Kırık Taşlar – Herakleitos

Diyalektik düşüncenin kökenleri açısından Hegel?e olduğu kadar Marx?a da esin veren Herakleitos?un Doğa Üzerine adlı yapıtından günümüze kalan Parçalar?ı, şair Alova?nın şiir diliyle yaptığı çeviriyle sunuyoruz. Alova?yı Parçalar?ı Kırık Taşlar başlığı altında bir araya getirerek çevirmeye yönelten etkenlerin başında, Eski Yunanlı filozofun ateşe, suya, toprağa, güneşe ?çıplak akıl?la bakarak evrensel yasaları çözmeye çalışması, diyalektik düşünceyi gözlem yoluyla keşfetmesi, her şeyin sürekli bir akış halinde olduğunu sistemli bir biçimde açıklaması ve tüm bunları açıklarken birkaç sözcükte indiği o büyük derinlik gelmektedir.
Okur, Kırık Taşlar?ı ?çıplak akıl?la okusun, diyor Alova, tıpkı Herakleitos?un ateşi, suyu okuduğu gibi.

Karanlık bir adam: Herakleitos?tan Kırık Taşlar – Pakize Barışta
(21.09.2008 tarihli Taraf Gazetesi)

Tarihin en manalı ve aynı zamanda en trajik paradokslarından biri bu topraklarda yaşanmış; tarihin en büyük aydınlanmacılarından biri için karanlık (obscurus) tanımı yapılmış zira.
Yurttaşımız Herakleitos, insanla uğraşa uğraşa sonunda bir kaçkın olarak insanlardan uzaklaşmış, terk-i dünya eylemiş; ormana, doğaya sığınmış.
İnsanlar, hem de düşünen takımdan olanlar, onu bir muammacı olarak algılamışlar. Dediklerini anlayamayınca, bir öteki haline dönüştürmüşler onu.
Herakleitos, karanlık bir adam.
Zamanının ve o zamandan sonra gelen pek çok zamanın gerçek olarak addedilen pek çok şeyinin ve değerinin aslında gerçek olmadığını, sadece insanların algısında yanlış olarak yer aldığını söylemeye çalışmış çünkü.
Kimileri gerçekten anlamamışlar dediklerini, kimilerinin de işine gelmemiş.
Sonuç: o karanlık bir adam olmuş.
Sokrates bile, Herakleitos?un dediklerinin yarısını anlıyorum, geri kalan yarısını anlamak için de Deloslu bir dalgıç gerek diye buyurmuş.
Gün gelmiş ?binlerce yıl sonra- bu karanlık adamdan Hegel doğmuş, Marks biçimlenmiş.
Herakleitos?un insanlara ve topluma küserek kaçması ironik değil mi aslında?
Kırık Taşlar adlı kitapta, Herakleitos?un Doğa Üzerine adlı çalışmasından günümüze kalan Parçalar?ı var.
Herakleitos, durup dururken ortalığı niye karıştırmış peki?
İnsan, ortada hiçbir neden yokken niye huzurunu bozmak istesin ki? Ayrıca, varlıklı, aristokrat bir aileden olduğu da söylenir onun.
Herakleitos, insanlar için, tanrıların sırlarını değil, doğanın sırlarını çözmek istemiş.

?Öldüklerinde
ne bekledikleri
ne düşledikleri
şeyler bekler insanları?

Ne cennet, ne cehennem, ne melek, ne şeytan, ne huri, ne de gılman. Herakleitos, onları görememiş öbür alemde.
Bir şey arayacaksan, yapabileceğin tek bir şey var: ?Kendimi aradım? diyebilirsin ancak.
Tabii, huyun suyun buna müsaitse: ?Karakter insanın kaderidir,? der o; kaderini, ne yerde ne de gökte arama yani.
Herakleitos, tuhaf bir adam. Temennisi bile karanlık:

?Hep zengin kalasınız
ey Ephesoslular
belli olsun diye kötülüğünüz? demiş mesela.

Tarihte bundan daha anlamlı bir beddua var mı acaba?
Herakleitos, Homeros?a karşı da çok acımasız; idealizmin kaynaklarından birine saldırmaktan çekinmiyor hiç: ?Yanılıyordu Homeros derken: // Şu çekişme ortadan kalksa / tanrılar, insanlar arasında // Uyum olmazdı müzikte / yüksek ile alçak olmasa / Canlılar olmazdı / dişiyle erkek olmasa? diyor.

Homeros diyalektiğin babası. Hayatını Ephesos?ta geçirmiş. İsa?dan önce yaklaşık 540?da doğmuş.
Herakleitos?un önemi, insanlara mutluluk için çelişkisiz bir dünya aramaları yerine; bir dizi çatışmanın içinde yer alacaklarını, uyumun ancak bu çatışmalar sonucunda elde edilebileceğini öğretmesindedir:

?Bilmezler ki / Nasıl uyuşur karşıtlar / Uyumu / karşıt / gerilimlerin / Yay ile lir gibi /? der Herakleitos ve noktayı da koyar:

?Karşıtımız iyi bize?.

