Sevgi Soysal: “Bir ara koğuşta ışıklar söndü, başımı kaldırıp baktım yukarıya, uzakta da olsa aydınlık, umut verici bir şeylerin mutlaka var olduğu inancıyla.”

sevgi_soysal25 Haziran 72, Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu, Ankara

Canım Mümtaz,

Dün gece, sayımdan önceydi galiba, bir ara koğuşta ışıklar söndü, başımı kaldırıp baktım yukarıya—parmaklıklı pencerenin oraya, uzakta da olsa aydınlık, umut verici bir şeylerin mutlaka var olduğu inancıyla.

Gerçekten de yusyuvarlak ışıl ışıldı ay, aynı çocukluğumdaki ay-dede gibi güler yüzlüydü; başımı ranza demirine dayayıp ona uzun uzun baktım. Çocukken ayın gülen bir insan yüzüne benzemesinin nedeni üstüne çok düşünürdüm, hatta ayın niçin güldüğünü de sormuştum birkaç kez. Bana, ayın gülmediğini, gülecek bir şey olmadığını, sadece öyle göründüğünü anlatmışlardı. Oysa geçen gece, koğuşta ışıklar söndüğünde, ayın niçin güldüğünü, bu sadece bir görünüş de olsa, niçin gülen bir görünüş olduğunu hissettim. Gülüyordu ay, dünyanın, insanların tümünü, topluca, bir arada görebildiği için, dünyadaki, insanlardaki güzel gelişimleri, o biraz uzaktan, biraz genişleyen boyutlar içinde mutlaka kavranan oluşumu seyredebildiği için gülüyordu. Ben de, kısa bir süre için de olsa, ayın güzel yüzünde bu gelişimin, oluşumun şen yansımasına bakarak yeni güçler kazandım. Sonra koğuşun ışıkları yandı, ayın görüntüsü uzaklaştı, sıraya dizilerek sayılmayı bekledik.

NOT
1972 yılının mart ayı geldiğinde, Mümtaz Soysal Askerî Yargıtay’ın bozma kararı ile tahliye edilirken, aradan iki hafta geçmeden, bu kez de Sevgi Soysal, muhbir bir vatandaş ifadesiyle tutuklanarak, yeniden, hem de koşulların çok daha ağırlaştığı bir dönemde Yıldırım Bölge’ye yollanmış ve yargılanmış. Dördüncü mektup bu dönemden.
FUNDA SOYSAL
Kaynak: http://t24.com.tr/ 22 Kasım 2016

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here