Başlangıçta her şey Suriye’de yozlaşmış bir diktatörlüğe karşı haklı bir başkaldırı olarak görünüyordu. ABD destekli üç ülke; Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye savaşa müdahil olmaya karar verdi. Adım adım silahlı muhalefeti ele geçirdiler ve giderek daha fazla insana ihtiyaçları olduğundan cihatçıları ön cephede rol üstlenmeleri için cesaretlendirdiler. Artık dünyanın her yerinden eli kanlı profesyonel El Kaide militanları Türkiye üzerinden Suriye’ye akıyordu. Sonuç: 130 bin civarında ölü.
Araştırma Dizisi
1915 Öncesinde Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeniler – Paul B. Paboudjian, Raymond H. Kevorkian
Son yıllarda art arda yayımladığı prestij kitaplara bir yenisini daha ekleyen Aras Yayıncılık, Fransalı tarihçi Raymond H. Kévorkian ve Paul B. Paboudjian’ın ortak çalışması olan 1915 Öncesinde Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeniler adlı eseri yayımladı.
Fransa’da yayımlandıktan 20 yıl sonra Türkiyeli okurla buluşan kitap, 1915 öncesinde Ermeni nüfus barındıran 2900’ü aşkın yerleşim biriminin (vilayet, sancak, kaza ve köyler)
Burjuvazinin Sosyolojisi – Michel Pinçon, Monique Pinçon-Charlot
Burjuvazinin Sosyolojisi, burjuvazinin gizemlerini usulünce kapatan örtünün bir köşesini kaldırarak burjuva egemenliğinin sürmesine yarayan ayrıcalıkları gösteriyor.
Kapitalizmin bitmeyen inşasını tanımlayan temeller, elbette ki “ekonomi dünyası”nda, başka sınıfları ekonomik olarak sömüren mekanizmada aranır. Ekonomik sömürü sonsuzdur ve “işte, sömürü şurada bitiyor!” diyebileceğimiz bir hudutla da işaretlenemez. Ekonomik sömürü görülür, en azından alım gücünün erişemediği “tüketim nesneleri” karşısında algılanır.
Direnen Diriliş – Hazırlayan: Işık Kansu
10 ayrı kalemden Gezi eylemlerinin çözümlemesi; Ali Rıza Aydın, Prof. Dr. Asker Kartarı, Prof. Dr. Bahar Gökler, Doğan Akın, Ergin Yıldızoğlu, Muzaffer İlhan Erdost, Özge Mumcu, Özgür Mumcu, Prof. Dr. Sencer Ayata, Dr. Serdar Şahinkaya.
İster Gezi Parkı eylemleri, ister Haziran direnişi, ister Türk baharı; ne derseniz deyin; o halk hareketi bir yeniden uyanışı, diriliş ve silkinişi imgeliyor toplumsal belleğimizde.
Türkiye Neden Feda Edildi – Merdan Yanardağ
Merdan Yanardağ bu çalışmasında, “Türkiye’nin neden feda edildiği” sorusunun yanıtını arıyor?
Ergenekon ve Balyoz davalarıyla esas olarak bürokrasideki ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki son Kemalist kadronun önemli bölümü tasfiye edildi. Bu davalar, siyasal, ideolojik ve toplumsal bakımdan yeni bir hegemonya kurmanın; rejimi değiştirmenin ve dinci-faşizan bir karşıdevrimin aracı olarak kullanıldı. Böylece, bu topraklarda yaklaşık 200 yıldır kesintilerle sürdürülen; 1908, 1923 ve 1960 dönemeçlerinde gerçekleştirilen tarihsel atılımlarla en yüksek dalga boylarını yakalayan Osmanlı-Türk modernleşmesi ve aydınlanma süreci sert bir kırılmaya uğradı.
