Elias Canetti, İnsanın Taşrası ve Saatin Gizli Yüreği adlarıyla 2 cilt olarak yayımladığımız notlar için şöyle diyor: “Notlar, insanın içinden geldiği gibi kaleme alınan, birbiriyle çelişen yazılardır. Kimi zaman dayanılmaz bir gerilimden, ama çoğu kez de aşırı bir hafife almaktan kaynaklanan esintileri içerir… İnsan çok yönü, binlerce yönü bulunan bir varlıktır – en büyük şansı ve mutluluk kaynağı da budur. Kendini amacının kölesi gibi hissettiği anlarda,
Payel Yayınevi
Belleğini Yitirmeyen Şair? Kemal Özer – Mustafa Özmen
?Dostluklar kurulsun insanlar gülsün / Son bulsun savaşlar kimse ölmesin? Nesimi Çimen
2 Temmuz sönmeyen yangın
Sivas? 2 Temmuz 1993? Madımak Oteli? 33 aydın, yobazlarca katledilir. Hem de güpe gündüz… bir şehrin orta yerinde? devletin valisinin, polisinin, askerinin gözleri önünde. Onlar yalnızca 33 insan değil 33 ayrı yaşamdı. Kiminin kitaplarını üst üste koyduğunda boyunu aşardı.
Kulak Misafiri / Elli Karakter – Elias Canetti
Kulakmisafiri’nin elli sabit fikirlinin hızlı kalem darbeleriyle çizilmiş portrelerinden oluştuğu söylenebilir. Canetti’nin bu yapıtı, yirmili yaşlarında yazmayı tasarladığı ve delileri anlatan roman dizisinin imbikten geçirilmiş kısacık bir özetini andırıyor.
Körleşme’de sabit fikirlileri gözlemleme ve betimleme ustası olarak karşımıza çıkan Canetti, bu kez başka bir dünyada farklı ve de sabit fikirli insanların, kapsüller içinde yaşayan insanların hayal ya da kuruntularıyla yarattıkları dünyaları anlatıyor bize.
Şemsa Yeğin
Gözlerin Oyunu / Bir Yaşamın Öyküsü 3 ? Elias Canetti
Elias Canetti’nin anılarının üçüncü ve son cildini oluşturan ve 1931 ile 1937 yılları arasında yaşamış ‘Bir Yaşamın Öyküsü’nü içeren Gözlerin Oyunu en az özyaşamöyküsünün ilk iki cildini oluşturan Kurtarılmış Dil ile Kulaktaki Meşale kadar ilginç olmasının yanı sıra, yazınsal değeri açısından da gene ilk iki kitap gibi yazarın yeteneğini en iyi sergileyen ürünlerinden biridir. Kitap, eşsiz bir yazınsal yeteneği bir kez daha gözler önüne sermenin yanı sıra, dönemin sanat dünyasından yazarın yaşamına giren ünlü kişileri de bilinmedik yönleriyle okura tanıtmaktadır. Canetti, 1931 yılında, otuz yaşına yaklaşırken sanat dünyasındaki en önemli gelişmelerin yaşandığı, yazarlık kıvılcımlarının tutuştuğu Viyana’da karşılaştığı, tanıştığı aydınları kendi ağızlarından bize anlatmakta, Robert Musil, Alban Berg, Hermann Broch, James Joyce, Thomas Mann,
Kulaktaki Meşale / Bir Yaşamın Öyküsü 2 ? Elias Canetti
Canetti okurlarının, onun her yapıtında gördüğü o büyük ustalıkla yazılmış olan özyaşamöyküsünün bu ikinci cildinde, yazarın yazarlık yaşamına adım atışının her anını, aynı zamanda ulaştığı sonu yakından izliyoruz. İnsanın başını döndüren bir helezon etkisi yaratan Canetti, bu helezonu büküyor ve onu açarken önümüzde müthiş bir aydınlık yaratıyor: bir bireyin öyküsü, yüzyılın sınavından geçerek, herkesin öyküsü haline geliyor ve kitap, eşsiz ve yıkılmaz, vazgeçilmez bir anıt olarak dimdik duruyor.
Kulaktaki Meşale, her şeyden önce, yazarın yetişkinlik döneminin ilk büyük ustası olan Viyanalı yazar Karl Kraus’a hayranlığını anlatmaktadır. Kitap aynı zamanda Canetti’nin ilk eşi Veza’nın da bir portresini çizmektedir. Elias Canetti, bu büyük tutkuların şemsiyesi altında 1920-1931 yıllarındaki Viyana’nın ve Berlin’in şaşırtıcı bir görünümünü sunmaktadır.
Kurtarılmış Dil / Bir Gençliğin Öyküsü 1 ? Elias Canetti
Elias Canetti, yirminci yüzyılın en büyük aydınlarından biridir. Hem büyük bir romanın -Körleşme- hem de büyük bir toplumsal kuram yapıtının -Kitle ve Güç- yazarı olarak pek çok yazın türünde ustadır. Ama Canetti’nin dehası belki de en çok özyaşamöyküsünde kendini göstermektedir. Ayrı başlıklar altında toplanmış üç ciltlik özyaşamöyküsünün ilk cildi olan Kurtarılmış Dil, bu sanatçının bir genç adam olarak gelişmesini biçimlendiren olayları, kişilikleri (özellikle de Canetti’nin annesinin kişiliğini) ve entelektüel etkileri gözler önüne sermekte, böylece yazarın kişisel geçmişinin ve ondaki yaratıcılığın gelişmesinin arayışlarla dolu bir portresini oluşturmaktadır. ‘Canetti, sözcüklerin taşıdığı sorumluluğu derinden hisseden biri… Bir öğreti yok, ama müthiş bir azarlama, ivedilik, acı ve korkunç bir zindelik var. Aklın tutkuların verdiği mesaj, gene tutku. ‘Shakespeare’e
Bir Ben Vardır – Sara Serçemeli (*)
Akıl sahibi öznenin, bilinçli kişinin kendisini başkalarından ayırmasına ve kendisini öne sürmesine yarayan güç ?ben?dir. Bu bir yönden kendini diğer kişilerden farklı olarak görme bilincidir. (2) Dolayısıyla bu bilinç kişiye sahip olduğu özelliklerin farkına varma olanağı sağlar.
