! Bilgisayarlarımızdan biri şimdiden iflas etmiş durumda, diğerini de sıcak tutabilmek için türlü yenilikler icat etmemiz gerekiyor. Enerji gereksinimini ve zaten sınırlı olan iletişim olanaklarını verimli kullanabilmek için özel çaba göstermek gerekiyor.
Gerek web sitemiz, gerekse görüntülü bağlantı olanakları bizim için oksijen kadar değerli burada, o yüzden irtifaya uyum kadar onları da ayakta tutmak için çaba harcıyoruz bu günlerde.

21.Nis
İleri ana kamp
Hava raporlarına rağmen, bugün de güneş karşıladı bizleri. Bu durumda yarın için 7000 metreye tırmanma planı yapıyoruz. 7000 metrede Kuzey boynu denen yer ileri ana kamptan sonraki, ilk kamp yeri. Bizim planımız bu yüksekliğe tırmanıp, daha sonraki etaplar için gerekli malzemelerin bir kısmını oraya bırakıp, 6400 metreye geri inmek. Yani günü birlik bir tırmanış planı. Bugünü hazırlıklarla geçireceğiz.
Bu arada sizlerden gelen mesajlarla motivasyon kazanmaya devam ediyoruz. Daha önce de ilettiğimiz gibi, internet üzerinden veri transferi konusunda sınırlı olanağımız var, o yüzden ancak sayfa üzerinden gönderilenleri okuyabiliyor ve haber ve fotoğraf göndermenin dışında, birebir mesaj yanıtlayamıyoruz. Kamp müdürümüz Hakan ise yine kısıtlı olanaklarla Türkiye ile tek iletişim noktasını oluşturuyor. Anlayacağınız biraz fazlasıyla kendi ?yüksek? dünyamıza sıkışıp kalmış durumdayız. Türkiye?de neler oluyor, daha da önemlisi hemen aşağımızda Nepal?de neler olup bitiyor izleyemiyoruz. Kısıtlı bilgilerle öğrendiğimize göre Nepal?de ciddi ayaklanmalar, ve kanlı sonuçlanan gösteriler oluyormuş. Umarız, kayıplar artmadan sonuçlanır olaylar.
Elimizden geldiğince kendi işimize yoğunlaşarak günleri geçireceğiz. İşlerimizden biri de Bora?nın etkinliğin başından beri sürdürdüğü bilimsel araştırmanın ölçümleri. Yükseklik değişimine, vücutlarımızdaki kan yoğunluğunun nasıl tepki verdiğini görmeye çalışıyoruz. Bunun için de farklı yüksekliklerde her birimizin kanama sürelerini ölçüyoruz. İleriki günlerde veriyi paylaşabilecek hale geldiğimizde daha detaylı olarak sonuçları yayınlayacağız.
22-23 Nisan
İleri ana kamp

Biraz daha yükseldik Everest üzerinde. Dün yani 22 Nisan sabahı ileri ana kamptan yola çıktık, yaklaşık 5 saatlik tırmanış ile 7000 metredeki kuzey boynuna ulaştık, yanımızda götürdüğümüz eşyaları önceden kurulmuş tek bir çadıra bırakıp geri indik. Tırmanış hem oldukça zorlayıcı hem de oldukça etkileyici oldu bizim için. İleri ana kamptan yaklaşık 6700 metre yüksekliğe kadar, eğimi az ancak yolu uzun, uçsuz bucaksız manzaralı buzul üzerinden ilerleniliyor. 6700 metre civarından oldukça dik eğim başlıyor. Rota bu aşamadan itibaren sabit ip hatlarıyla hazırlanmış durumda. Tırmananlar ?jumar? adı verilen emniyet malzemeleri ile bu sabit hatlara bağlanıp, tırmanışlarını sürdürüyorlar. Bu hatlar tutunup çıkmak için değil, eğer tırmanış sırasında bir aksilik olur da düşerseniz sizi sabit tutmak için oluşturuluyor. Rotada bir iki yerde ayrıca buzul çatlaklarını aşmak için çelik merdivenler oluşturulmuş. Dün aynı rotada 45-50 kişi tırmanış yapıyordu. Aynı hat üzerinde zaman zaman hem inenler hem de çıkanlar bulunabiliyor, bu durumda oluşacak karışıklığı önlemek için iki ayrı hat hazırlanmış durumda. Anlayacağınız birileri Everest?i bizler için hazırlamış bile! Bu bizim çok da alışık olduğumuz bir biçim değil tahmin edilebileceği gibi. Gerçekten büyük bir ticaret ortamı var burada, dağın tırmananlara hazırlanması işini büyük bir şirket yapıyor sonra da diğer aracı şirketlerden paylarına düşen parayı topluyor! Şerpa?lar ve Tibetli taşıyıcılar bu ticaretin emek kısmını oluşturuyor. Gerçekten üstün yetenekleri olmasına rağmen, bu insanlar da piyasanın acımasız yönünden paylarını alıyor ve zaman zaman ölümle sonuçlanacak denli sınırlarını zorlamaları dayatılıyor.Tüm bunlar düşünüldüğünde neden bu kadar çok, dini tören yapıldığı da anlaşılıyor aslında!
Biz elimizden geldiğince birlikte tırmanacağımız Şerpaların güvenliği konusunda titiz davranmaya çalışıyoruz, bizlerden elbette farklı performans gösteriyorlar, ama yine de olabildiğince eşit iş yükü üstlenmek konusunda kararlıyız.
Dünkü tırmanış sonrasında bugünü kampta geçiriyoruz, hava böyle devam ederse yarın tekrar 7000 metreye çıkacağız ve bu sefer orada bir iki gece geçirmeyi planlıyoruz.
Gelen mesajlardan bazılarında sorulmuş, evet arkadaşımız Tunç Fındık da bir tırmanış için Himalayalarda, Everest?in diğer tarafında yani Güney yüzünde bulunuyor. Benzer coğrafyalarda olmakla birlikte çok çok uzaktayız onunla belki dönüşte Katmandu?da karşılaşabiliriz. Böylece ona da iyi tırmanışlar dileyelim!
Son olarak da, arkadaşımız Hakan Ürenç bugün evleniyor:
Tüm ekipten en içten sevgiler, MUTLULUKLAR HAKAN!

