Bazı kitapları okurken adeta nefesinizi tutarsınız. Bir sayfasını okurken, diğer sayfasını da merak edersiniz. Hele anlatılan gerçek bir yaşam hikâyesiyse, bu merak doruk noktasına ulaşır. Hüseyin Torun’un Ceylan Yayınları’ndan çıkan, ‘’Özgürlüğe Kaçış’’ adlı kitabını okuyorum. Bir değil, birkaç firarın öyküsünü içeriyor.
Devrimci mücadelesini anlatmış. Gözaltına alınışlarını ve her seferinde kaçışını, cezaevine düşüşünü vs…
Ceylan Yayıncılık
Portakal Ağacında Oturan Kadın – Gioconda Belli
Genç, güzel, iyi eğitimli, kültürlü bir mimar: Lavinia. Bir alışveriş merkezinin projesini hazırlarken kentinin, ülkesinin, dahası bütün Latin Amerika’nın gerçeğiyle karşılaşır. Gördüğü; cuntanın baskısı, işkence gören, kaybedilen insanlar ve tepeden tırnağa yoksulluktur. Sırtını gerçeğe dönemez, sınıfından uzaklaşır ve haksızlığa direnmeye başlar. Lavinia’nın mücadelesi artık bütün kadınların özgürlüğünün ve eşitliğinin mücadelesidir. Kadınlığı için açtığı savaşı ülkesini istila eden İspanyollara karşı da sürdürür. Çünkü kendi özgürlüğü ülkesinin de özgürlüğüdür…
Devrimin Rojava Hali – Arzu Demir
Gazeteci yazar Arzu Demir’in büyük ilgi gören “Dağın Kadın Hali” kitabının ardından, “Devrimin Rojava Hali” kitabı da çıktı. Kitap, Rojava devriminin bizzat tanıklarının anlatımlarından yola çıkarak, daha doğrusu, devrimi bizzat var eden dinamikleri konuşturarak bu tarihsel ana okuyucuyu da katmakta.
“Devrimin Rojava Hali” en yalın haliyle Rojava’yı tanımak ve kendisi için anlamlandırmak isteyenlere bir kaynak niteliğinde. Öyle tumturaklı laflarla değil, bizzat Rojava’yı inşa eden “yalın” haldeki “sıradan” insanların anlatımlarıyla başarıyor bunu.
Birgün Bile Yaşamak – Orhan İyiler
“Torunlarımız kapitalist çağın kalıntılarıyla belgelerini büyük bir merakla izleyecekler; Nasıl olur da özel kişilerin ellerinde bulunabilir yiyecek-içecek maddelerinin alım satımı; fabrikalar ve işletmeler nasıl olur da özel kişilerin ellerinde bulunabilir… Bir insan başka bir insanı nasıl sömürebilir; Çalışmadan nasıl sırtüstü yaşayabiliyordu birtakım insanlar? İşte tüm bunları kafalarında canlandırmakta zorluk çekecek torunlarımız. Bugüne değin çocuklarımızın göreceği günlerden masallardaymışcasına söz açılırdı. Ama şimdi yoldaşlar, temelini attığımız sosyalist toplumun bir düşler ülkesi olmadığını açık seçik görüyorsunuz. Çocuklarımız daha büyük bir çabayla bu yapıyı yükselteceklerdir.”
Nietzsche ve Postmodernizmin Gerçek Yüzü – Yener Orkunoğlu
Elinizdeki kitap, Nietzsche’nin, Yapısalcdık’ın ve Postmodernizm’in görüşlerine yer veriyor. Onların eleştirisini yapıyor.
Kapitalist sistemin özüyle değil, görüntüsüyle ilgilenen postmodernist düşünce tarzıyla hesaplaşmak zorunlu. Çünkü bir taraftan postmodernizm, sosyal bilimler, kültür bilimleri ve felsefe alanında marksizmi bir numaralı düşman ilan etmiştir; öte yandan, Özgürlükçü olduğunu iddia etmektedir.
Postmodern düşünürler, özne olarak insanın çözüldüğünü, yok olduğunu iddia ederler. Özneyi yok eden postmodernizmin özgürlükçülüğü sahtedir. Özgürleşecek özne ölmüşse, özgürlükçü olduğunu iddia etmek ikiyüzlülüktür…
“Nietzsche Ve Postmodernizmin Gerçek Yüzü”ne Dair – Faiz Cebiroğlu
Değerli yazar Yener Orkunoğlu?nun Ceylan Yayınları?ndan çıkan ve ?postmodernizmi? eleştiren çok önemli bir çalışması: Nietzche Ve Postmodernizmin Gerçek Yüzü. Kitap, 288 sayfadan oluşmaktadır.
Yazar Yener Orkunoğlu kitabında, Nietzche?nin ve postmodernizmin gerçek yüzünü ayrı ayrı başlıklar altında, ama son derece açık bir dille ve bilimsel bir şekilde ele alıp masaya yatırıyor, tahlil edip, eleştiriyor. Bu bağlamda kitap:
– Modernite ve Modernizm,
– Yapısalcılık ve Postyapısalcılık,