Negatif Diyalektik – Theodor W. Adorno

Negatif DiyalektikYirminci yüzyıl felsefesinin zirve kitaplarından Negatif Diyalektik, kaleme alınışının 50. yıldönümünde Şeyda Öztürk’ün müthiş emek ürünü çevirisiyle nihayet Türkçede.
Adorno kitabın amacını şöyle ifade ediyor: “‘Negatif Diyalektik’ tabiri, geleneği ihlal eder. Diyalektik, daha Platon’da bile, bir düşünme aracı olan olumsuzlama aracılığıyla olumlu bir şey üretme amacı taşırdı; sonraları bu olumluluk ‘olumsuzlamanın olumsuzlanması’ tanımında kısa ve kesin ifadesini bulmuştur. Bu kitap belirlenimden ödün vermeden diyalektiği bu olumlayıcı esastan kurtarmayı amaçlamaktadır”.

Kitabın giriş bölümünde felsefi deneyim kavramı açımlanırken, birinci bölüm, Almanya’da hüküm süren ontolojinin durumunu ele alıyor. Üçüncü bölümdeyse “negatif diyalektik modelleri” ayrıntılı olarak geliştiriliyor.
“Bir zamanlar miadını doldurmuş gibi görünen felsefe bugün hâlâ yaşıyor çünkü onu gerçekleştirme fırsatı kaçırıldı. Felsefenin dünyayı yorumlamaktan başka bir şey yapmadığı, gerçekliğe teslim olduğu için kendi içinde sakatlandığı yolundaki yüzeysel yargı, dünyayı değiştirme çabasının tamamen boşa çıktığı bir dönemde, aklın yenilgisinin kabulüyle aynı kapıya çıkar… Belirsiz bir zamana ertelenen pratik de halinden memnun spekülasyona karşı başvurulacak bir temyiz mercii olmaktan çıkmış, dönüştürücü bir pratiğin gerektirdiği eleştirel düşünceyi beyhude olduğunu ileri sürerek zapt etmek isteyen yetkili kişilerin bahanesi görevi görmektedir çoğunlukla. Felsefe, gerçeklikle bir olma veya gerçeklik üretmenin hemen arefesinde olma vaadini yerine getiremediği için kendini acımasızca eleştirmeye mecburdur.”
Bu acımasız eleştiriyi en ufak bir taviz vermeden yerine getiren kitap güncelliğini ve örnek değerini hiç yitirmeyecek.

