Platon: İnsana boyun eğmek ölçüsüz bir davranıştır.

Platon’dan Dion’un akrabalarına ve dostlarına iyilikler.
Gerçek anlamda başarılı olmak için neler yapmanız, nasıl davranmanız gerektiği konusunda sizlere elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım.

Bunların yararlı olacağını düşünüyorum. Bu öğütler önce size, sonra da diğer Syrakusailılarla rakip ve düşmanlarınıza verilmektedir. Ancak dine karşı suç işleyenleri bir köşeye ayırıyorum, çünkü onlar hiçbir zaman temizlenemezler. Şimdi anlatacaklarımı güzelce dinleyin.

Sicilya’da tiranlık sona erdikten sonra çıkan savaşların nedeni, bazılarının yönetimi ele geçirerek tiranlık kurumunu tamamen ortadan kaldırmak istemelerinden kaynaklanmaktadır. Böylesi durumlarda halkın doğru bulduğu bir öğüt vardır: Düşmanlarına kötülük, dostlarına da iyilik yapmak. Fakat bir insanın başına kötülük gelmeden başka insanlara kötülük yapması mümkün değildir. Bunun kanıtlarını görebilmek için uzağa bakmanıza gerek yok. Sadece Sicilya’da olup bitenlere bakın! Bir taraftakiler saldırdığında, diğerleri savunmaya çekiliyorlar. Bunu başka insanlara da öğreterek yararlı dersler verebilirsiniz. Benzeri örneklerin sayısı hiç de az değil. Ancak insanın düşmanlarına ve dostlarına nasıl davranması gerektiği ve insanlara nasıl daha az kötülük yapabileceğini görmesi biraz zordur. Bu anlamda bir öğütte bulunmak adeta tanrılardan bir istekte bulunmaya benzer. Bizler de bunu bir istek olarak kabul edelim. Zaten her şey tanrılarda başlar. Sizlere vereceğim öğütlerle isteğimizin gerçekleşeceğini umalım!

Savaş başladığından bu yana, düşmanlarınız da sizler de atalarınızın zamanında Kartaca işgaline uğrama tehlikesi altındayken, başınıza geçirdiğiniz bir yöneticinin idaresi altında yaşıyorsunuz. Atalarınız o zamanlar gençliğine ve savaştaki başarılarına bakarak Dionysios’u iktidara getirdiler. Bunu becerebileceğini düşündüklerinden savaşın yönetimini ona verdiler. Yanına da kendisine öğütler vermesi için Hipparinos’u görevlendirdiler. Böylece Sicilya’yı kurtarabilmek için bu iki adam tiran olmuş oldu. Kurtulmalarının nedeni tanrılar mı, bu insanlar mı, vatandaşlar mı yoksa hem tanrılar hem de yöneticiler miydi? Ne olursa olsun gerçek olan şey kurtulmayı başardıklarıdır. O zamanlar sizleri kurtaran bu insanlara her zaman şükran duymanız gerekir. Daha sonraları kent tiranlık rejimiyle yönetilemedi, ama bunun cezasını biraz olsun çekti, daha da çekmesi gerekir. Fakat şu an içinde bulunulan durumda, suçlulara nasıl bir ceza verilmesi gerekir? Sizler de çok fazla çaba harcamadan, bu insanların yönetimlerinden kendinizi kurtarabilirsiniz. Ancak yönetimi kolayca ele geçirirlerse anlattıklarımın bir değeri kalmaz. Şimdilik aklınızda tutmanız gereken şey şu: Her iki taraf da tam bir zafer elde etmek için önemsiz olduklarını sandıkları bir şeyi yapmayı unutmuşlardı. Bu şey büyük felaketlere yol açtı. Eski bir kötülüğün sonu gibi görünen bir şey yeni bir kötülüğün başlangıcı olmaktadır. Bu zincirleme olaylar hem tiranlık hem de demokrasi tarafını yok etme tehlikesi taşımaktadır. Bu son derece acıklı ama gerçekleşmesi olası şeyler olursa, Sicilya’ya Fenikeliler ya da Opikler hâkim olursa, Sicilya’da Helence artık konuşulmaz. Böylesi bir felaketi engelleyebilmek için her Helenin çaba harcayarak çözüm yolu bulması gerekmektedir. Sizlere önereceğim şeyden daha iyisini bilen varsa gelip söylesin, böylece tüm Hellas’ın dostu sayılacaktır. Şu anki durum karşısında bulduğum çözüm yolunu sizlere cesaretle, tüm açık sözlülüğümle anlatacağım. Ben aslında hem tiranlık yandaşları hem de tiranlıktan nefret edenler hakkında bilgi sahibiyim. Bugünkü görüşüm tiranların tiran isminden kurtulmaları ve yönetim şeklini krallığa dönüştürmeleridir. Zamanında bilge ve erdemli bir insan olan Lykourgos bunu ispatlamıştı. Lykourgos, Argos ve Messenia’daki akrabalarının, krallıklarını tiranlığa dönüştürmeleri nedeniyle kentlerini yok etme noktasına getirdiklerini görmüş ve benzeri bir olayı kendisinin ve ailesinin de yaşamasından korkmuştu. Bu nedenle bir yaşlılar meclisi kurdu ve krallık iktidarını sınırlamak amacıyla onları koruyan ephorosluk[43] kurumunu oluşturdu. Böylece çok sayıda neslin mutluluğu sağlanmış oldu. Çünkü böylelikle insanlar kanunların değil, kanunlar insanların egemeni haline gelmişti.

