Akıl sahibi öznenin, bilinçli kişinin kendisini başkalarından ayırmasına ve kendisini öne sürmesine yarayan güç ?ben?dir. Bu bir yönden kendini diğer kişilerden farklı olarak görme bilincidir. (2) Dolayısıyla bu bilinç kişiye sahip olduğu özelliklerin farkına varma olanağı sağlar.
Bu makalede Rene Descartes ve Immanuel Kant?ta dile getirilen ?ben? konusu ana hatlarıyla açıklanmaya çalışılmıştır. İlk önce Descartes?ın düşünce sistemi açıklanmış ve daha sonra ise Kant?ın bu sistemi farklı açılardan nasıl ele aldığı ifade edilmiştir. Bu iki düşünür arasındaki farklılıkların açıklanmasıyla da yazı sonlandırılmıştır.
Descartes?ın Öznesinde, Ben
Geçmişten günümüze bu konu farkı yönlerden ele alınmıştır. Geleneksel ya da modern dönemde çeşitli yöntemlerle anlaşılmaya çalışılmıştır. Modern dönemin kurucusu kabul edilen Descartes, incelenmesi uğraş gerektiren ?Ben? konusuna çeşitli açıklamalar getirse de
Arı Usun Eleştirisi
Descartes ve Kant?da Ben Deneyimi – Saliha Baysal (*)
Ben bu makaleye Descartes?la başlayacağım. Descartes ?ben?i nasıl temellendirmiş ve bu ?ben?le neye ulaşmıştır, bunu göstermeye çalışacağım. Daha sonra da Kant?ın ?ben?den ne anladığını ve Descartes?a eleştirisini ifade edeceğim.
I.) Descartes ve Ben Anlayışı
Descartes düşünce üretmeye başladığında ortaçağın niteliğine göre inşa edilmiş doğa felsefesi ortadan kalkar. Nicelik tarafından belirlenmiş doğa felsefesi onun yerine geçer. Descartes?ı insan bilgisine şaşmaz, çürütülemez bir temel arama çabasına iten onaltıncı yüzyıl sonlarıyla onyedinci yüzyılın başlarında yenilenen şüphecilik ile matematik bilimi üzerinde uzun yıllar çalıştıktan sonra bu tür şüpheci problemlere karşı en iyi yaklaşımın metafizik olduğu sonucuna varır. 17. yy.?ın köklü altüstü oluşu burada saklıdır.
Arı Usun Eleştirisi – Immanuel Kant
Arı Usun Eleştirisi 1781’de çıktı ve ilk tepkiler olumsuzdu. İkinci ve gözden geçirilmiş yayım 1787’de çıktı ve bunu çok geçmeden 1790’da bir üçüncü basım, 1794’te bir dördüncüsü, bir yıl sonra izinsiz bir basım, ve 1799’da beşinci basım izledi. Sonuç felsefenin bir kez de Alman dilinde doğuşunun başlangıcı oldu. Kant’ın zamanı azdı, ve hızla yazdı: Bir Bilim Adamı Olarak Ortaya Çıkabilecek Gelecek Bir Metafizik İçin Önsöylemler (Prolegomena zu einer jeden künftigen Metaphysik die als Wissenschaft wird auftreten können) (1783); Kılgın Usun Eleştirisi (Kritik der praktischen Vernunft) (1788); Yargının Eleştirisi (Kritik der Urteilskraft) (1790); Salt Us Sınırları İçersinde Din (Die Religion innerhalb der Grenzen der blossen Vernunft) (1793); Ahlak Metafiziği (Die Metaphysik der Sitten) (1797). Kant değerli bir felsefecinin değerbilir bir ekinde