Hakkâri’de Bir Mevsim – Ferit Edgü

“Ferit Edgü ilk basımı 1977 yılında yapılan Hakkâri’de Bir Mevsim’de, bir hata sonucu dünyadan koparılmışların dünyasına gelen birinin, dilini, kültürünü bilmediği bu insanlarla iletişime geçmesini ve yeni yaşam yolları denemesini anlatır. Yılların içinden geçtikçe kişi, yalınlaşmak dünyanın bütün karmaşıklığına sırtını dönüp, daha basite, en basite varmak ister. Kişi karmaşık olandan basite varmak için çabalar. Büyük, … Devamını oku

Aslan Asker Şvayk – Yaroslav Haşek

Mizah ustası Yaroslav Haşek’in, Aslan Asker Şvayk adlı romanı I.Dünya savaşının hemen ardından yazmış ve savaşı, tüm acımasızlıkları ve saçmalıklarıyla yerden yere vuran bir yergi başyapıtıdır.
Savaşa karşı absürd bir manifesto niteliği taşıyan, Yaroslav Haşek’in savaş çığırtkanlığını, militarizmi, devlet buyurganlığını gözünün yaşına bakmadan eleştirdiği kara mizah klasiği olan Aslan Asker Şvayk Celal Üster’in çevirisiyle ilk kez eksiksiz olarak Can Yayınları tarafından yayınlandı.

Devamını oku

Körlük – Jose Saramago

“Bence körleşmiyoruz. Hepimiz körüz. Körüz ama bakıyoruz. Bakabilen ama görmeyen kör insanlar” Körlük, Portekizli yazar Jose Saramago’nun son yıllarda yazdığı en etkileyici kitap. Saramago; romana, arabasının içinde geçmesine izin verecek ya da geçmek için kendini haklı göreceği yeşil ışığı beklerken kör olan bir adamın duyduğu korku ve çaresizlikle başlar. Kitabında modern insan ve onun ürettiği liberal demokrasiye eleştirilerini dile getirir. Körlük o denli hızlı yayılır ki, yayılma hızı Etna? nın püskürmesiyle civarında ne kadar yerleşim varsa lavların altında kalmasına benzetilir. Saramago? nun da yarattığı, yada zaten olan, ama görmek için kafaların kumdan çıkarılması gerektiğine dair bir çürüyüşün öyküsüdür körlük.

Devamını oku

Bir Tersine Yürüyüş ’12 Eylül Öyküleri’ – Hazırlayan: Hürriyet Yaşar

İmge Öyküler Dergisi?nin hazırladığı bir dosyadan yola çıkarak “Bir Tersine Yürüyüş: 12 Eylül Öyküleri”ni yayına hazırlayan Hürriyet Yaşar, bu çalışma için o dönemde ya da hemen sonrasında yayınlanan yüzlerce öykü kitabını taradı; binlerce öykü okudu. Hürriyet Yaşar, bu antolojiyi oluştururken dönemin, öncesi, sonrası ve gelecekte yapacağı tahribat bakımından bir süreç olarak algılanması gerektiğini ortaya koyuyor.
“Nereden?”, “Nasıl?” ve “Nereye?” başlıklı üç ana bölümden oluşan kitaba Abidin Dino?nun işkence desenlerinin yanı sıra, 12 Eylül döneminde ürünler vermiş, Ahmet Erhan, Şükrü Erbaş, Ahmet Telli, Abdülkadir Budak, Akif Kurtuluş gibi şairlerimizin

Devamını oku

Ressam Portreleri – Ara Güler

Eskiden portre ressamları vardı. Onlara “porte ressamı” denirdi. Ara’ya da, bundan yola çıkarak “portre fotoğrafçısı” diyebilir miyiz?
Bence, evet.

Onun, “insan manzaraları”nın tümü, zaten tek ya da toplu portrelerden oluşmuyor mu?

Ara’nın objektifinin gördüğünü nedense bizlerin gözleri görmüyor. (Bunu kendimden biliyorum: Hiçbir zaman Ara’nın fotoğrafındaki gibi görmedim yüzümü.)

Bir kadraj, bir ışık sorunu değil bu. Ne sorunu olduğunu bilmiyorum. Sanatın ne olduğunu bilmediğim gibi.

Devamını oku

Parma Manastırı – Henri Beyle Stendhal

19. yüzyılın en özgün Fransız yazarlarından biri olan ve modern romanın gelişiminde tek başına bir aşamayı temsil eden Stendhal, çağdaşları tarafından önemi anlaşılamamış olsa da, psikolojiyi ön plana çıkaran romancılardan söz edildiğinde ilk akla gelen adlardandır. Keskin gözlemleri, kişilik çözümlemeleri, sezgileri, süslemesiz sayılan üslubunun temel özelliği olan hareketle birleşince, Stendhal, en az kendi kişiliği kadar renkli yapıtlar sunabilmiştir.
1836?1839 arasında Paris?ten ayrı kaldığı üç yıllık sürenin meyvesi ikinci başyapıtı Parma Manastırı oldu. Roman, Fabrizio del Dongo adındaki kahramanın Waterloo Savaşı?ndan bir Carthusia Manastırı?na uzanan hayatını hikâye eder. İtalyan yazar Italo Calvino kaleme aldığı bir denemede, ?Top gürlemeleriyle tarihin ve bireysel hayatın ritminin yan yana

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme