Kentimi Okuyorum… / Çocuk Edebiyatında ?Tür? Yayıncılığı(?) – Hikmet Temel Akarsu

Konu bulma sıkıntısı çeken üçüncü sınıf gazeteciler mahsus ?Memlekette iyi şeyler de oluyor,? tümcesiyle yazıma başlamamdan dolayı benim de konu sıkıntısı çektiğim düşünülmesin. Belki başka alanlarda konu sıkıntısı çekilebilir ama bizim alanımızda; yani kitaplar konusunda bilakis bereket çağı yaşanıyor. Çok şükür memlekette kitap, hiç olmadığı kadar çok basılıyor. Biz edebiyat meraklıları sözcüğün tam anlamıyla darı ambarına düşmüş birer tavuk gibiyiz. Doyasıya tadını çıkarıyoruz bu durumun.

?Memlekette bu kez iyi olan şey? ise çocuk edebiyatındaki olağandışı hamleler. Gerçekten de bu alandaki gelişmeler başdöndürücü bir hal aldı. Bütün büyük ve ciddi yayınevleri çocuk edebiyatına ağırlık veriyor artık. Harika desenlerle süslenmiş, binbir buluş ve ilginçlik taşıyan sayısız eser her gün çocukların ve eğitimcilerin beğenisine sunuluyor. Belki bizlerin de dahil olduğumuz önceki kuşaklar okur kalitesi açısından çok parlak bir profil çizemedi ama, yeni yetişmekte olan kuşakların, sözkonusu çocuk kitapları sayesinde son derecede vasıflı olacağını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok. Görünen köy klavuz istemiyor.

Çocuk kitabı alanındaki göz kamaştırıcı gelişmeler sadece ciddi ve kaliteli yayınevlerinin hamlelerinden ibaret değil. Artık, ?tür? yayıncılığı diyebileceğimiz bir alandan seslenen ?özgün?(?) yayınevleri de devrede. Konuyu açalım. TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi geçtiğimiz yıl Uluslararası Mimarlık ve Çocuk Kongresi kapsamında bir edebiyat yarışması düzenledi. Yarışmanın adı: Kentimi Okuyorum idi. Sözkonusu yarışmada ben de jüri üyesiydim ve katılımcı yapıtları zevkle okudum. Yarışmada derece alan üç eser Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından kitaplaştırıldı. Görebildiğim kadarıyla Mimarlar Odası harika bir iş başarmış. Çünkü kitaplar mükemmel.

Bu değerli sivil toplum kuruluşu, entelektüel geleneklerinden aldığı kuvvetle, örnek bir tutum takınıp; siyasi klişelerin ötesine uzanarak, bilinçli ve nitelikli kentli bireyler yetiştirmek ve daha gelişkin bir toplum oluşturabilmek için sıfır noktasına kadar inmiş. Çocuklardan başlayarak bir mimari kültür oluşturma çabasına koyulmuş. Bunu radikal bir girişimle başlatmış. Çocuk kitapları alanında mimarlık, kent ve çevre bilincine münhasır birinci sınıf bir ?tür edebiyatı? yarışması açarak ve daha sonra bu yarışmada ödül kazanan yapıtları kitaplaştırarak…

Mimarlar Odası Ankara Şubesi profesyonel bir yayınevi olmadığı ve çocuk edebiyatı ile kültürel amaçlarla ilgilendiği için, ihtimaldir ki dağıtımı kısıtlı olacak ve sizler bu kitaplara kolaylıkla ulaşamayacaksınız. Fakat ben kent bilincine önem veren eğitimci ve velilere bu kitaplara ne olursa olsun; Mimarlar Odasını aramak pahasına ulaşmalarını öneririm. Çünkü karşılığında alacakları ödül hiç de fena değil: Birinci sınıf çocuk edebiyatı.

Yarışmada ödül kazanan yapıtları kitaplaştırırken de son derecede özenli bir tavır içinde olmuş Mimarlar Odası. Kitaplar birinci hamur kağıda, özenli bir edisyon ve Tan Oral?ın desenleriyle basılmış. Kapaklar ise birinci sınıf. İnsanda okuma arzusu uyandıracak türden.

Yarışmada Hatice Seza Aksoy?un Başodanın Gizemi adlı eseri birincilikle ödüllendirildi. Başodanın Gizemi ustalıklı bir dille yazılmış, başarılı bir uzun öykü ya da kısa roman. Yazar, yarışmanın şartnamesine mükemmel servis veren kentsel betimlemeler ve mimari kurgular yapmayı başarıyor. Kentsel alana el atışı çok başarılı. Öyküde Gaziantep, sadece bir tur operatörünün yapabileceği gibi anlatılmıyor, adeta bir dokumacı gibi ilmik ilmik örülüyor. Eser, kimi zaman mitolojik ve antik, kimi zaman tarihsel betimlemeler ve göndermelerle çocukları eğlendirirken öğretici olmaya da çalışıyor. Mimarlık ve şehircilik kavramları ile çocukları tanıştırmaya, yakınlaştırmaya çabalıyor. Gerek mimarlık ve şehircilik sanatlarını kutsaması, gerekse de kıvrak anlatım dili dolayısıyla ilgi derliyor.

