Platon’un Phaedo- Sokrates’in Ölümü’nde Ruh Ölümsüzlüğü Orfik ve Pythagorasçı Kökenlerle Buluşuyor

Phaedo- Sokrates’in Ölümü’nün Genel Yapısı ve Argümanların Temel Çizgisi Phaedo- Sokrates’in Ölümü diyaloğu, Sokrates’in idam gününü anlatır ve ruhun ölümsüzlüğünü dört ana argümanla kanıtlamaya çalışır: Döngüsellik, Anımsama, Benzerlik ve Son Argüman. Bu argümanlar, ruhun bedenden bağımsız varlığını ve ölüm sonrası sürekliliğini sistematik olarak savunur. Döngüsellik argümanı, karşıtların birbirinden doğduğunu öne sürer; uyanma uykudan, büyüme küçülmeden

okumak için tıklayınız

Nietzsche ve Postmodern Büyük Anlatı Reddi: Nietzsche Postmodern Büyük Anlatıları Nasıl Yıktı?

Nietzsche’nin Temel Kavramları Nietzsche’nin düşünce sistemi, geleneksel değerlerin eleştirisi üzerine kuruludur. Tanrı’nın ölümü ifadesi, Batı metafiziğinin temel dayanağını ortadan kaldırır ve bu durum, evrensel hakikat iddialarını sorgulatır. Üstinsan kavramı, bireyin kendi değerlerini yaratma zorunluluğunu vurgular; bu, mevcut normların ötesine geçmeyi gerektirir. Güç istenci, yaşamın temel dinamiği olarak tanımlanır ve her türlü sabit yapıya karşı dinamik

okumak için tıklayınız

Zindandaki Hürriyet: Bir İskoç Kabadayısının İbretlik Değişimi Üzerine Bir Kıssa

Yazan: Jungish Azizim, İnsan ruhu ne acayip bir muamma, ne tekinsiz bir dehlizdir! İçinde hem bir melek saklar hem de bir canavar… Bazen de bu ikisi yer değiştirir de, aklımız hayalimiz durur. Geçen gün elime, İskoçya diyarından, Jimmy Boyle isminde, vaktiyle o memleketin en azılı, en eli kanlı kabadayısı olarak nam salmış bir herifin kendi

okumak için tıklayınız

Libya Lojistik Hizmetleriyle Afrika Pazarında Profesyonel Taşımacılık

Kuzey Afrika pazarında ticaret yapmak isteyen Türk firmaları için Libya, stratejik konumu sayesinde büyük bir fırsat sunar. Bu ticari ilişkilerin sürdürülebilirliği için güvenilir libya lojistik çözümleri büyük önem taşır. DMG Transport, Libya hattında uluslararası standartlarda taşımacılık hizmetleri sunarak firmaların ihracat ve ithalat süreçlerini profesyonel şekilde yönetir. Libya Lojistik Firmaları Arasında Güvenli Tercih Uluslararası taşımacılıkta deneyim,

okumak için tıklayınız

Roma ve Mezopotamya Panteonlarında Ay Tanrıları Arasında Nasıl ilişkiler Vardır?

Roma mitolojisinde Luna, ayın dişil kişileştirmesi olarak tanımlanır ve Sol’un tamamlayıcısı konumundadır. Bu ikili yapı, kozmik dengeyi sağlar; Luna geceyi, Sol gündüzü yönetir. Mezopotamya’da Nanna veya Sin olarak bilinen ay tanrısı, erkek formunda bereket, zaman döngüleri ve kehanetleri denetler. Her iki kültürde de ay tanrıları, tarımsal mevsimlerin belirleyicisi olarak işlev görür. Luna’nın hilal sembolü Roma’da

okumak için tıklayınız

Adorno’nun Kültür Endüstrisi Teorisi Sosyal Medya Üzerinden Yeniden Okunuyor

Kültür Endüstrisi Kavramının Temel Unsurları Adorno ve Horkheimer tarafından geliştirilen kültür endüstrisi kavramı, kapitalist üretim ilişkilerinin kültürel alanlara nüfuzunu ifade eder. Bu yaklaşımda, kültürel ürünler standartlaşmış seri üretim nesnelerine dönüşür ve bireylerin eleştirel düşünme kapasitesini köreltir. Kültür endüstrisi, eğlenceyi bir meta haline getirerek tüketim döngüsünü sürdürür; bireyler pasif alıcılar konumuna indirgenir. Standartlaşma, farklılık illüzyonu yaratırken

okumak için tıklayınız

Virginia Woolf’un Dalgalar Romanında Aşk Arayışı ve Platon’un Şölen’inde Eros

İki Metnin Temel Yapısı Virginia Woolf’un Dalgalar romanı, altı karakterin iç monologları üzerinden hayatın akışını izler. Bernard, Susan, Rhoda, Neville, Jinny ve Louis adlı bu karakterler, doğumdan ölüme uzanan bir döngüde kendi bilinçlerini ifade eder. Her bölüm, güneşin doğuşundan batışına kadar olan zaman dilimlerinde yapılandırılır ve dalgaların ritmiyle paralellik gösterir. Aşk, bu monologlarda sürekli bir

okumak için tıklayınız

“Para ve kurtuluş” teması Çiçikov ve Raskolnikov’da nasıl işlenmiştir?