OKUMA PARÇASI

Önsöz, s. 11-13

“Negatif Diyalektik” tabiri, geleneği ihlal eder. Diyalektik, daha Platon’da bile, bir düşünme aracı olan olumsuzlama aracılığıyla olumlu bir şey üretme amacı taşırdı; sonraları bu olumluluk “olumsuzlamanın olumsuzlanması” tanımında kısa ve kesin ifadesini bulmuştur. Bu kitap, belirlenimden ödün vermeden diyalektiği bu olumlayıcı esastan kurtarmayı amaçlamaktadır. Kitabın amaçlarından biri de paradoksal başlığının açımlanması olacaktır.
Yazar, başat felsefe tasavvurunda temel kabul edilen şeyi, bu tasavvurun bir temel üzerinde yükseldiğini varsaydığı çok sayıda şeyi etraflıca açımladıktan sonra izah edecektir. Bu da, hem temel kavramının eleştirisini hem de içerikli düşünceye öncelik verilmesini gerektirir. Bu düşüncenin hareketi, kendinin bilincine ancak ifası sırasında varır. Bu hareketin, gerçekleşmek için gereksinim duyduğu şey, tinin her daim yürürlükte olan temel kuralları uyarınca ikincildir.
Bu kitapta yalnızca yazarın maddi çalışmalarının metodolojisi sunulmamaktadır: Negatif diyalektik teorisine göre, o çalışmalarla bu çalışma arasında herhangi bir süreklilik söz konusu değildir. Gelgelelim, bu süreksizlik ve bu süreksizlikten düşünce adına çıkarılacak yönergeler elbette ele alınacaktır. Burada izlenen yöntem temellendirilmeyecek, gerekçelendirilecektir. Yazar, elinden geldiğince, kozlarını masaya açacaktır; ama bu kesinlikle oyunu oynamakla aynı şey değildir.
Benjamin 1937’de, Bilgi Teorisinin Meta-eleştirisi’nin yazarının tamamladığı kadarını —kitabın söz konusu versiyonunun son bölümünü— okuduğunda, somut biçimde felsefe yapabilmek için soyutlamanın buz çölünü aşmanın gerekli olduğu yorumunda bulunmuştu. Negatif Diyalektik şimdi geriye dönerek böyle bir yolun haritasını çıkarıyor. Somutlaştırma günümüz felsefesine çoğunlukla el altından sokulmuştur.
Buna karşın, bu büyük ölçüde soyut metin, yazarının somut yordamının açıklanışına olduğu kadar somutlaştırmasının sahiciliğine de hizmet etmek amacındadır. Mademki son zamanların estetik tartışmalarında “anti-drama”dan ve “anti-kahramanlar”dan bahsediliyor, her türlü estetik konudan uzak duran Negatif Diyalektik’e de anti-sistem adı verilebilir. Bu kitap, mantıksal olarak tutarlı araçlara başvurarak, birlik ilkesinin ve üstün kılınmış kavramın kadiri mutlaklığının yerine, böyle bir birliğin etki alanının dışında kalan şeyi koymaya çalışır. Yazar, kendi zihinsel itkilerine güvenmeye başladığından beri, öznenin gücünü kurucu öznellik safsatasında bir gedik açmak için kullanmayı görev bellemiştir; bu görevi daha fazla ertelememek niyetindedir. Saf felsefe ile somut içerik veya formel bilimsel alan arasındaki resmi ayrımı kati biçimde aşmak da, belirleyici saiklerinden biri olmuştur.
Giriş bölümünde, felsefi deneyim kavramı açımlanıyor. Birinci bölümün çıkış noktası, günümüzde Almanya’da hüküm süren ontolojinin durumu. Söz konusu ontoloji üstten bakılarak yargılanmayacak, aksine, ona duyulan oldukça sorunlu gereksinim açısından ele alınacak ve içkin bir eleştiriye tabi tutulacaktır. İkinci bölüm, elde edilen sonuçlardan yola çıkarak negatif diyalektik fikrini ve bu fikrin hem muhafaza ettiği hem de niteliksel olarak değiştirdiği birkaç kategori karşısındaki konumlanışını ele alıyor. Devamındaki üçüncü bölümdeyse negatif diyalektik modelleri ayrıntılı olarak geliştiriliyor. Söz konusu modeller negatif diyalektik örneklerinden, negatif diyalektik üzerine genel düşüncelerin basit birer izahından ibaret değil. Bu modeller bizi somut içeriğe yönlendirir; aynı zamanda, Platon tarafından sunulan ve ondan beri felsefede tekrar edilen uygulamadan, yani kendi içlerinde ehemmiyetsiz olan örneklerin kullanımından farklı olarak, başlangıçta mecburen genel haliyle ele alınan şeyin içeriğinin de hakkını vermeyi amaçlarlar. Bu modeller bir taraftan negatif diyalektiğin ne olduğunu netleştirir ve onu, kavramına uygun biçimde gerçeklik alanına yönlendirirken, bir taraftan da felsefi disiplinlerin kilit kavramlarını, onlara esaslı bir biçimde müdahale edebilmek için açımlar — bu bakımdan, “örnekleme yöntemi” denen yöntemden pek de farklı değillerdir. Bu işin üstesinden, ahlak felsefesi alanında özgürlüğün diyalektiği ile, tarih felsefesi alanında ise “Dünya Tini ve Doğa Tarihi” modeliyle gelmek amaçlanıyor. Metafizik meselelerin el yordamıyla yoklandığı son bölümde, kendi üzerinde eleştirel olarak düşünerek Kopernik dönüşünde bir eksen kaydırmasına yol açmaya çalışılıyor.
Ulrich Sonnemann, Negatif Antropoloji adıyla yayımlanacak bir kitap üzerinde çalışıyor. Ne o ne de bu kitabın yazarı çalışmalarına başlarken bu örtüşmenin farkındaydı. Bu örtüşme de, bu konunun aciliyetini işaret etmektedir.
Yazar, Negatif Diyalektik’e gösterilecek dirence hazırdır. Her iki tarafta da, kendilerinin bütün bunları öteden beri söylediklerini ve yazarın da şimdi suçunu itiraf ettiğini beyan edecek olanların sevincini onlara fazla görmeyecek, bu yüzden onlara garez beslemeyecektir.
Frankfurt, 1966 Yazı