Mektubumda sizlere önereceğim şey de budur. Tiranlık taraftarları, ondan uzaklaşsınlar! Akılsız ve doymak nedir bilmeyen insanların mutluluk diye gördükleri şeylerden uzak dursunlar! Tiranlıkları krallıklara dönüştürsünler ve kanunlara saygı göstersinler! Yüksek mevkilere yükselmeleri, sadece insanların ve kanunların isteğiyle gerçekleşsin! Özgür yönetim şeklinin peşinden gidenlere ya da kölelikten kaçanlara, aynı şeyi söylüyorum: Sadece özgürlük elde etmek adına doymak nedir bilmeyen isteklerinin esiri olarak atalarının özgürlüğe beslediklerine benzer bir sevgi duymasınlar. Böylesi bir sevgi kaos içinde yaşamalarına neden olabilir. Dionysios ve Hipparinos Sicilya’da iktidara gelmeden önce, Sicilyalılar mutlu bir yaşam sürdüklerini sanıyorlardı. Çünkü zengin ve mutlu bir yaşamları vardı. Aynı zamanda kendi kendilerini yönetiyorlardı, kentin başına gelen insanlar doğru ve kanunlara uygun bir yönetim şekli benimsese bile tamamen özgür olduklarını ispatlamak adına Dionysios’tan önceki on komutanı taşlamışlardı. Tiranlık da bu nedenden ötürü ortaya çıktı. Kölelik ve özgürlük ölçüyü aştıkları takdirde kötüdür, ama ölçüyü aşmazlarsa iyidir. Tanrıya boyun eğmek ölçülü, insana boyun eğmek ölçüsüz bir davranıştır. Akıllı insanların kanunu tanrı, akılsızların kanunu ise zevk ve eğlencedir.

Söylediklerim her zaman geçerli olan şeyler olduğuna göre, Dion’un dostlarına benim ve Dion’un düşüncelerinin bu yönde olduğunu bildirin! Dion yaşasaydı ve konuşabilseydi neler söylerdi? Şimdi de bundan bahsedeceğim. Evet, Dion bugünkü durum hakkında ne söylerdi? Hemen anlatayım:

“Syrakusailılar, öncelikle düşüncelerinizi ve isteklerinizi kazanç ve zenginliğe çevirmeyecek kanunları kabul edin. Ruh, beden ve zenginliğe özen göstermeniz gerekir. Öncelikle ruhun erdemine, daha sonra ruhtan daha aşağı seviyedeki bedeninin erdemine ve en son olarak da ruh ve bedene hizmet etmesi gereken zenginliğe önem verin. Böylesi bir kanunla düzen kurarsanız ülkenize gerçekten güzel bir şekilde hizmet etmiş olursunuz. Diğer yandan zengin insanlara şanslı demek yanlış bir tanımlamadır. Bunu yalnızca kadınlar ve çocuklar söyler. Kendilerine inananları da akılsız yaparlar. Kanunlar hakkında söylediklerimi gerçekleştirdiğiniz takdirde, ne kadar doğru söylediğimi anlayacaksınız. Her şeyden önemlisi tecrübedir.

Kanunlarınız bu şekilde olduktan sonra Sicilya’daki savaşta henüz yenen ve yenilen de belli olmadığına göre, en güzeli tiranlık ve özgürlük yandaşlarının uzlaşmalarını sağlamaktır. Bu da doğru ve yararlı bir hareket olacaktır. Biraz önce sözünü ettiğim insanların ataları Helenleri kölelikten kurtararak önemli bir hizmette bulunmuşlardı. Sizler bugün ?daha iyi bir yönetim şeklini nasıl kurarız?” diye düşünüyorsanız bu, atalarınız sayesinde gerçekleşebiliyor. Onlar olmasalardı, ne başarılı olabilirdiniz ne de böylesi bir şey düşünebilirdiniz. O zaman yapmanız gereken şey bir krallık kurmak ve bu şekilde özgürlüğünüze kavuşmaktır. Krallar da hem kendilerinin hem de diğer vatandaşların uyacakları kanunlar koyarlarsa, önemli bir krallık gücü elde etmiş olacaklardır.

