“Mösyö- Hanefi Avcı’nın Yazmadıkları” adlı kitabının önsözünü Asım Bezirci’den aşırdığı (intihal) için özür dileyen Baransu bir gafa daha imza attı.

“Mösyö- Hanefi Avcı’nın Yazmadıkları” adlı kitabının önsözünü Asım Bezirci’den aşırdığı (intihal) için özür dileyen Baransu bir gafa daha imza attı.
Taraf’ın “elemanı” Mehmet Baransu’nun “Mösyö- Hanefi Avcı’nın Yazmadıkları” adlı kitabının önsözünün, Asım Bezirci’nin “Orhan Kemal” kitabından birebir aynı çıktığını dün Medyatava sitesi haberleştirmişti.
Medyatava’nın ortaya çıkardığı intihalden dolayı Medyatava’ya bir açıklama göndererek özür dileyen Baransu, yeni bir gafa imza attı. Haber şöyle:
“Önsözde ki alıntının, sizin de iddia ettiğiniz gibi Asım Bezirci?ye değil, onun da kitabında kaynak olarak yer verdiği S. Günay Akarsu?nun Milliyet?te ki 16.10.1969 tarihli yazısına ait olduğunu gördüm. Alıntı yaptığım bölümün de Akarsu?ya ait olduğunu o an fark ettim.”

Önsözü yazarken, birebir aldığı yazının kime ait olduğunu bulamadığını belirten Baransu, açıklamasında bakın nasıl bir skandala daha imza attı:

“Öncelikle kaynakçasına ulaşılamayan bu küçükte olsa editöryal hatadan dolayı Sayın Akarsu?dan ve okuyucularımdan özür dilerim.”

İşte bu sözler Baransu?nun nasıl bir gazeteci olduğunu ortaya koydu. Baransu, tiyatro eleştirmeni ve yayıncı olan Sabri Günay Akarsu?nun 1982 yılında aramızdan ayrıldığının farkında bile değildi. 28 yıl önce vefat eden Akarsu?dan özür diliyordu. Yani özür dilerken bile büyük bir gafa imza atıyordu.
(14.12.2010 tarihli www.odatv.com)

MEHMET BARANSU, KİTABINDA KAYNAK GÖSTERMEDEN ALINTI YAPTIĞI HABERİMİZE NE CEVAP VERDİ?
Baransu’dan ‘Mösyö – Hanefi Avcı?nın Yazamadıkları’ kitabının önsözünde Asım Bezirci’nin ‘Orhan Kemal’ kitabının bir bölümünün birebir aynısının kullanıldığı haberine yanıt geldi…

Baransu’nun Medyatava’ya gönderdiği cevap metni:

Mösyö – Hanefi Avcı?nın Yazamadıkları kitabımın önsözüyle ilgili sitenizde bir iddia ile yer verdiğiniz haberde, Asım Bezirci?nin hazırlayan olarak imza attığı Orhan Kemal isimli kitabının bir bölümünden alıntı yaptığım ve kaynak belirtmediğim belirtiliyor.

Öncelikle önsözdeki alıntının iddia edildiği gibi Asım Bezirci?ye ait olmadığının ve bir başka yazarın Bekçi Murtaza karakteri tanımlaması olduğunun -artık anlaşıldığı- şerhini düşmekte fayda var diye düşünüyorum…

Mösyö Hanefi Avcı?nın Yazamadıkları kitabıma önsöz yazarken, Hanefi Avcı?yı Orhan Kemal?in Bekçi Murtaza tiplemesine benzetmiş ve önsözü Bekçi Murtaza üzerine oturtmaya karar vermiştim. Bu tiplemeyle ilgili karakter tahlillerini, yorumlarını araştırırken önsöze alıntı yaptığım bölümün, tam da benim zihnimdeki tanıma uygun olduğunu görmüş ve önsöze konu etmekte bir mahsur görmemiştim.

İnternette yaptığım araştırmalarda bahsi geçen karakter ile ilgili tahlillere bakarken, alıntılamaya uygun bulduğum bu tanımlamanın kime ait olduğunu da açıkcası -net ve belirgin bilgi düzeyinde- bulamadığımı belirtmeliyim.

Sitenizde konuyla ilgili Asım Bezirci?ye ait olduğunu iddia ettiğiniz yazı üzerine kaynak olarak gösterdiğiniz linke tekrar tekrar baktım. Önsöz?e aldığım bu karakter tahlilinin kime ait olduğu verdiğiniz linkte de açıkcası anlaşılmıyordu. Bunun üzerine Tekin Yayınları?ndan 1984 yılında 2. baskısı yapılan ve piyasada yeni baskısı bulunmayan Asım Bezirci?nin derlediği Orhan Kemal isimli kitabı temin ettim.

Önsözde ki alıntının, sizin de iddia ettiğiniz gibi Asım Bezirci?ye değil, onun da kitabında kaynak olarak yer verdiği S. Günay Akarsu?nun Milliyet?te ki 16.10.1969 tarihli yazısına ait olduğunu gördüm. Alıntı yaptığım bölümün de Akarsu?ya ait olduğunu o an fark ettim.

Önsöz’ü yazarken, bu roman karakterinin tanımlanmasıyla ilgili kısa bölümü kimin yazdığını bulamamış olsam da, herşeye rağmen bu şık olmayan görüntünün oluşmaması için daha dikkatli olmam gerektiği noktasında hiç bir tereddüt taşımadığımı bilmenizi isterim.

Öncelikle kaynakçasına ulaşılamayan bu küçükte olsa editöryal hatadan dolayı Sayın Akarsu?dan ve okuyucularımdan özür dilerim.

Ancak unutulmamalı ki alıntı yaptığım bölüm yalnızca önsöz yani okurla girişte hasbihal içeren bir kaç parağrafı kapsamaktadır. Hanefi Avcı’nın “kitabında yazamadığı içerikler” ile ilişkili kesinlikle değildir! Bu yüzden Avcı’yla benzerlik kurduğum bir karaktere göndermeden öte bir anlam taşımamaktadır.

Eğer iddia edildiği gibi bir karakter tanımlaması değil de, bir kitaptan alıntı veya bir roman analizi yapılmış ve yine iddia edildiği gibi bir intihal söz konusu olsaydı yazının tamamının ön söze dahil edilmiş olması gerekirdi! Bu arada böyle bir yaklaşım sergilerken bahsi geçen bir kitabın içeriğinden değil de bir tahlil ve kıyas içeriği barındıran önsözden bahsedildiği de unutulmamalı!

Bu arada kitabımın içeriğine verebilecek cevabı olmayanların önsözdeki bir editöryal eksikliği; “mal bulmuş mağribi” gibi dillendirme arzularına ise sanırım zaman kendi akışı içerisinde gereken cevabı verecektir!
(13.12.2010 tarihli www.medyatava.com)
http://www.medyatava.com/haber.asp?id=74104&x=1

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
UNESCO: Türkiye’de 15 Dil Tehlikede

Tehlike altındaki diller atlasına göre üç dil, Ubıhça, Mlahso ve Kapadokya Yunancası zaten kayboldu. Çerkes dilleri ve Zazaca "güvensiz", 7...

Kapat