24.Nis
İleri ana kamp
Daha yüksekler için hazırlanıyoruz. Yarın 7000 metreye bir kaç gün geçirmek üzere tırmanacağız. Biz ne kadar eşit iş yükü desek de Şerpalara yetişmek imkansız. Bugün Nima ve Lakhpa Şerpalar, 8300 metreye kadar çıktılar bile! 7900 ve 8300 metrelerdeki kamp yerlerini hazırlıyorlar. Çadır kurmuyorlar fakat uygun yer oluşturuyorlar. İşlerini tamamlayınca geri dönmelerini bekliyoruz. Bu insanlar bizlerden gerçekten farklı, Nima Şerpa henüz 22 yaşında, sürekli gülen yüzüyle sanki günü birlik pikniğe gider gibi yapıyor tüm bu işleri! Bizler de kendi hazırlıklarımıza başladık. Yarın 7000 metreye çıkıp sonraki bir kaç günde de hava izin verirse 7900 metreye ulaşmaya çalışacağız. Tüm ekip olmasa bile bir kaç kişinin 7900?daki kampta gecelemesini de hedefliyoruz. Bugün tırmanış malzemelerimizi, Türkiye?den getirdiğimiz tırmanış yiyeceklerini ayarlayacağız. Ocaklarımızda kullandığımız yakıt tüplerimizdeki genleşme sorununa çözüm olarak ürettiği ısı köprüleri için Mustafa Dilaver?in kulaklarını çınlatıyoruz. Sağ olasın Mustafa Abi sayende ocaklarımız Everest?i inletecek!
Bu arada günlerdir çalışmayan jeneratörün karbüratör ayarlarını değiştirdik, artık çalışıyor. Mühendislik eğitimlerinin yararını görüyoruz anlayacağınız!
Planlandığı gibi giderse önümüzdeki dört beş gün yukarıda olacağız, kamp müdürümüz Hakan ile telsiz bağlantısı aracılığıyla elimizden geldiğince sayfamıza haber iletmeye çalışacağız. Hepimize kolay gelsin!