KİTABIN KÜNYESİ
Negatif Diyalektik
Theodor W. Adorno
Çeviri: Şeyda Öztürk
Yayına Hazırlayan: Tuncay Birkan
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
Metis Yayınları
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ocak 2016
376 s.

İÇİNDEKİLER
Önsöz

Giriş
Felsefenin İmkânı Üzerine
Diyalektik Bir Bakış Açısı Değildir
Gerçeklik ve Diyalektik
Felsefenin İlgisi
Antagonist Bütün
Kavramın Büyüden Arındırılması
“Sonsuzluk”
Spekülatif Uğrak
Serimleme
Sisteme Karşı Tutum
Öfke olarak İdealizm
Sistemin Çifte Karakteri
Çatışkılı Sistem
Argüman ve Deneyim
Baş Dönmesi
Hakiki Olanın Kırılganlığı
Göreciliğe Karşı
Diyalektik ve Katı Unsur
Deneyimin Önceliği
Rasyonalitenin Niteliksel Uğrağı
Nitelik ve Birey
İçeriksellik ve Yöntem
Varoluşçuluk
Şey, Dil, Tarih
Gelenek ve Bilgi
Retorik

Birinci Bölüm
ONTOLOJİYLE İLİŞKİ
I. Ontolojik Gereksinim
Soru ve Cevap
Olumlayıcı Karakter
Öznenin İktidarsızlaştırılması
Varlık, Özne, Nesne
Ontolojik Nesnelcilik
Karşılanmamış Gereksinim
“Eksikliğin Kârı”
Tarafsız Bölge
Nesnellik Fiyaskosu
Kategorik Görü Üzerine
Varlık Thesei / Tezi
“Varlığın Anlamı”
Tayin Edilmiş Ontoloji
Şeyleştirmeye Karşı Protesto
Yanlış Gereksinim
Zayıflık ve Destek

II. Varlık ve Varoluş
Ontolojinin İçkin Eleştirisi Üzerine
Koşaç (Copula)
Varlık Aşkın Değildir
İfade Edilemeyenin İfadesi
Çocuksu Soru
Varlık Sorusu
El Çabukluğu
Varlık Mitolojisi
Ontik Olanın Ontolojikleştirilmesi
Varoluş Kavramının İşlevi
Kendi İçinde Ontolojik Dasein
Nominalist Veçhe
Otoriter Varoluş
“Tarihsellik”

İkinci Bölüm
NEGATİF DİYALEKTİK
Kavram ve Kategoriler
Bir-Şeyin Çözülmezliği
Somut İçerik Yükümlülüğü
Gözetleme Deliği Metafiziği
Çelişkisizlik Hipostazlaştırılamaz
Sol Hegelcilikle İlişki
“Çözülme Mantığı”
Özdeşlik Diyalektiği Üzerine
Düşüncenin Özdüşünümü
Çelişkinin Nesnelliği
Kavramdan Çıkış
Sentez
Pozitif Olumsuzlamanın Eleştirisi
Tikel Unsur da Nihai Değildir
Kümelenme
Bilimde Kümelenme
Öz ve Görünüş
Nesnellik Aracılığıyla Dolayım
Tikellik ve Tikel Unsur
Özne-Nesne Diyalektiği Üzerine
Öznel İndirgemenin Tersine Çevrilmesi
Aşkınlığın Yorumu Üzerine
“Transandantal Yanılsama”
Nesnenin Önceliği
Nesne Bir Veri Değildir
Nesnellik ve Şeyleş(tir)me
Materyalizme Geçiş
Materyalizm ve Dolaysızlık
Diyalektik Bilgi Sosyolojisi Değildir
Tin Kavramı Üzerine
Saf Eylem ve Oluşum
Fiziksel Istırap
İmgesiz Materyalizm