Ama her şeyden önce, bize değişimi öğretir o; hareketsizliğin peşine düşmek salakların işidir ona göre. Değişim, hiçbir biçimde sanıldığı gibi engellenemez. Erdal Alova?nın düzenlemesiyle: ?İki kez / giremezsin / aynı ırmağa? der.

Biz, bu karanlık adamdan, değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu öğrendik.
Herakleitos?un, adı bilinen, ama bütünüyle ortada olmayan kitabı Doğa Üzerine, üç bölümden oluşuyor: Evren, Siyaset, Teoloji. Büyük filozof, söylendiğine göre kitabını Ephesos?taki Artemis Mabedi?ne adamış ve korunması için oraya bırakmış. Doğa Üzerine?nin yazı üslubunun oldukça kapalı olması, pek çok şifreye sahip olmasının nedeni, yine söylentilere göre Herakleitos tarafından düşünülmüş bir tür koruma; filozofun bu yola başvurmasının nedeni, yazıya dökülmüş düşüncelerinin halk tarafından küçümsenmesi ve bu nedenle de manasının yok edilme ihtimaline karşı bir korumadır. Toplum içinde yüksek konuma sahip, onu anlayabilecek insanların anlayabilmeleri için kapalı bir üslup seçmiş Herakleitos; bu kapalı üslup nedeniyle de ona karanlık filozof damgası vurulmuş zaten.
Karanlık, küskün, münzevi filozof ?ki, ölümüne de insanlardan kaçışı neden olmuştur- tarihin en çok haksızlığa uğramış düşünürlerinden biri.
Çünkü o her şeye, ruha bile çıplak akılla bakmış.

Kitaptan bir bölüm
I
Her zaman var olsa da Logos
insanlar kavrayamıyorlar onu
duymadan önce de
bir kez duyduktan sonra da

Her şey bu Logos?a göre
olup bitse de
insanlar
hiçbir şey yaşamamış gibiler

Benim
her şeyi
doğasına göre ayırarak
ve nasıl olduğunu göstererek
açıkladığım
sözler
işlerde bile

Ötekilerse
bilmiyorlar yaptıklarını uyanıkken
uykudayken yaptıklarını
unuttukları gibi

II
Demek
izlemeli
ortak olanı
Ortak olsa da Logos
çoğunluk yaşar
kendine özgü
düşüncesi varmış gibi

III
Beni değil
Logos?u dinlemek
bilgelik

Uyuşmak
her şeyin
Bir olduğunda

Herakleitos, bilindiği kadarıyla, İÖ yaklaşık 540?ta Ephesos?ta (Efes) doğmuş, İÖ yaklaşık 480?de ölmüştür. Eski Yunanlı filozofun yaşamıyla ilgili pek az bilgi vardır. 3. yüzyılda yaşamış olan Diogenes Laertios, Ünlü Filozofların Yaşamları, Öğretileri ve Deyişleri Üstüne adlı yapıtında, Herakleitos?tan şöyle söz eder: ?Ephesoslu. Bloson (ya da, kimilerine göre Herakon) oğlu Herakleitos. Bu adam 69. Olimpiyat?ta 40 yaşındaydı. Son derece mağrur, tepeden bakan biri olarak yetişmişti. ?Çok bilmek öğretmez akıllı olmayı. Öğretse Hesiodos?la Pythagoras?a öğretirdi, bir de Ksenophanes?le Hekaitos?a…? dediği kitabından da anlaşılabileceği gibi… Sonunda, bir insan kaçkını olarak dünyadan elini eteğini çekti, dağlarda ot ve bitki yiyerek yaşadı. Ama bütün gövdesini ödem kaplayınca kente indi ve hekimlere, bir şaşırtmacayla, yağmurlu bir havayı kurağa çevirip çeviremeyeceklerini sordu. Hekimler bir şey anlamayınca, kendini bir gübreliğe gömdü. Gövdesindeki suyun gübrenin sıcaklığıyla buharlaşacağını umuyordu. Ama bu bir sonuç vermedi ve altmış yaşında öldü…?

Kitabın Künyesi
Kitap adı: Kırık Taşlar
Yazar : Herakleitos
Çeviren: Erdal Alova
Yayına Hazırlayan: Celal Üster
Can Yayınları
Yayın tarihi : 2008
Sayfa sayısı: 176

Yorum yapın

Daha fazla Felsefe
“Ey Özgürlük!”/ Hürriyet (*) – Nejdet Evren

Bireysel ve toplumsal yönlerden özgürlük, aydınlanma dönemi ile başlayan düşünce fırtınasına bağlı olarak her yönden ele alınmaya başlanmış ve haklar...

Kapat