28.Nis
İleri ana kamp
6400?e geri geldik. 25 Nisan?da biraz yüklü şekilde ileri ana kamptan ayrıldık ve 7000 metreye, Kuzey boynuna ulaştık. Açık bir hava vardı o yüzden çıkış ve iniş rotası kalabalıkçaydı. Oldukça ilgi çekiyoruz buralarda, hem sürekli takım olarak hareket etmemizden, hem dört kadın tırmanıcı ile tüm ekipler arasında en yüksek kadın oranına sahip olmamızdan hem de kendimize göre ve kararlı bir stratejide ısrarlı olmamızdan. O gün de yine yol boyu yorumlar dinleyerek tırmandık. Genellikle övgüler içeriyor bu yorumlar ama arada biraz da haset dolu sorular geliyor. Örneğin, bizce en önemli güvenlik malzememiz olan kasklarımıza laf atıyor buraların ?en deneyimli? şirketinin rehberleri! Bunları niye takıyorsunuz, kafanız terlemiyor mu gibi garip sorular! Sanırız asıl kendi müşterilerinden huzursuz sorular almak, güvenlik kıyaslamasına girmek istemiyorlar! Her neyse 7000?e tırmanış gününde bir de tatsız olayla karşılaştık. Kuzey boynundaki kamp yerinde bir gece geçirmiş Hintli bir tırmanıcı sabah fenalaşmış, biz oraya ulaştığımızda ABD?li doktor da henüz ulaşmış idi. Kendinden geçmiş dağcıya bir dexametazon iğnesi enjekte ettiler ve hemen aşağıya tahliyesi için sedyeleme çalışması başladı. Bir süre sonra hasta kendine geldi, sedye ile önce ileri ana kampa sonra da ana kampa indirildi. Öğrendiğimize göre beyin ödemi başlangıcı yaşamış ancak şu anda sağlığı gayet iyi imiş. Tüm bunlardan sonra 7000 metredeki kamp yerimize ulaşmış olduk. Daha önceden Şerpa?ların oraya bizim için bıraktığı çadırları kurup yerleştik. Kızlar, dört kişi bir çadırda, oğlanlar da üçer kişiden iki çadırda, toplam üç çadırdan oluşuyor 7000 metre kampımız.Önemli bir yükseklik olmasına rağmen ilk geceyi oldukça sorunsuz geçirdik. Ertesi gün öğlene kadar çadırlarda oyalanıp öğleden sonra biraz daha yükselmek üzere yola çıktık. Kuzey boynundan sonra ilk etap 500 metrelik dikçe bir kar kulvarı, hemen sonrasında ise zirveye kadar süren kayalık etaplar başlıyor. Uzaktan göründüğü kadarıyla zirveye giden bu yol çok ürkütmedi bizi, elbette uzun, yorucu ve yüksek ama yapamayacağımız iş değil sonuçta! Bizim alışma yükselmemiz sırasında bir de Türkiye ile canlı bağlantı yaptık! Tam o sıralarda hava bozdu, tipi başladı, biz de çadırlara geri döndük. 26 nisan gecesini de kar yağışı altında 7000 metrede geçirdik. 27?sinde sabah hava açık idi, hem yağmış olan karın yerleşmesini hem de bu arada aşağıdan rotaya ekiplerin girmesini bekledik. Öğleden sonra da toparlanıp aşağıya indik.
Tırmanışımızın ilk aşamasını böylece tamamlamış oluyoruz. On beş günü aşkın süredir 6400 metrede yaşıyoruz, 7000 metreye iki kez çıktık, sonuncusunda iki gece geçirdik ve 7300 metreye kadar yükseldik. Artık biraz dinlenmeyi hak ettik! Bugün ana kampa iniyoruz, bir kaç gün dinlenip kendimize geleceğiz. Kim bilir belki biraz temizlenme olanağı da buluruz!!

30.Nis
Ana kamp
İki gündür ana kamptayız, yiyoruz, içiyoruz (zira burada bira olanağımız var!),dinleniyoruz. 5200 metredeyiz aslında, yani hiç de azımsanacak yükseklik değil. Yine de son on beş günlük yüksek yaşantımızdan sonra burası çok iyi geldi bizlere. Bir iki gün sonra yeniden yola koyulacağız, o zamana kadar her yönden toparlanmaya çalışıyoruz. Ana kampa inerek, ekibin 12. kişisi, yani belgesel sorumlumuz Mustafa Temiztaş ile de buluşmuş olduk. Belgesel filmimize ilişki, elimizdekileri toparlama olanağı olacak bu günlerde. Dinlenmenin yanı sıra, temizlenme olanağı anlamına da geliyor ana kamp. Hepimiz günlerdir ilk kez yıkandık örneğin. Büyükçe ve ayakta durulabilecek yükseklikte bir çadır kuruluyor, sıcak su büyük bir torbaya doldurulup, çadırın içinde bir direğe asılıyor. Her an suyun bitmesi ve sabunlu kafayla ortada kalmak, havanın bozması ve titreyerek sıcak bir köşe aranmak, temiz kalmış son giysiler arasında en kritik olanını çadırda unutmuş olmak gibi tehlikeler altında artık ne kadar huzurlu yıkanılırsa! Yıkanmanın ötesinde başka temizlik etkinlikleri de oluyor tabii. Örneğin Mustafa ve Haldun fazla saçlarından, sakallarından kurtuldular. Serkan saçları bırakıp, sakalları ile yetindi.
Ancak ana kamp günlerinin en önemli olayı Elif?in büyük kökten kararı oldu. Upuzun ve gür saçların kesilmesi! Tırmanış sırasında saçlarıyla büyük mücadele vermiş olan Elif, kontrolü eline alıp fazla saçlardan kurtulmaya karar verdi. Bu zorlu işi, son derece başarıyla sonuçlandıran ise, bir Tibet kasabasında bakkal dükkanı olan Doma Teyze oldu! Makas satın almak için uğradığımız dükkanında karşılaştığımız Doma Teyze, kendi evinden getirdiği kocaman çelik makasıyla Elif?in saçlarının köyün meydanında sokakta, bir tabue üzerinde beceriyle kesiverdi. Elif bundan böyle yeni saç modeliyle hem değme kuaförlere örnek olacak hem de tırmanış boyunca rahat edecek artık!

