Politikaya Taşınan Zarafet – Öznur Özkaya

?Cepleri ölü kuş sesleriyle dolu / Bir bayram günü.? (s. 14) yaşanıyorken ülkemizde, ?yangında yitirdiği defterini? arayan, ?yüzünü içindeki çığlıkla yıkayan? bir kadın şiir yazıyor yana yakıla. Nehirlere sığmıyor yalnızlığı, ?çiçek bozuğu bir baharda? kelebeklere şarkılar söylüyor, ?akrebe gerili yelkovanı? kovalıyor. ?Bir kalemin yolunu kestiler dün / kırlangıçların evcilik oynadığı saatlerde. / Kenarlarından kedi merdivenleri

okumak için tıklayınız

“Bir sona geldiğin için ağlama, onu yaşadığın için gülümse.” Gabriel Garcia Marquez

Birinin ölüm haberini aldığımızda gürültülü bir sessizlik çöker; birkaç asır saniyelik var?lık ile yok?luk arasında bir çıkmaza düşeriz ya, nedense Márquez için böyle bir endişeye kapılmadım. Kimse beni bir yazarın ölümüne inandıramaz. Hele ki Márquez gibi bir yazarın? Tüm insanların bu dünyaya, travmalarını sanat eserlerine

okumak için tıklayınız

Yazar ve coğrafya

Sanat felsefesi üzerine ilk kez düşünce üreten yazarlardan Hyppolite Taine?e göre, sanat olaylarıyla doğa olayları aynı niteliktedir. Yani, nedensellik ilişkisi taşımayan ne doğa olayı ne de sanat olayı vardır. Taine bununla da kalmaz, her sanatçının siyasal toplumsal koşulların yanısıra, ülkenin ikliminden ve doğasından etkilendiğini öne sürer. Güneşsiz, yağmurlu, sisli kuzey iklimi melankolik bir sanatın,

okumak için tıklayınız

Jean Paul Sartre?ın eleştirmenler hakkındaki görüşleri

Şunu unutmamak gerekir ki eleştirmenlerin çoğu pek talihli olmayan ve tam umutsuzluğa düşecekleri anda küçük bir mezarlık bekçiliği bulmuş kimselerdir. Mezarlıkların ne sakin yer olduğunu Tanrı bilir; bunun en sevimli ör­neği de kitaplıklardır. Ölüler oradadır; bu ölüler yazmaktan başka bir iş yapmamıştır, uzun süredir yaşama günahından da kurtulmuşlardır ve zaten yaşamlarını ancak başka ölüle­rin onlar

okumak için tıklayınız

Dostoyevski?nin ?İkiz? adlı kitabına dair

??İşte şimdi gözlerinin önüne sonsuzca bir gece bağlıyorlar/ Ama şu anda,/ Damarlarında dolaşmakta olan kan daha da renkli/ Ve bu kandan/ Pırıltılı dalgalar halinde akan/ Bütün bir yaşam fışkırıyor./ Ve o/ Bu anda, şu ölüm anında/ Kaybedilmiş bütün bir geçmişi/ Ruhunda yeniden canlandırıyor;/ Bütün bir yaşam yeniden uyanıyor içinde??(İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar, Stefan Zweig, çev.Kasım

okumak için tıklayınız

Orhan Veli’nin “sere serpe” aşkı

Bella, odasında yatağına uzanmış ders çalışıyordu. Orhan Veli, kapıdan uzun uzun genç kızı seyrettikten sonra salonun köşesindeki küçük masaya oturur ve cebinden çıkardığı kâğıda bir şeyler karalayıp yeniden odaya yönelir. Kâğıdı Bella?ya uzatır ve ?Bu şiiri sana yazdım? der. Uzanıp yatıvermiş, sere serpe; Entarisi sıyrılmış, hafiften;

okumak için tıklayınız

Düş ve Gerçek Arasında – Öznur Özkaya

1933’te New Jersey’nin Newark kentinde doğan Philip Roth; şöhreti 1969?da ABD edebiyat çevresini karıştıran ?Portnoy?un Feryadı? ile yakalayan, çağdaş Amerikan edebiyatının en unutulmaz karakterlerini yaratan, her romanında değişik anlatım tekniklerini deneyerek farklı temaları işlese de Yahudi olmak, erkek olmak, bir kadının oğlu olmak, aydın olmak ve bütün bunlarla ilişkili her türlü sorunla baş eden bir

okumak için tıklayınız

Edebiyat Müzesi ve Yazın Belgeliği kapatılıyor

2002 yılında kurulan Edebiyat Müzesi ve Yazın Belgeliği, Kültür Bakanlığı?nın talimatıyla kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye Yazarlar Sendikası?nın öncülüğüyle kurulan Edebiyat Müze?sinde edebiyat tarihimizin en değerli belgeleri bulunuyor ve sergileniyor. Türkiye Yazarlar Sendikası?nın (TYS) 2002 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığıyla yaptığı protokolle açılan Edebiyat Müzesi ve Yazın Belgeliği kapanma tehlikesiyle karşı karşıya.

okumak için tıklayınız

Modern Zamanlar: Bir Yokmuş Bir Varmış (Fikret Başkaya’ya Saygı II)

