Günümüzün siyasal-toplumsal yapısını kavramak açısından medya neden bu kadar büyük bir önem taşıyor? Medya, hükümetle birlikte yönetici sınıf rolünü oynar. Peki bu rolün gerçekleşmesinde kullanılan entrikalar nasıl yaşama geçirilir? ABD medyasının büyük başarısı olarak sunulan “Watergate Soruşturmaları”nın sulandırılması ve gerçeklerin örtbas edilmesinde ABD medyası nasıl kilit bir rol oynadı? ABD medyasının öve öve göklere çıkarttığı Haitili “özgürlükçü din adamı” Aristide, iktidara geldikten sonra
Yordam Kitapları
Medya Kültür Para ve İstanbul İktidarı – Mustafa Sönmez
Medya-kültür endüstrisi, 2010 Türkiye’sinde ne gibi niteliksel ve niceliksel boyutlara sahip ve bu endüstri, İstanbul için ne ifade ediyor? Bu sorulara cevap arayan çalışma, 9 bölümden oluşuyor. Birinci bölüm, medya endüstrisinin Türkiye’de tanımlanışını, tarihsel gelişimini ve İstanbul’un bu alanın merkezi olmasının ekonomi politiğini konu alıyor. İkinci bölüm, yazılı medya alanını konu alıyor ve gazete-dergi yayıncılığının tarihsel gelişimi, bugün vardığı boyutlar, sahiplik durumu analiz ediyor. Üçüncü bölüm elektronik medyaya ait. Bu bölümde
Geç Barbarlık Çağı 1 / Dünya ve Türkiye – Prof. Dr. Oktar Türel
ODTÜ İktisat Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Oktar Türel’in 1979-2010 yılları arasında kaleme aldığı yazılardan yirmi üçünü Geç Barbarlık Çağı (I-II) adı altında ve iki kitapta, ilk yayınlandıkları biçim ve içerikleriyle okurlara sunuyoruz. “Dünya ve Türkiye” alt başlığını taşıyan Geç Barbarlık Çağı-I’deki on bir yazıdan ilk üçünde Türkiye’nin Avrupa ile, temel parametreleri XIX. yüzyıl başında belirlenen ve o tarihten bu yana “sorunlu” olmaya devam eden ilişkileri ele alınıyor. Kitabın dördüncü yazısı,
Belleğini Yitirmeyen Şair? Kemal Özer – Mustafa Özmen
?Dostluklar kurulsun insanlar gülsün / Son bulsun savaşlar kimse ölmesin? Nesimi Çimen
2 Temmuz sönmeyen yangın
Sivas? 2 Temmuz 1993? Madımak Oteli? 33 aydın, yobazlarca katledilir. Hem de güpe gündüz… bir şehrin orta yerinde? devletin valisinin, polisinin, askerinin gözleri önünde. Onlar yalnızca 33 insan değil 33 ayrı yaşamdı. Kiminin kitaplarını üst üste koyduğunda boyunu aşardı.
Granit Destanı ? Lıçezar Elenkov
Lıçezar Elenkov, çağdaş Bulgar şiirinin, sosyalist kuruculuk döneminde insanı devinim ve eylem içinde ele alan atılımcı “Nisan Kuşağı”nın önemli temsilcilerinden. Onun şiirlerinde kendi bireysel konumundan ülkesindeki yeni insana tanıklığı, ulusaldan evrensele bir açılım görülüyor. Estetik açıdan ise, özgün imgelerle örülü bir söyleyiş göze çarpıyor.
Granit Destanı Elonkov’un en önemli yaptılarından biri. Antifaşist direniş savaşında eylemler yapan yedi kişilik bir birliğin destanı. Son kurşunlarına kadar çarpışan, teslim olmamak için son bombalarını patlatarak yaşamlarına son veren yedi devrimcinin portresi.
Bir Yıldızdı Taşıdığım ? Lubomir Levçev
Lubomir Levçev, çağdaş Bulgar şiirinin günümüzde en tanınmış, en çok çevrilmiş ve yayınlanmış temsilcisi. Onun şiiri, çağdaş yaşamın günlük yansımaları üstüne kuruludur. Ama bu yansımalar, en sıradan ayrıntıları olduğu kadar, en köklü sorunları, en büyük davaları da içermektedir. Öyle ki, bu şiirin geçmişten günümüze, en özgül koşullardan en kapsamlı atılımlara uzanan bağlantıları, çağdaş yaşamın ve çağdaş insanın sınırlarını sürekli genişletmiş bulunmaktadır.
Elinizdeki kitapta, bu temel niteliğin yeni bir aşamasını oluşturan örnekler yer alıyor. Onları okurken, sosyalizmin kuruluşuna hem şiiriyle hem üstlendiği görevlerle hizmet etmiş,