Bu makalede Rene Descartes ve Immanuel Kant?ta dile getirilen ?ben? konusu ana hatlarıyla açıklanmaya çalışılmıştır. İlk önce Descartes?ın düşünce sistemi açıklanmış ve daha sonra ise Kant?ın bu sistemi farklı açılardan nasıl ele aldığı ifade edilmiştir. Bu iki düşünür arasındaki farklılıkların açıklanmasıyla da yazı sonlandırılmıştır.
Descartes?ın Öznesinde, Ben
Geçmişten günümüze bu konu farkı yönlerden ele alınmıştır. Geleneksel ya da modern dönemde çeşitli yöntemlerle anlaşılmaya çalışılmıştır. Modern dönemin kurucusu kabul edilen Descartes, incelenmesi uğraş gerektiren ?Ben? konusuna çeşitli açıklamalar getirse de
Edebiyat Yaşamım – Maksim Gorki
Rusya’daki proleter devrimin tüm süreçlerini yaşayarak yetişmiş bir yazar olan Maksim Gorki’nin bu yapıtı, kendisini yazarlığa iten, etkileyen ya da oluşturan koşulları, insanları, yazarları ve düşünürleri anlatan önemli bir belgedir. Çok önemli bir tarihsel dönemde, yaşamın tüm acılı koşulları içinde yazarlığı öğrenmeye çalışan gerçek bir proleter yazar olarak nasıl çalıştığını, çevresini nasıl gözlemlediğini, kitapları nasıl bir açlıkla okuduğunu ve en önemlisi de kültüre verdiği yerin büyüklüğünü görüyoruz.
(Arka Kapak)
Edebiyatçılar Üzerine – Elias Canetti
“Yazar kendi çağına tutkundur; onun malı ve kölesidir, onun en değersiz uşağıdır. Bir zincirle sıkıca ve kopmamacasına ona bağlanmış, ona en yakından hükümlüdür. Bağımlılığı öylesine büyük olmalıdır ki başka hiçbir yere kök salmamalıdır. Hatta biraz gülünç gelmese şöyle derdim: O, çağının köpeğidir. Çağının zeminlerinde koşar, orada burada durur.” (s.9) ( * ) Yazar, çağının köpeğidir … Devamını oku
İnsan ve Kent – Henri Laborit
Canlı varlığı, o arada insanı kavrayıp anlatmaya büyük katkılarda bulunmuş bir biliminsanı olan Henri Laborit, İnsan ve Kent (I’homme et la ville) adlı kitabında, canlının bedenindeki hücre örgütlenmesinin tıpkısının yaşadığı ortamda, ya da özel adıyla ‘kentte’ de belli yasalara ayak uydurduğunu, uydurması gerektiğini bulguluyor.
İnsan ve Kent, bu konuyu en ince ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor. Varılan yargı yalın, çarpıcı: ‘kentleşme çarpık, çünkü içimizdeki dirimsel (biyolojik) örgütlenmeyi -masalların ötesinde- tanımıyoruz, dolayısıyla dış örgütlenme de bunu yansıtıyor.
Cansız maddeden canlıya geçişteki evrimi, özellikle 1950’den sonra elektrikli aygıtların sağladığı araştırma kolaylıklarıyla, derinlemesine ve geniş olarak ele alan dirimbilim (biyoloji), tek hücreli canlıyla çok hücreli arasında tartışılmaz
Estetik 3 – Georg Lukacs
Lukas’ın “Estetik” adlı yapıtının üçüncü cildi, genel anlamda estetiğin genel bir kategorisi olarak katharsis’e ayrılmıştır. Burada önce, kendi için varlık niteliğiyle sanat yapıtı (sanat yapıtının biriciklik niteliği, öyle-oluş konumu vb) irdelendikten sonra, estetik mimesis’in uç sorunları ele alınmaktadır. Bu sorunlar müzik ve hoşa giden’in sorunlar çevresi olmak üzere iki bölümde incelenmektedir. Müzik, tarihsel gelişme süreci içersinde yansıtılırken, bu sanat dalında gerçekçilik
Estetik 2 – Georg Lukacs
Georg Lukacs, “Estetik” adlı dört ciltlik büyük yapıtının bu ikinci cildinde, mimesis’in çeşitli sorunlarını irdelemeyi sürdürmekte, sanat yapıtı ve sanatçı kavramlarına değişik açılardan somut biçimde yaklaşmaktadır. Günlük yaşamdan alanın kesitlerin nasıl sanatsal düzeyde işlendiği, bu işlemden sonra yine günlük yaşam akaşına bırakılan yapıtın yaşamı neden ve nasıl zenginleştiridği ve değiştirdiği, günlük insan’ın nesnelleşmeye yönelik inan’a dönüşme süresi içersinde sanatçının oluşumu, sanat yapıtlarının kendilerine özgü dünyaları ve bu dünyanın alımlayıcıyı nasıl etkilediği, bu cildin ağırlık noktasını