05.May
İleri ana kamp

Geldik yine yüksek mekanımıza… Aşağıdaki mutlu günler kısa sürdü. Burada yeniden tırmanış planlarıyla, nefes alış verişlerle, günlük sıvı alım miktarlarımızla uğraşmaya başladık. Bu kez planlar biraz daha gergin. Artık her tırmanış zirveye doğru! Hesaba katmamız gereken pek çok şey var. Bir kere daha önceden hiç de alışık olmadığımız oksijen tüpleri girdi işin içine. Tüm tüplerimiz ileri ana kampa ulaştı, şimdi yavaş yavaş üst kamplara taşınmaları gerekiyor. Tüpler yukarı taşınmadan önce her birimiz teker teker maske ve regülatörlerimizi denedik. Tüplere regülatör takıp çıkarma işi biraz meşakkatli, iyi öğrenmek gerek. Bir de maskeleri yüzlerimize iyi yerleştirmeyi başarmamız gerek. Balaklava, kar maskeleri ve oksijen maskesi hepsi bir arada aynı surata biraz zor yerleşiyor! Oksijen kullanımı ve hesaplamasının yanı sıra, tırmanış ve üst kamp kullanım planını da iyi oturtmak gerek. 7900 ve 8300 metrelerde üst kamplarımız olacak. Buralarda çadır yerleri sınırlı o yüzden biraz sıkışık geçireceğiz oradaki geceleri. Tırmanış planına gelince, hepimiz aynı gün tırmanış yapıyor olacağız ancak yine de ikişerli gruplar halinde hareket edeceğiz. Bunun da planlamasını yapmak gerek. Tüm bunlar için bugün bir iki toplantı yapacağız.
Bu arada artık ileri ana kampta da sürekli ensemizde kamera dolaşmaya başladı, sonunda! Mustafa Temiztaş da 6400 metreye geldi bizimle. Büyük olasılıkla Türkiye?nin en yükseğe çıkmış kameramanı oldu dün itibariyle!!
Bu akşam bir toplu doğum günü kutlaması yapacağız. 3 Mayıs Mustafa Temiztaş?ın, 5 Mayıs Soner?in, 8 Mayıs Mustafa Cihan?ın yaş günü çünkü. Aman onlara söylemeyin, akşamki kutlama sürpriz olacak!!
Son not: Muharrem Ertunç, tüm ekibin sana selamı var öğrencilerine ilet bizim için!!