İnsanın entelektüel varoluşunun, aslında onun özgürleşme mücadelesi ile çakıştığını yaşamları ve tercihleri ile bizlere gösteren nadir insanlardan biri Fikret Başkaya. Kapitalizme, Avrupa-merkezci modernleşmeye, Türkiye’deki uluslaşma sürecinin yarattığı resmi ideoloji ve resmi tarihe radikal bir itiraz olan eseri ve mücadelesi gerek kendi toplumunun gerekse uluslararası muhalefetin saygısını kazanmıştır. Hakikati dile getirmekte ısrar edişi, iktidar sahipleri tarafından

okumak için tıklayınız

Abdülhamid ve Sherlock Holmes: İlk siyasi polisiye – A. Ömer Türkeş

Yervant Odyan?ın 1911 yılında yazdığı Abdülhamid ve Sherlock Holmes, birçok açıdan ilkleri barındıran; mizah, heyecan ve serüven dolu bir roman. Odyan, Osmanlıca kaleme aldığı kitabıyla Sherlock Holmes ile II. Abdülhamid?i yan yana getirmekle kalmamış, aynı zamanda edebiyat tarihimize de ilk siyasi polisiyeyi kazandırmıştı. Yervant Odyan?ı, Ermeni dilinde yazdığı ve ilk kez sanıyorum 1980?lerde Türkçeye çevrilen

okumak için tıklayınız

En güzel fotoğraflarıyla bu dünyadan Marquez geçti

“Büyülü gerçekçilik” akımının en önemli isimlerinden “Büyük romancı” Gabriel Garcia Marquez?in ölümü tüm dünyayı yasa boğdu. “Yüzyıllık Yalnızlık”, “Kolera Günlerinde Aşk”, “Kırmızı Pazartesi”, “Benim Hüzünlü Orospularım? gibi unutulmaz eserlere imza atan Nobel Ödüllü yazar Marquez?in hayatından kareler:

okumak için tıklayınız

Beş Yüz Günlük Fakirlik – Gabriel Garcia Marquez

Ağustos 1966 başlarında eşim Mercedes?le birlikte Yüzyıllık Yalnızlık?ın özgün elyazmalarını Buenos Aires?e göndermek için Mexico City?deki San Angel postanesine gittik. Paket 590 sayfa barındırıyordu ve üzerinde Editorial Sudamericana?nın edebiyat yöneticisi Francisco (Paco) Porrúa?nın adresi yer alıyordu. Postane görevlisi paketi tartının üzerine koydu, kafasında aritmetik hesabını tamamlayıp şöyle dedi: ?Borcunuz 82 pesos.?

okumak için tıklayınız

Gabriel Garcia Marquez: ?Büyülü gerçekliğin? gerçek büyücüsü

?1947 yılıydı. On dokuz yaşındaydım. Hukuk fakültesinin birinci sınıfında öğrenciydim? İlk sayfadaki giriş cümlesini hatırlıyorum, şöyle diyordu: ?Bir sabah sıkıntılı rüyalarından uyanan Gregor Samsa kendisini yatağın içinde devasa bir böceğe dönüşmüş bulur.? ? Lanet Olsun! Okurken böyle mırıldandım kendi kendime, ?Bu doğru olamaz! Kimse böyle bir şeyin yapılabileceğini bana söylemedi! Demek olabiliyormuş! Öyleyse ben de

okumak için tıklayınız

Ay ve Yıldız – Mohammad Reza Yusefi

Küçük Yıldız mavi kadife gökyüzünde kayarak gökyüzünün öbür tarafına giderdi. Küçük Balık da mavi kadife suya dalıp denizin öbür tarafına yüzerdi, denizin ortasında zıplar, bedenini kıvırır ve hilal şeklini alırdı. Sonra Küçük Yıldız ayın kollarının ortasında dururdu. Ay’a benzeyen Küçük Balık yavaş yavaş bir beşik gibi sallanırken Küçük Yıldız gözlerini kapayıp

okumak için tıklayınız

Güzel Renkleri Seviyorum – Mohammad Reza Yusefi

Birden uzaklardan “Bam bam!” diye bir ses duyuldu. Güneş hemen bulutların arkasına saklandı. Küçük serçe korkmuştu. Daha da yükseğe uçup yeryüzünü seyretti. Bir sürü asker, silah, tank, havan topu ve füzenin ona doğru geldiğini gördü. Hepsi gri giyinmişti. O zaman Küçük Serçe’nin kalbi yine kırıldı. Kanatlarını çırptı ve daha alçağa uçtu. Bir taşa oturup, “Bu

okumak için tıklayınız

Dünyanın En İlginç Yüzleri – Tevfik Taş

Resimlerin de şehirler gibi sokakları, evleri, düşünceleri, parkları, müzeleri, sırları var mıdır? Tevfik Taş ve Sahar Bardaie, “evet var” diyor. Bu dizide Azteklerin Sanat Tanrısı Hoşipilli, keşfetmeyi seven çocukları yanına alıp ünlü ressamların başyapıtlarına yolculuğa çıkıyor. Gezmeyi kim sevmez ki! İşte, Leonardo da Vinci’nin Gizemli Mona Lisa’sı, Velázguez’ın Tablodaki Prensesi ve Vincent Van Gogh’un

okumak için tıklayınız

Gabriel Garcia Marquez hayatını kaybetti

Dünyaca ünlü yazar Gabriel Garcia Marquez, tedavi gördüğü hastanede 87 yaşında hayata veda etti. Nobel ödüllü Kolombiyalı yazar bir süredir zatürre tedavisi görüyordu. 1927?de Kolombiya’nın Aracataca kentinde doğan yazar, 1940?lardan başlayarak uzun yıllar gazetecilik yaptı. Öykü yazmaya 1940?ların sonlarında başladı. Yazar en tanınmış romanı Yüzyıllık Yalnızlık?ı(1967)

okumak için tıklayınız