Para ve Kurtuluş Teması: Çiçikov ve Raskolnikov Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme Giriş I. Çiçikov: Paranın Maskesi ve Sahte Kurtuluş Gogol’ün Ölü Canlar romanında Çiçikov’un “ölü canlar” satın alma planı, ilk bakışta zekice bir ekonomik girişim gibi görünür. Ancak bu plan, Rus taşra toplumunun ahlaki yozlaşmasını ortaya koyan bir alegoridir. Çiçikov, gerçekte ölmüş köylülerin adlarını satın

okumak için tıklayınız

“Öfkeyi Eyleme Dönüştürmek”

Carl Jung’un bakış açısından öfkenin ne olduğunu ve onu nasıl daha sağlıklı bir şeye dönüştürebileceğimizi birlmek ister misiniz ? Öfke Nedir? Hristiyanlıktaki gibi bir “günah” değil, tıpkı acıkmak gibi doğal bir “iştah” veya tutkudur. Öfke, aslında bilinçdışımızdan gelen bir sinyaldir. Bize “psikolojik alanımızın” ihlal edildiğini, bir şeylerin ters gittiğini veya bir yara aldığımızı söyler. Tehlikeli

okumak için tıklayınız

Bel Fıtığında Ozon Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Bel fıtığı, omurlar arasında yer alan disklerin baskı görmesi sonucu sinir köklerinin sıkışmasıyla ortaya çıkar. Bu durum genellikle bel, kalça veya bacaklarda ağrı, uyuşma ve hareket kısıtlılığına yol açar. Cerrahi dışı tedavi yöntemleri arasında öne çıkan bel fıtığı ozon tedavisi, doğal ve güvenli bir seçenek olarak hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedefler. Bu tedavi, hem ağrıyı

okumak için tıklayınız

BAŞKASINA YÖNELİK İKİNCİ TAVIR: İLGİSİZLİK, ARZU, NEFRET, SADİZM – Jean-Paul Sartre

Başkası karşısındaki birinci tavrın başarısızlığı benim için ikinci tavrı benimseme vesilesi olabilir. Ama doğrusunu söylemek gerekirse, bunların ikisi de gerçek anlamda birinci değildir: her biri durum olarak kökensel başkası-için-varlığa temel bir tepkidir. Şu halde başkası için nesneliğim aracılığıyla başkasının bilincini kendime tabi kılmanın bizatihi imkânsızlığı içinde kararlı bir biçimde başkasına dönmeye ve ona bakmayayönelebilirim. Bu durumda başkasının bakışma

okumak için tıklayınız

BAŞKASINA YÖNELİK İLK TAVIR: AŞK, DİL, MAZOŞİZM – Jean-Paul Sartre

Benim için geçerli olan başkası için de geçerlidir. Ben kendimi başkasının etkisinden kurtarmaya çalışırken, başkası da benim etkimden kurtulmaya çalışır; ben başkasını köleleştirmeye uğraşırken, başkası de beni köleleştirmeye uğraşır. Burada söz konusu olan hiçbir biçimde bir kendinde-nesneyle tekyönlü ilişki değil, karşılıklı ve hareketli münasebetlerdir. Dolayısıyla bundan sonraki betimlemeler çatışma perspektifi içinde düşünülmek zorundadır. Çatışma, başkası-için-varlığın kökensel anlamıdır. Eğer

okumak için tıklayınız

EYLEMİN İLK KOŞULU ÖZGÜRLÜKTÜR – Jean-Paul Sartre

Eylem [action] fikrinin bizatihi kendisinde içerilmiş olan yapıları önceden belirtikleştirmeye girişmeksizin determinizm ve özgür istenç üzerinde alabildiğine akıl yürütülebilmiş ve bu tezlerden biri ya da öteki lehinde örnekler verilebilmiş olması tuhaftır. Nitekim edim [acte] kavramına bağımlı olan çok sayıda nosyon vardır; bunları bir hiyerarşi içinde yerli yerine koyacağız: eylemek, dünyanın çehresini değiştirmektir, bir amaç doğrultusunda araçlara sahip olmaktır,