09.May
İleri ana kamp

İki gün önce 6400?e döndük. Bu kez tırmanışın zorluğunu hemen tüm yönleriyle görmüş olduk. 7000 metre kampı ile bir sonraki kamp olan 7900 metre kampı arası gerçekten yıpratıcı bir tırmanış gerektiriyor. Uzun ve dik kar kulvarı, her adımda daha da azalan oksijen yoğunluğu ile insanı zorluyor. Kısacası bir kez daha dünyanın en yükseğine tırmanıyor olduğumuzu iyice anladık. Ekipten üç kişi 7900 kampına ulaştı, onun dışında geri kalanların çoğu da 7500 civarına ulaşmış oldu. Tırmanışı tamamladıktan sonra 7000 metreye geri dönüp, bir gece daha yatıp ertesi gün ileri ana kampa indik.
Önümüzdeki günleri dinlenerek ve hava durumunu gözleyerek geçireceğiz. Bizler ve hava hazır olduğunda, artık zirve denemesi için koşullar tamamlanmış olacak. Rota ve yüksek kamp yerleri şu an için hazır durumda. Yani sabit hatlar zirveye kadar ulaşmış, kamp yerlerine çadırlar bırakılmış, oksijen tüpleri 8300 metreye biriktirilmiş durumda. Planımız kısaca şöyle. Ekip ve hava hazır olduğunda önce 7000 metre Kuzey boynuna ulaşmak, ertesi gün 7900 metre kampına çıkmak. Sonraki gün 8300 metreye ulaşmak. Bu aşamadan sonra oksijen desteğine ihtiyaç duyacağımızı tahmin ediyoruz. Bu yüzden 8300 metre kampında geçireceğimiz saatlerden itibaren destek oksijen kullanmaya başlayacağız. Ekipten oksijen desteği olmadan tırmanışı deneyecek olanlar da bu aşamada belli olacak. Daha önce de defalarca tekrarladığımız gibi, bu kararda temel önceliğimiz ekibin tümünün güvenliği. Eğer oksijen desteksiz tırmanma kararı ekibin geri kalanının tırmanışını riske sokacak bir hal alırsa, önceliğimiz güvenli bir şekilde zirvenin gerçekleştirilmesi olacak. 8300 metrede bir kaç saat geçirdikten sonra, gece yarısı zirveye doğru yola çıkacağız.
Gerçekten zorlu bir kaç gün anlamına geliyor tüm bunlar. Çok iyi dinlenmeli, çok iyi beslenmeli, zihinsel olarak çok iyi yoğunlaşmalıyız. Beslenme kısmına bugün Çinli ekipten destek aldık bile, öğlen yemeğine Çin kampına davetliydik, güzelce sohbet edip Çin yemekleri yedik. Dinlenme kısmını da çadırlarımızda hallediyoruz. Esas önemli kısma, yani zihinsel hazırlığa gelince işte o noktada sizlerin de desteğine gereksinimimiz olacak…

11 Mayıs, saat 10:00
Saat, Nepal saatine göre 10.00, bir az sonra yola çıkıyoruz. Bu kez zirveye gidiyoruz. Çomolungma ile tanışabilmek için önümüzde zorlu bir kaç gün var. Zamanı geldi, hazırız, gerisi onun misafirperverliğine kaldı. Biz tırmanan on kişiyiz ama, her an yanımızda binlerce yürek attığını biliyoruz. Görüşmek üzere, hoşçakalın…

11 Mayıs, saat 17:00
Bugün, dostları zirve tırmanışına yolladım. Onlardan daha heyecanlı idim. Çomolungma?nın dostlarımızı kabul etmesini diliyorum. Sizlerden de bu 3 günlük zirve yolunda pozitif enerjinizi onlar ile paylaşmanızı rica edeceğim. Bu geceyi 7100 metredeki kamplarında geçirecekler. Bir saat önce yaptığım telsiz görüşmesinde ise Kamp 1?e vardıklarını öğrendim. Yarın sabah saat 8:00?de Kamp 2?ye hareket edecekler ve geceyi Kamp 2?de 7800-7900 metre dolaylarında geçirecekler.
Hakan Kocakulak

Not: Sayın Fikret Ünlü?nün duyarlı iletisi üzerine; ?dağcı? büyüğümüz Sayın Erdal İnönü?ye hastalığıyla mücadelesinde gücüne gücümüzü, kararlılığına kararlılığımızı katmak isteriz.

16.May
Merhaba değerli destek ekibimiz,

O kadar ilgilisiniz, o kadar desteksiniz ki bizlere, artık ufak açıklamalarla yetinemiyoruz. Başlangıçta özellikle ailelerin huzurunu bozmamak için can sıkabilecek aşamaları kısa geçiyor ya da değinmiyorduk. Fakat Everest projesinin boyutları artık ailelerin de desteklerinde bir parça daha derine, zora inmelerini gerektirecek hale geldi. Özellikle yakınların tahammül sınırlarında da zorlamaya ihtiyacımız var yani. Çünkü giderilmesi gereken çok fazla haklı merak var.

Hepinizin de yakından izlediği gibi zirve denememiz ileri ana kamptan 7000 metre kampına hareketimizle başladı, sonrasında planımız 7900 metre kampına ulaşmak idi ancak hava durumu yüzünden bu plan bir gün aksadı. Bu arada Suna Mustafa ve Meltem?deki üst solunum yollarına bağlı rahatsızlıklar yüksekliğin de etkisiyle ilerlemiş idi, onların daha ciddi sorunlar yaşamadan dönmesinin iyi olacağına karar verildi. Havanın düzelmesi ile 7900 kampına kalan ekip ulaştı. Bir gün sonra da 8300 kampına hareket edildi.