Üçüncü Bölüm
MODELLER
I. Özgürlük
Pratik Aklın Meta Eleştirisi Üzerine
“Sözde Problem”
Özgürlüğe Yönelik İlginin Bölünmesi
Özgürlük, Determinizm, Özdeşlik
Özgürlük ve Örgütlü Toplum
Egodan Önce İtki
Experimenta Crucis
Eklenti
Pozitif Özgürlük Kurmacası
Düşüncenin Özgürlüksüzlüğü
“Formalizm”
Şey olarak İrade
Çatışkının Nesnelliği
İradenin Diyalektik Belirlenimi
Tefekkür
Üçüncü Çatışkının Yapısı
Kant’ın Nedensellik Kavramı Üzerine
Düzenin Müdafaası
Antitezin İspatı
Ontik ve İdeal Unsurlar
Baskıcı Özgürlük Öğretisi
Özgürlük ve Özgürlüksüzlüğün Özdeneyimi
Nedenselliğin Krizi Üzerine
Efsun olarak Nedensellik
Akıl, Ego, Süpereogo
Özgürlüğün Potansiyeli
Kişiselciliğe Karşı
Gayri Şahsileşme ve Varoluşsal Ontoloji
Ahlak Felsefesinde Genel ve Birey
Özgürlüğün Durumu Üzerine
Kant’ta Kavranabilir Karakter
Kavranabilirlik ve Bilincin Birliği
Kavranabilirlik Öğretisinin Hakikat İçeriği

II. Dünya Tini ve Doğa Tarihi
Hegel Üzerine Ara-Söz
Trend ve Olgular
Dünya Tini Kurgusu Üzerine
“Dünya Tininin Bir Parçası Olmak”
Üretim Güçlerinin Gemi Azıya Alması
Grup Ruhu ve Tahakküm
Hukuk Alanı
Hukuk ve Hakkaniyet
Bireysellik Örtüsü
Genel ve Tikel Dinamiği
Toplumsal Bütünlük olarak Tin
Tarihin Antagonist Aklı
Evrensel Tarih
Antagonizma Olumsal mıdır?
Hegelci Dünya Tininin Dünyadışılığı
Hegel’in Genel Taraftarlığı
Platonculuğun Nüksetmesi
Zamanın Zamansallıktan Çıkarılması
Hegel’de Diyalektiğin Kesilmesi
Halk Tininin Rolü
Halk Tininin Âtıllaşması
Bireysellik ve Tarih
Efsun
Efsun Altında Gerileme
Özne ve Birey
Diyalektik ve Psikoloji
“Doğa Tarihi”
Tarih ve Metafizik

III. Metafizik Üzerine Meditasyonlar
1. Auschwitz’ten Sonra
2. Metafizik ve Kültür
3. Günümüzde Ölmek
4. Mutluluk ve Nafile Bekleyiş
5. “Nihilizm”
6. Kant’ın Teslimiyeti
7. Kurtuluş Arzusu ve Engel
8. Mundus Intelligibilis
9. Nötrleştirme
10. “Sadece bir mecaz”
11. Başkalık Yanılsaması
12. Diyalektiğin Özdüşünümü
Not
Almanca Orijinal Basım için Editörün Notu

Yorum yapın

Daha fazla Felsefe
Michel Foucault: Hapishanelerin, fabrikalara, okullara, kışlalara, hastanelere ve bütün bunların da hapishanelere benzemesi şaşırtıcı değil mi?

Disiplin ve gözetleme hapishanenin iki temel veçhesiydi, Foucault’ya göre; ve bunların hapishaneye özgü olmadıklarını görmek temel önemdeydi. Aksine, bunlar on...

Kapat