Etiket: Ahmet Ümit

Ahmet Ümit: Şolohov’un “Ve Durgun Akardı Don” kitabı neden bu kadar sevdim ya da hayatımı neden bu derece derinden sarstı?

Yıl 1984, 12 Eylül Askeri Darbesi olmuş. Bir örgüt evindeyim, kızım 3 yaşında. Üniversite gençliği sorumlusuyum. Adım Ali. Örgütten bir arkadaşı içeri almışlar, gerçek adımı bilmediği için bana ulaşmaları zor. Zaten işkence yapsalar da adımı söylemez. Söylememiş de yani bildiği adımı… Moralim bozuk. Çok bozuk. Nasıl oldu, nereden aldım, hatırlamıyorum ama Şolohov’un “Ve Durgun Akardı

okumak için tıklayınız

Sis ve Gece, Ahmet Ümit

Türkiye?de polisiye edebiyat denince ilk akla gelen isim olan Ahmet Ümit?in ?Sis ve Gece?, ilk baskısını 1996 yılında yaptı. O günden bugüne 17 baskı yapan ve polisiye türünün ülkemizde yaygınlaşmasına vesile olan bu roman basit, anlaşılır, bol katmanlı olmamaya özen gösteren, dolayısıyla da okur tarafından kolayca hazmedilen bir kitap. Kitapları Almanya, Avusturya, Kore ve Yunanistan’da

okumak için tıklayınız

Ahmet Ümit: ‘Bir tek adamın çıkarları için koca ülke yangına sürükleniyor’

O Türkiye’nin en çok okunan yazarlarından birisi. Üstelik yalnızca Türkiye’de değil onlarca ülkede de fazlasıyla okuyucuya sahip. Usta yazarla, kısa süre önce aldığı ödülü vesile edip bir araya geldik. Sonbahar’da meraklısıyla buluşacak yeni romanını, dünyadaki yayıncılık anlayışını ama en önemlisi ülke gündemini masaya yatırdık. İşte Ahmet Ümit’ten çok konuşulacak açıklamalar.

okumak için tıklayınız

Lanetlenmiş Bir Dahi Edgar Allan Poe – Ahmet Ümit

Lanetlenmiş yaratıcılar vardır. Onlar, insan iyidir, güzeldir, mükemmeldir gibi safsatalar yerine benliklerindeki kötülüğü, yıkıcılığı, nefreti anlatırlar. Oysa toplum bunları okumak, bilmek istemez. İnsanların istediği aşkla, sevgiyle, güzellikle örülü, acıklı da olsa sonunda umutlu biten öykülerdir. Gerçekten kaçmak, onunla yüzleşmekten daha kolaydır. Bu yüzden lanetli yazarların kabul edilmesi zordur. Zordur ama dehanın da bütün unutturma, yok

okumak için tıklayınız

Edebiyatımızın Ağır İşçisi : Orhan Kemal – Ahmet Ümit

Sık sık, köklü bir roman geleneğimizin olmayışından, edebiyatımızın cılız olduğundan söz edilir. Oysa, Batı Edebiyatı kadar görkemli olmasa da edebiyatımız hiç de küçümsenecek bir durumda değildir. Ama farkında olana. Farkında olana diyorum çünkü, yazarlarımızın çoğu edebiyat tarihimizi bilmezler. Kendi dilimizde yazan sanatçıları bilmenin önemini bile kavrayamamışlardır. Biraz da bu yüzden olacak, tüketim kültürünün, güncel olan

okumak için tıklayınız

Mistik Cinayet Romanı Yazarı: Dostoyevski – Ahmet Ümit

Kimi eleştirmenler Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sı ile Karamazov Kardeşlerini polisiye roman olarak adlandırırlar. Benzer değerlendirmeler Sofokles’in Oedipus’u ve Shakespeare’nin Hamlet’i için de yapılmıştır. Hamlet’in başına geldi mi bilinmez ama önemli tiyatro okullarında öğrencilerin Oedipus’u dedektif giysileri içinde sergiledikleri bile olmuştur. Gerçekten de bu yapıtların ekseninde suç, dahası cinayet yer alır. Onları polisiye olarak tanımlanmasına yol

okumak için tıklayınız

“Acı günlerden geçiyoruz” – Ahmet Ümit

İki ayda bir yayımlanan edebiyat dergisi Notos?un yeni sayısını (Haziran-Temmuz 2014) yazar Ahmet Ümit hazırladı. Ümit?in dergi için kaleme aldığı sunuş yazısını yayımlıyoruz: ?Yaşadığımız acı günlerden bir edebiyat izleği olarak cinayete…? “Acı günlerden geçiyoruz. Gözümüzün önünde toplu cinayetler işleniyor. Soma?da yüzlerce emekçi kardeşimiz iktidarın ve

okumak için tıklayınız

Harami Mağarası’ndaki ceset – Ahmet Ümit

İri gövdesi mağaranın zeminine yayılmıştı. Yüzünün ön tarafı ezildiği için gözlerinin rengini kestirmek imkânsızdı. Bu türden vahşi manzaralarla defalarca karşılaşmış olmasına rağmen Ali bile yüzünü buruşturmadan bakamıyordu cesede. Ama Zeynep sanki ellerinin arasında cansız bir manken varmış gibi maktulün başını dikkatle incelemeyi sürdürüyordu. ?Çıpa benzeri sert bir cisimle vurmuşlar Başkomiserim,

okumak için tıklayınız