Tırmanış günü;

Zirve tırmanışı başlangıç kampı 8300 mt. dir. Ancak burası tam bir kamp sayılmaz saat 16:00 gibi ulaştığımız kamp yerinden zirve tırmanışı için 22:00 de ayrıldık. Bu aşamadan sonra tırmanışta herkes planlandığı gibi kendi temposunda, ancak Şerpalar dahil büyükçe bir ekip halinde ilerlenildi. En sondan gelecek iki kişi planlandığı gibi Bora ve Serhan oldu. Kimse daha geride kalmadı.

Elif, Soner, Burçak, Haldun, Serkan oksijen desteği ile Bora ve Serhan oksijensiz tırmanış denediler ancak Serhan ve Bora için herhangi bir aksilik anında kullanılmak üzere oksijen vardı.

Tırmanışın ilk saatleri çok süratli ve iyi gitti. Elif, Soner, Serkan, Haldun, Burçak, Bora, Serhan sırası ile tırmanıldı. 5 adet Sherpa aralara serpişmiş şekilde tırmanıcıların fazla oksijen tüplerini taşıyordu. 4 Sherpa ise planımız gereği en arkada güvenlik tüplerini taşıyorlardı. Saat üç sularında Sherpa telsizlerinde telaşlı konuşmalar geçti. Bora ve Serhan yavaş ilerleyebildikleri için ve arka Sherpa gurubu ile birlikte hareket ettiklerinden olaylardan haberdar oldular. Burçak, 8600 mt deki ?Second Step? adı verilen zorlu geçiş sırasında, büyük olasılıkla aşırı yorgunluk ,uykusuzluk ve solunan oksijen oranının değişkenliği yüzünden bayılmış idi. Burçak?ın önünde ilerleyen Serkan ?Second Step? dönemecini geçtiğinden olaydan haberi olmadı. Lakpa Sherpa ve diğer Sherpalar ilk müdahaleyi yapıyorken Bora ve Serhan olay yerine ulaştı. Burçak?a müdahale toplam 2 saat kadar sürdü. Sonunda ayağa kalkabildi ve destek ile yürür hale geldi.Burçak?ta gözlenen süratli düzelme nedeni ile üst ekibe zirveye ulaşana kadar haber verilmedi. Üst ekip zirveye Elif, Soner, Haldun ve Serkan sırası ile ulaştılar. Burçak; Bora, Serhan ve Furuwa ve Dawa Sherpalarca aynı gün 6400 mt ileri ana kampa yani doktor müdahalesine kadar indirildi. Şu anda ekipte basit boğaz ağrıları ve burun akıntıları dışında kimsenin ciddi rahatsızlığı yok.

Sevgili Uğur Uluocak?ın vurguladığı gibi dağcılık riskleri kontrol etme sporudur. Yaşadığımız ufak kazanın değerlendirmesini önemli bir riskin kontrol altına alınması olarak yapıyoruz.

Şimdi ekibin içi çok rahat. Önceliklerimizin çok önemli bir kısmını tamamladık. Ülkemize elimiz boş dönmeyeceğiz. Ancak vaktimiz var ve hala sonuçlanmamış planlarımız kaldı. Bunlardan biri ekibin tümünün zirveye ulaşması diğeri ise zirveye oksijen desteği olmadan ulaşmak. Kalan 15 günlük süre içinde, ekip önce dinlenecek ve sonra ikinci deneme için yola çıkacak.

21 Mayıs,
İleri Ana Kamp,
Serhan, Burçak, Meltem, Suna, Mustafa ve Bora?dan oluşan 6 kişilik ekibimiz, bu sabah ikinci ve son deneme için Kuzey Boynu?na hareket etti. Soner, Elif, Mustafa (Temiztaş) ve ben arkadaşlarımızı kucaklayıp, uğurladık. Akşam üzeri yaptığımız telsiz görüşmesi sonrasında kampa vardıklarını öğrendik. Şu an kampta dinleniyorlar ve yarın için hazırlık yapıyorlar. Yarın sabah saat 8:00?de Kamp 2?ye 7800 metreye hareket edecekler.

Hakan Kocakulak

22 Mayıs,
İleri Ana Kamp,
Ekip bugün sabah 10:00 gibi Kamp 2?ye hareket etti. Biraz önce saat 18:00 dolaylarında telsiz görüşmesi gerçekleştirdik. Sesleri gayet gür ve güçlü geliyordu telsizden. Tüm ekip olarak Kamp 2?ye varmışlar. Yarın için dinleniyorlar çünkü yarın uzun bir gün olacak. Önce Kamp 3?e gidecekler 8300 metreye, akşamında da zirve tırmanışına başlayacaklar.

