Sofistlerde Fenomenalizm

Sofistler
4. yüzyılın ünlü tarihçisi ve denemecisi Ksenophanes’in “Her isteyene
para karşılığında bilgelik satanlar” diye tanımladığı Sofistlerin en ünlü ve
önemli temsilcileri arasında, Abderalı Protagoras, Leontinili Gorgias, Keoslu
Prodikos, Elisli Hippias, Antiphon, Atinalı Thrasymakhos ve Kallikles bulunur.
Sofistler, felsefi bir okul oluşturmaktan ziyade, belli bir mesleğin üyesi olan,
toplumsal koşulların değişmesinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan
pratik işlerde yol göstericiliğe duyulan açlıktan, kendileri için bir meslek ve
yaşam biçimi üretmiş olup para karşılığı ders veren gezgin öğretmenlerdi.

(f) Fenomenalizm
Gerçekten de doğa felsefesi geleneğinin sadece konusuna değil fakat
gerçeklik anlayışına, özellikle Elea geleneği bağlamında görünüş-gerçeklik
ayrımıyla bunun gerisindeki duyusal bilgi (doxa) rasyonel bilgi (episteme)
ayrımına da şiddetle karşı çıkan Sofistler, evrenin, dışsal birtakım ilkelere ya
da fenomenal dünyanın dışında veya üstündeki ayrı bir gerçeklik dünyasına
hiç gitmeden, sadece fenomenal boyutları veya özellikleri yoluyla
açıklanabileceği ya da modern ifadesiyle fiziki nesnelerin duyusal
deneyimlere indirgenebileceği görüşünü benimsemişlerdir.
Buna göre, gördükleri ve anladıkları şekliyle hakikatle gerçekten ilgilenen
Sofistler, tam bir öznel idealizm ya da mutlak bir öznelcilik içinde,
fenomenlerin dışında ayrı bir gerçeklik, görünüşlerden bağımsız bir varlık
olmadığını savunarak, varolan her şeyin fenomenlerden ibaret olduğunu
söylemişlerdir. Görünüşü gerçekliğe, görünmeyi varolmaya eşitleyen
Protagoras, Gorgias, Hippias ve Prodikos fenomenal deneyimin şu ya da bu
ölçüde çelişik yapısını ya da karakterini kabul etmiş ve bunun gerçekliğin bir
özelliği olduğunu kabul etmeye hazırlanmışlardır. Örneğin, Protagoras’a
göre, bana tatlı görünen şarap benim için gerçekten tatlıdır. Şarap söz
konusu duyusal deneyimden başka hiçbir şey değildir.

Ahmet Cevizci,
Felsefe Tarihi,
Say Yayınları

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Sofistlerde Kritisizm

Kapat