okumak için tıklayınız

KENDİNİ ALDATMA DAVRANIŞLARI – Jean-Paul Sartre

Kendimizi açmazdan kurtarmak istiyorsak, kendini aldatma davranışlarını daha yakından incelemek ve buradan bir betimlemeye ulaşmaya çalışmak uygun olur. Bu betimleme, kendini aldatmanın imkânının koşullarını daha açıklıkla saptamamıza, yani başta sormuş olduğumuz soruya cevap vermeye imkân vere-çektir: “insan varlığı ne şekilde olmalıdır ki kendini aldatabilsin?” Örneğin, ilk randevusundaki bir kadını alalım. Kendisiyle konuşmakta olan adamın onun hakkında

okumak için tıklayınız

KENDİNİ ALDATMA VE YALAN – Jean-Paul Sartre

İnsan varlığı, olumsuz-birimlerin dünya üzerinde açığa çıkmalarına aracılık eden varlık değildir yalnızca; o aynı zamanda da kendine karşı olumsuz tavırlar alabilen varlıktır. Giriş bölümümüzde, bilinci, “kendi varlığı içinde varlığı kendisi için soru olan ve de kendinden başka bir varlığı gerektirdiği ölçüde soru olan varlık’’ biçiminde tanımlamıştık. Ama, sorgulayıcı davranışın aydınlatılmasından sonra şimdi artık biliyoruz ki bu formül şöyle de

okumak için tıklayınız

HİÇLİĞİN KÖKENİ – Jean-Paul Sartre

Şimdi artık geriye doğru bir göz atmak ve katettiğimiz yolu ölçmek uygun olur. Önce varlık sorusunu ortaya attık. Sonra bu sorunun kendisine yönelip, bir insan davranışı tipi olarak onu sorguladık. O zaman da eğer olumsuzlama varolmasaydı, hiçbir sorunun, özellikle de varlık sorusunun sorulamayacağını kabul etmek zorunda kaldık. Ancak bu olumsuzlama da, daha yakından bakıldığında, bizi kendisinin kökeni ve

okumak için tıklayınız

HİÇLİĞİN FENOMENOLOJİK KAVRANIŞI – Jean-Paul Sartre

Aslında varlık ve hiçlik arasındaki tamamlayıcılığı başka türlü düşünmek de mümkündür. Bunların her ikisinde de gerçeğin aynı ölçüde zorunlu iki bileşenini görmek mümkündür ve bunu Hegel gibi, varlığı hiçliğin içine “geçirmeden” ya da bizim yapmaya çalıştığımız gibi hiçliğin sonralığı üzerinde diretmeden de yapabiliriz: o zaman, tersine, varlık ve varlık-olmayanın birbirleri üzerinde uyguladıkları karşılıklı dışlama kuvvetleri üzerinde durmak

okumak için tıklayınız

HİÇLİĞİN DİYALEKTİK KAVRANIŞI – Jean-Paul Sartre

Sorgulamanın bizi getirip birdenbire karşı karşıya bıraktığı bu hiçliğin anlamını[sens] ortaya koyma iddiasında bulunabilmemiz için henüz çok erken. Ama daha şimdiden kesinleştirebileceğimiz bazı şeyler var. Özellikle, varlığın, ona musallat olan varlık-olmayanla münasebetlerini saptamak fena olmaz. Nitekim, varlığın karşısındaki insan davranışları ile insanın Hiçlik karşısındaki davranışları arasında, gerçekten de belli bir paralellik saptadık; ve hemen ardından, varlık

okumak için tıklayınız

İtalya’da Tıp Okumak Hakkında Bilinmesi Gerekenler

İtalya, köklü üniversiteleri, kaliteli eğitim sistemi ve uluslararası düzeyde tanınan tıp fakülteleriyle Avrupa’nın en çok tercih edilen eğitim destinasyonlarından biridir.Tıp eğitimi almak isteyen öğrenciler için hem akademik hem kültürel açıdan benzersiz fırsatlar sunan İtalya, her yıl binlerce uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapmaktadır.Bu yazıda, İtalya’da Tıp Okumak Hakkında Bilinmesi Gerekenler başlığı altında, eğitim sistemi, kabul şartları,

okumak için tıklayınız

Avustralya Work and Study Programı ile Geleceğini Şekillendir

Yurt dışında hem eğitim almak hem de çalışma deneyimi kazanmak isteyen gençlerin en çok tercih ettiği seçeneklerden biri Avustralya Work and Study programıdır. Bu sistem, öğrencilerin eğitim süreleri boyunca yarı zamanlı çalışmasına olanak tanıyarak, uluslararası deneyim kazanmalarını sağlar. Edumaster Work and Study danışmanlık hizmetleriyle bu programlara katılan öğrenciler, dünyanın dört bir yanından gelen insanlarla tanışma,

okumak için tıklayınız