Dün iki şerpamız ekip ile gitmişti bugün diğer iki şerpamızı daha yolladık. Önden giden ekip yukarıdaki oksijen tüplerimizi kontrol etti. Tabii ki bir kısmı çalınmıştı. Biz de sabahleyin kampları dolaşıp oksijen tüpü satın aldık ve bugün giden şerpalarla yolladık.

Etkinliğin sonlarına doğru artık yemeklerin cılkı çıkmış durumda. Fakat öğlen yemeğinde, Elif Türkiye?den getirdiğimiz kavurma ile bizlere kavurmalı yumurta yaptırdı. Resmen tabağı yedik sonunda. Türkiye?nin yemekleri artık gözümüzde tütüyor. Bütün muhabbetler eninde sonunda, yemek hikayeleri ve yemek tarifleri ile bitiyor.

Hakan Kocakulak

23 Mayıs,
İleri Ana Kamp

Saat 21:30
Merhabalar,
Ekip saat 21:15 gibi zirveye doğru tırmanışa başladı. Yeni gelişme olduğunda sizleri bilgilendirmeye çalışacağız. Hepimize ve tırmanan ekibe kolay gelsin.

Saat 16:00
Ekip Kamp 3?e saat 15:00 itibari ile vardı. Akşam saat 21:00 gibi zirve tırmanışı için hareket etmeyi planlıyorlar. Bu saate kadar ise gün boyunca yürüyüş sırasında kaybettikleri sıvıyı geri almaya çalışıp, dinlenecekler. Hava durumu açık ama rüzgar var. Hava durumuna göre bu gece ve yarın sabah rüzgar şiddetini azaltıyor. Umarım hava durumu tahminler gibi gerçekleşir.

Hakan Kocakulak

24 Mayıs,
İleri Ana Kamp

Saat 05:30
Ekip şu an zirvede? Saat 05:00 itibari ile ekibimizin tamamı, 3 şerpa ile beraber zirveye ulaştı. Şimdi arkadaşlarımızın sağ salim yanımıza dönmelerini bekliyoruz. Henüz sevinmek için erken. Temkinliyiz. Arkadaşlarımız aşağı kamplara indikçe sizleri bilgilendirmeye çalışacağız. Hava durumu açık ve durağan.

Saat 10:20
Ekibin tamamı Kamp 3?e ulaşmış durumda. Burada bir miktar dinlendikten sonra inişlerine tekrar başladılar. Plan, bugün İleri Ana Kamp?a kadar inişlerine devam etmek. Ancak hava koşulları ve yorgunluk durumları, daha çok bunu belirleyecek. Hava durumu açık ve durağan ancak yer yer hafif bulutlanma başladı.

Saat 11:55
Ekip Kamp 2?yi de geride bıraktı, inişine devam ediyor. Hep birlikte hareket ediyorlar, durumları çok iyi. Hava durumu açık ve durağan ancak, yer yer hafif bulutlanma var.

Saat 13:55
Ekip Kamp 1?e Kuzey Boynuna?na ulaştı. Tempoları çok iyi bir kaç saate İleri Ana Kampa ulaşmalarını bekliyoruz. Birazdan Elif ve Soner ekibe eşlik etmeye yola çıkacaklar.

Saat 17:35
Heyyo, artık sevinme sırası bende, çünkü ekip kampa sağ salim döndü. Sizlerin tebrik, mutluluk mesajlarınızı okurken stresten sevinememiştim. Ama şimdi, uzun zamandır ilk defa sevinç göz yaşı döktüm, arkadaşlarımızı karşılarken.
Hakan Kocakulak

25.May
İleri ana kamp
Bitti.Dün ekibin geri kalan altı kişisi de zirveyi yaptı ve hedeflediklerimizi tamamlamış olduk. Türkiye?den Everest?e ilk kez bir takım tırmanışı düzenlemiş ve takımın tümünün zirveye ulaşmasını başarmış olduk. Dünyanın zirvesine Türkiye?den ilk kadın tırmanışını hem de dört kadın dağcının zirveye ulaşması ile başarmış olduk. En önemlisi tüm bunları tamamladıktan sonra, iki buçuk ay gerilim ve ağır fiziksel etkinlik içerisinde olmamıza, çeşitli sorunlar, belirsizlikler, rahatsızlıklar yaşamamıza, taşıdığımız sorumlulukların ağır yüküne rağmen hala yine takım olarak, geldiğimiz gibi bir arada dönüyor olmayı başardık.