Böylesi bir düzeni elde edebilmek için, krallarınızı tanrıların yardımıyla, açık yüreklilik ve doğrulukla seçin! Öncelikle babamla beraber verdiğimiz hizmetlerden dolayı oğlumu kral seçin. Babam daha önceleri kenti kurtarmıştı, ben de son zamanlarda sizi iki defa tiranlık boyunduruğundan kurtardım. Bunları hepiniz gördünüz. Daha sonra sizlere yaptığı yardımlar ve iyi huylu bir insan olmasından dolayı babamla aynı isme sahip olan Dionysios’un oğlunu seçin! Kendisi bir tiranın oğlu olmasına karşın, kenti kurtarmaya çalışarak hem kendisine hem soyuna geçici ve hatalı tiranlık damgası yerine ölümsüz bir ün sağlayacaktır. Üçüncü olarak Syrsakusai Krallığı’na kendisinin ve halkın isteğiyle düşmanınız olmasına karşın Dionysios’un oğlu Dionysios’u çağırın! Ancak Dionysios’un da kaderinin değişmesinden korkarak ülkesine ve artık hiç kimselerin gitmediği mezar ve tapınaklara acıyıp, isteklerinin özellikle barbarların lehine olacak şekilde işleri mahvetmesinden sakınarak, bunu kendiliğinden istemesi gerekecektir. Bu üç krala isterseniz Lakedaimonia kralları gibi yetkiler verin, isterseniz bu yetkileri biraz daha kısıtlayın. Ancak onların tahta geçiş sıraları bu şekilde olmalıdır. Bundan daha önce de söz etmiştim, şimdi yine dinleyin. Dionysios ve Hipparinos’un aileleri isteklerinizi ve Sicilya’nın mutluluğunu göz önünde tutarak şereflerinden gelecekte de yararlanmaları için bugün yaşanan felaketleri bitirmeyi kabul ederlerse, daha önce de bahsettiğim gibi uzlaştırıcılar çağırın! Bu kişilere anlaşma yapabilmeleri için tam yetki verilmelidir. Daha sonra bu insanlar kralın isteğine göre ya da kendi uygun bulacakları bir sayıda olsunlar. Bu insanlar Sicilyalılar, yabancılar ya da Sicilya’da yaşayan yabancılar arasından seçilebilirler. Uzlaştırıcılar toplandıkları zaman, düzeni kanunları yaparak tesis etsinler. Krallara, bu düzene göre doğru olacak şekilde, kutsal konularda, ülkelerine iyilik yapmış insanlara verilebilecek olan bazı görevler verilsin! Uzlaştırıcılar, savaş ve barış konularında karar alabilmek için otuz beş kişiden oluşan kanun koruyucuları seçmelidirler. Çeşitli mahkemelere bakacak olan jüriler seçilebilir ancak ölüm ve sürgün gibi konuların bu otuz beş kişi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca bu otuz beş kişiye bir önceki sene görev yapmış olan hâkimler kurulundan en doğru ve iyi olanı da katılmalıdır. Bir sonraki sene geldiğinde bu kişiler bir araya gelerek vatandaşların ölümleri, sürgünleri gibi konuları ele almalıdırlar. Kralsa böyle davalarda hâkimlik yapmamalıdır. Rahip sıfatını taşıdığından, ölüm, hapis, sürgün gibi olaylarla kendisini kirletmemelidir.

Yaşarken ya da şimdi sizler için gerçekleştirmek istediğim planlarım bu şekilde. Sizlerin yardımıyla düşmanlarımı mağlup ettikten sonra, dostlarımın elbiselerini giymiş olan Erinnysler[44] engel olmasalardı, işte bunları gerçekleştirecektim. Planlarım istediğim gibi gitseydi, tüm Sicilya’yı yeniden kurarak, tiranlığa karşı savaşmamış olan barbarların işgal ettikleri yerleri geri alacaktım. Helen topraklarının atalarının sahip olduğu yerlere insanları geri getirecektim. Bugün yapmanızı istediklerim de bunlar. Bu konuda herkesten yardım isteyin, yardımınıza gelmeyenleri devlet düşmanı ilan edin! Söylediklerim başarılamayacak şeyler değil. İki ruh tarafından planlanan ve düşüncenin de doğru kabul ettiği bir şey, hiçbir şekilde başarılamaz değildir. Bu iki ruhla Dionysios’un oğlu Hipparinos ve kendi oğlumu kastediyorum. İki kişi aynı şeyi düşünürse, diğer Syrakusailıların da aralarında anlaşabileceklerini sanıyorum. Tüm tanrılara, tanrılarla beraber değer verilebilecek olan tüm varlıklara dualarınızı edin! Ardından da dostunuz olsun düşmanınız olsun herkesi aynı yumuşaklıkla davet edin! Ayrıca uyanık gözlerle tanrının gönderdiği bir rüya gibi olan sözlerimiz, bitmek bilmeyen çabalarınızla parlak ve mutlu bir yaşama ulaşıncaya dek elinizden geleni yapın.”

Platon / Sekizinci Mektup
Mektuplar, Say Yayınları
Çeviren: Furkan Akderin

Yorum yapın

insanokur.org’u

bilgiyle tutsaklıktan özgürlüğe…
“yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek…”