İkinci gelen eser ise Nilgün Kara Babacan?a ait Başkalarının Hikayeleri. Nilgün Kara Babacan bildik çocuk edebiyatının ötesinde bir iş yapmaya çalışmış eserinde. Klasik yöntemlerle drama kurmak ve öykülemek yerine çocukları aktif bir şekilde kitabın içine katacak değişik bir teknik uygulamış. Bu sayede pekçok kentsel kavram ve tutum hakkında eğitsel bir materyal yaratmış aynı zamanda.

Yarışmada üçüncü gelen Yeşil Gözlü Kız ise açıkça ifade edeyim ki benim birincimdi. Derece kazanan yapıtların hepsi çok güzel olmakla birlikte, dramatik kurgu, karakter yaratmak, öyküleme teknikleri ve dilsel beceri konusunda tutkulu yaklaşımlar içinde olan benim gibi edebiyatçılar açısından bakıldığında Yeşil Gözlü Kız dört dörtlük; çok güçlü ve etkileyici bir çocuk romanıydı. Fakat jürinin nihai kararı başka yönde tecelli etti.

Azeri yazar Reyhan Şıhlinskaya tarafından kaleme alınan ve tecrübeli çevirmen Yasemin Bayer tarafından Türkçeye aktarılan Yeşil Gözlü Kız, bir öykünün ötesine taşarak, tüm dünya ölçeğinde, nitelikli bir çocuk kitabı olarak değerlendirilebilecek yetkinlikte ve ustalıkta yazılmış, çok kaliteli bir bilim-kurgu romanı. Eser, dramatik kurgunun ustası kalemler tarafından ele alınmış, keza yazınsal ustalık ve cerbezeli bir dil ile dokunmuş. Eser boyunca heyecan unsuru ayakta tutulmuş, didaktik olmadan çocuklara yüce duyguları aşılamak maharetle başarılmış. Mekan ve zaman kavramlarına apayrı bir bakış getirmesi, dünyadaki yaşamımıza eleştirel bakarken aynı zamanda sevgiyle de hemhal olabilmesi, geleceğin kimi zaman ?distopik? çoğu zaman da ?dramatik? dünyasından söz açarken sıkıcı olmamayı başarması eseri yükselten ögeler. Mekan ve zaman kavramına getirdiği sorgulayıcı bakış, eseri mimarlar için ilginç bir hale de getirmektedir.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi?nin kent bilinci ve duyarlılığı yüksek bireyler yetiştirmek için düzenlediği bu yarışmada ödül kazanan yapıtları eğitimciler ve velilere öneririm. Daha önemli önerim ise ?tür yayıncılığı?nın gelişmesi için benzer kuruluşlara… Mimarlar Odası Ankara Şubesi?nin düzenlediği yarışma benzeri yapıtları edebiyatımıza kazandırmak için girişimde bulunacak benzer kuruluşlar edebiyatın yepyeni alanlarına ?terranova?larına bizleri götürebilirler.

Bildik tekdüze edebiyat piyasasına özgün ve güçlü bir katkı olmaz mı bu tür girişimler?…

(Bu yazı, Birgün Kitap?ın 29 Mayıs 2010 tarihli nüshasında yayınlandı.)

Yazan: Hikmet Temel Akarsu
htakarsu@gmail.com ? www.myspace.com/hikmettemelakarsu
İstanbul, 20 Mart 2010

Kitapların Künyeleri

Başodanın Gizemi,
Hatice Seza Aksoy,
Uzun Öykü ? 54 Sayfa
Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yayını / Çocuk Kitapları Dizisi

Başkalarının Hikayeleri,
Nilgün Kara Babacan,
Özgün Öykü ? 70 Sayfa
Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yayını / Çocuk Kitapları Dizisi

Yeşil Gözlü Kız,
Reyhan Şıhlinskaya,
Aktaran: Yasemin Bayer,
Roman ? 111 Sayfa
Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yayını / Çocuk Kitapları Dizisi

Yorum yapın

Daha fazla Çocuk Edebiyatı, Makaleler
Franz Kafka: Şato – Süleyman Deveci

Praglı Franz Kafka denilince akla her şeyden önce Max Brod adı gelmelidir. Zira onun bu arkadaşı olmadan ne edebiyatçılar ne...

Kapat