Tüm bu başarılardan böylesine rahat söz edebiliyor olmamız böbürlenmekten değil, bunları aslında çok büyük bir ekip olarak sizlerle gerçekleştirmiş olmamızdan kaynaklanıyor. Günlerce süren hazırlık ve uyum sürecinde de, ilk zirve denemesinde de, tüm gerilimine rağmen ikinci zirve denemesinde de sonuna kadar desteğiniz bizimleydi. Everest üzerinde bugüne kadar bu kadar kalabalık bir ekip hissetmemiştir eminiz.

Şimdi, toparlanma ve daha aşağılara inme zamanı. Türkiye?ye dönüşe kadar buralarda biraz daha zamanımız var. Öncelikle bizlerle burada buluşacak dostlara kavuşmayı dört gözle bekliyoruz, sonrasında da elbette memleket dönüp ekibin geri kalanıyla buluşmayı…

O zamana kadar günlük haberleri ve fotoğrafları göndermeye devam edeceğiz. Ancak sıcağı sıcağına başarımızın arkasındakilere teşekkürlerimizi iletmek istiyoruz.

Sonra, Türkiye Everest ekibinin bu kadar büyük olmasını sağlayan görünmez kahramanları da sizlere tanıtmak ve teşekkürlerimizi iletmek isteriz:
2006 Türkiye Everest tırmanışını binlerce kişinin gün gün izlemesine olanak sağlayan www.2006everest.org sitesinin emekçileri, Sertan Girgin, Elif Tülay Kuş, Selin Poçan, Volkan Koç;
Destekçimiz Petrol Ofisi ile ilişkimizi sürdüren, basınla iletişimi kuran, ailelerimizi biran olsun habersiz bırakmayan, ve daha bir çok başlıkta işlerimizi kolaylaştırıp bu tırmanışı olanaklı kılan dostlarımız 2006 Everest tırmanışı Türkiye Koordinasyon Grubu, Mete Hacaloğlu, Cem Baytok, Pınar Aydın, Ayhan Özel, Erdem Tuç;
Tıbbi olarak hemen her tür konuda, her koşulda, her saatte sıkça arayıp danıştığımız, bizi hiç bir zaman yanıtsız bırakmayan Gürkan Özel ve Dr. Betül Akbuğa;
Tüm tırmanış boyunca her tür gereksinimimiz karşılamak üzere ilaç ve tıbbi malzeme desteği sağlayan Emel Kocakulak, Mine Kurtay, Gül Aksoy;
Günlük hava tahminleri ile tırmanışlarımızı planlamamızı sağlayan, Dr. Öznur Oğuz Kuntasal Prof. Gürdal Tuncel, Meteoroloji Genel Md. Sayısal Tahmin Müdürü Fatih Büyükkasabbaşı. Bilgilendirici mesajları ile Prof. Ahmet Cemal Saydam;
Buradaki enerji kaynaklarımızın oluşmasında ve sürekliliğinin sağlanmasında çok önemli desteği olan Vedat Gün;
Tırmanışımızı ve takımımızı daha en başından karşı karşıya kaldığı sahipsizlikten kurtarıp, ulusal nitelik kazanmasına yardımcı olan Ankara Dağcılık İl Ajanı Mehmet Somuncu;
ODTÜ?lü sporculardan oluşan takımı, Üniversitenin sahiplenmesine aracı olan, ODTÜ 50 yıl etkinlikleri kapsamında tırmanışın yer almasını sağlayan Prof. Bilgehan Ögel;
Tırmanışa hazırlanmamızda büyük önemi olan antrenmanlarımızı gerçekleştirdiğimiz yerler, ODTÜ spor tesislerinde bize her tür kolaylığı sağlayan ve destek olan, başta Spor Müdür Şahin Oğuz ve diğer çalışanlar;
Belgesel çekimlerimizin önemli malzemelerinden kafa kameralarının imalatında bize yardımcı olan Hasan Gergin ve Erol Bey;
Yine belgesel çekimlerinin vazgeçilmez malzemesi, ses ekipmanlarını sağlayan Sorgun Akkor ve ses teknikleri konusunda bizleri bilgilendiren İsmail Karadaş;
Ve tabii sizler, gün gün bizleri izleyip herşeye rağmen her an yanımızda olan www.2006everest.org sayfasının sahipleri;

Hepiniz sağolun, iyi ki varsınız, başka türlü bu Çomolungma bize izin vermezdi!

Yorum yapın

Daha fazla Seyahat Kitapları
Galata’dan Karaköy’e / Bir Liman Hikâyesi, Orhan Türker

Orhan Türker'in ilk defa 2000 yılında basılan Galata'dan Karaköy'e / Bir Liman Hikâyesi adlı kitabı, okuyucuya iyi düşünülmüş bir kentsel,...

Kapat