Gazete Yazıları (New York Tribune İçin Gönderilmiş Yazılardan Seçmeler) – Karl Marx
Karl Marx, Kapital üzerine çalışmalarını sürdürebilmek amacıyla 1852’den itibaren dokuz yıl boyunca New York Tribune için dış muhabirlik yaptı. Bu süre boyunca Çin ile Britanya arasındaki afyon savaşları, Hindistan’daki sömürgecilik, ayaklanmalar, İngiltere’de sözde demokrasinin ardındaki sahtekârlıklar, sömürü ve açlık, Yunan ayaklanması ve Osmanlı İmparatorluğu, İspanya İç Savaşı, köle ticareti, Amerikan Kuzey-Güney Savaşı ve bunun Britanya’daki yansımaları, ticaret krizleri ve
Alevi Hukuku – Ali Yıldırım
Gül alırlar gül satarlar
Gülden terazi tutarlar
Gülü gül ile tartarlar
Çarşı pazar güldür gül
Alevi Hukuku doğal bir hukuktur. Aleviler tarihleri boyunca; Alevilere özgü, varolan hukukun dışında ve bütünüyle ona yabancı bir hukuk sistemi yaratarak yaşamlarını devam ettirmişlerdir. Toplum kendisini varetmek için kurallar geliştirmiştir.
Deyiş ve Direniş (Pir Sultan Abdal) – Ali Yıldırım
‘Osmanlı tarihlerinin yaşadığı Pir Sultan Abdal hakkındaki derin suskunluk acaba büyük bir gizi saklıyor olamaz mı?
Tarih neden susar?
Tarihin susmasının siyasal anlamı nedir?
Zaman 16. yüzyılsa ve sözkonusu olan Alevilerse ve onun önderleri ise Osmanlı tarihinin susması için başka neden aramaya gerek var mıdır?
Tarih burada siyasetin hizmetindedir ve zorunlu olarak susacaktır.
Evet, saf tarih yoktur!
RedHack (Sanal Alemin Klavyeli Asileri) – Orhan Gökdemir
Redhack Manifestosu..
“Bak beyim, sana iki çift lafım var. Koskoca adamsın. Paran var, pulun var, her şeyin var. Binlerce kişi çalışıyor emrinde. Yakışır mı sana ekmekle oynamak? Yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak? Ama nasıl yakışmaz. Sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören. Anlamıyor musun beyim, bu çocuklar birbirini seviyor. Ama ben boşuna konuşuyorum. Sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum. Hıh. Sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi Saim Bey. Sen mi büyüksün? Hayır,
Dersim Seyahatname – Antranik Yeritsyan
1888 ve 1895 yıllarında Dersim’i bir baştan bir başa dolaşan Antranik’in (Yeritsyan) 1900’de Tiflis’te Ermenice olarak yayınlanan kitabı ilk kez Türkçe’de.
Doğal konumundan iklimine, sularından bitki örtüsüne, hayvanlarına, kuşlarına, madenlerine ve kaplıcalarına değin bütün bir Dersim coğrafyasını gözler önüne seren Antranik, yüz yıl öncesinin Dersim yaşantısını da ayrıntılarıyla, köy köy hane sayısı ve nüfus istatistikleri de vererek aktarıyor. Yalçın dağlar ve sık ormanlarla
Osmanlı Sosyalist Fırkası ve İştirakçi Hilmi – Hamit Erdem
Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyet’in hemen öncesinde kurulan ilk sosyalist partiler, Osmanlı Sosyalist Fırkası ve ardından aynı çevrenin kurduğu Türkiye Sosyalist Fırkası’dır.
Söz konusu partiler, 1910 – 1922 yılları arasında İstanbul’da faaliyet göstermiş; dönemin bütün ideolojik ve siyasi rüzgârlarından etkilenmiş, hem İttihatçı diktatörlüğüne direnmiş hem de işgal ordularının denetimindeki İstanbul’da sosyalizmin ‘Osmanlı amele sınıfıyla’ buluşmasına öncülük etmiş özgürlükçü hareketlerdir.
Emperyalist Müdahale Doktrinleri ve NATO – Suat Parlar
ABD ve İsrail’in terör stratejileri, doktriner birikimleriyle bağlantılıdır. Terörün zayıfın silahı olduğuna dair yargılar, ciddi bir analitik hatadır. Gerçekte, diğer şiddet araçları gibi terörizm de güçlünün silahıdır. Ancak bu silah zayıfa izafe edilmektedir, çünkü güçlü olan doktriner sistemleri de kontrol tekeline sahiptir; onun katliamı, tecavüzü, soykırımı ve yağması terör eylemi sayılmaz. Nazilerin terör aygıtını olduğu … Devamını oku