“Ölümüm şiiri Orhan Veli’nin değil Fahri Erdinç’in”

Aylık edebiyat dergisi Varlık’ın Ocak sayısında, Orhan Veli Kanık’ın hiçbir kitabında yer verilmeyen “Ölümüm” adlı bir şiirinin ortaya çıktığı gündeme getirildi.

Dergiye göre; bu şiir Orhan Veli Kanık’ın ölümünden sekiz yıl sonra, sanat gazetesi Köprü’nün, 1 Aralık 1958 tarihli beşinci sayısının ikinci sayfasında, Tarık Erman’ın, “Ölenler – Kalanlar” başlıklı yazısının çerçevesi içinde, “Orhan Veli’nin ölüm yıldönümü dolayısiyle şimdiye kadar hiçbir yerde yayımlanmamış bir şiirini sunuyoruz” başlığıyla çıkmıştı.

Devamını oku

Kore Nire – Fahri Erdinç

Hikâye 1960 Mayısı?nda Ankara?da başlıyor. Öğrenci olayları, genç subayların hoşnutsuzluğu, iktidar yanlısı generaller, başta Menderes olmak üzere iktidar sahipleri, tutuklu gazeteciler…

İlk basımı 1966 yılında Sofya?da yapılan Fahri Erdinç?in Kore Nire romanı yaklaşık elli yıl sonra Türkiye?de de yayımlandı. Erdinç bu romanında Türkiye Cumhuriyeti?nin 27 Mayıs darbesine götüren siyasi ve toplumsal süreçleri ele almış. Asıl meselesi -19 bin insanımızın hayatına mal olmasına rağmen

Devamını oku

Kore Nire – Fahri Erdinç

Kore Nire, 1950’li yılların Türkiye’sinden bir kesit sunuyor. Büyük umutlar vadederek iktidar olan Bayar-Menderes ekibinin ilk uygulamalarından biri de, sadık bir işbirlikçi olduğunu ispatlamak ve böylece NATO’ya girmek için Kore’ye asker göndermesi oldu. Türkiye, üç yıl (1950-53) süren
Kore macerasında ölü, yaralı ve kayıp olarak 19 bin evladını kaybetti.

Fahri Erdinç bu romanda,

Devamını oku

Kalkın Nazım’a Gidelim – Fahri Erdinç

Fahri Erdinç’le Nâzım Hikmet arasında yıllarca süren bir usta-çırak ilişkisi, onları yurt dışında buluşturan bir yazgı ortaklığı, siyasal çalışma sürecinde oluşan bir yoldaşlık ilişkisi vardır.

Fahri Erdinç, Kalkın Nâzım’a Gidelim kitabında bütün bu ilişkilerden yola çıkarak anılarını anlatıyor. Nâzım gerçeğini anlatmak savıyla yazılan birtakım kitaplarda onu yalnız bir yönüyle, sözgelimi yalnızca ideolojik çizgisi içinde, örgütünün anlam ve eylem sınırlarıyla bir militan olarak ya da yalnız kusurlarıyla görmek ve göstermek isteyenlere karşı çıkmak için.

Erdinç’e göre, o hem sanatçı, hem militan olarak her yanıyla, her türlü aydınlıkta görülmeli ve gösterilmeli. Bunun için de, günlük gerçeği içinde

Devamını oku

Kardeş Evi – Fahri Erdinç

Kardeş Evi romanı, Fahri Erdinç’in yazgı adamlığı kimliğine giden yolda, önemli bir başka kesit. Daha önce Acı Lokma romanıyla sunduğu 30 yıllık yaşam dilimine, Kardeş Evi romanında, yurt dışına çıktıktan sonraki 20 yıllık bir yaşam dilimini daha eklemiş oluyor.
Ama yaşamöyküsünün bu kesimi dile gelirken, kaldığı yerden gelişimini sürdüren sanatsal ve siyasal bir kimlik onun yalnız kendi yaşamına özgü ayrıntılarla sergilenmiş olmuyor, kişisel oluşumunun yanı sıra, bir yandan da Soğuk Savaş koşulları içindeki bir dünyanın yansımalarına, bu koşullarla birlikte yeni kurulmakta olan sosyalist bir toplumun sorunlarına tanıklık etmemizi sağlıyor. Dil ve anlatım özelliklerini, kurgu kıvraklığı ve öyküleyiş becerisini yeni bir ustalık aşamasına taşıyarak… (Tanıtım Yazısı)

(*) ‘İyiye iyi, kötüye kötü diyeceğim’ Fahri Erdinç
İçinde biçimlendikleri toplumun uzağına düşmüş, ama o toplumun iz düşümü olan insanlar vardır. Bir gün kendi insanlarıyla buluştuklarında, sanki aradan zaman geçmemiş gibi konuşmalarına kaldıkları yerden başlarlar. Zira, dile getirdikleri, bütün bir toplumun acıları, sevinçleri, umutları, yaşamıdır. Fahri Erdinç, yaşadığı ülke Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldığında, ölene değin kendisini var eden değerleri terk etmeyecektir aslında. Erdinç, Acı Lokma’da, kendi yaşamıyla birlikte, Türkiye’nin 1950’lere kadar olan sosyal tarihini bir bütünlük içinde sergilemiş. Sonraki yirmi yıllık sürecini yurt dışında sürdüren yazarın Kardeş Evi ise onun dışarıdaki yaşamının yanı sıra,

Devamını oku

Destur Ya Sefalet – Fahri Erdinç

Sabahattin Ali?nin isteklendirmesi ile öyküye yönelen ve ilk öykülerini onun gözetiminde yazan, dönemin ustalarınca alkışlanan, Varlık dergisince düzenlenen ve Orhan Kemal?in birinci olduğu yarışmada ikinci olan bir öykücü Fahri Erdinç. ?Öykücülüğümüzde bir aşama olmaya aday? olarak karşılanan bir yetenek. 1945 yılında başlayan bu öykücülük serüveni 1949?da Erdinç?in Türkiye?den kaçmak zorunda kalışıyla kesintiye uğradı. Bu kitap, yazarın 1945-49 yılları arasında, Türkiye?den ayrılmadan önce yazdığı öykülerini kapsıyor. Çoğu eski dergi sayfalarında kalmış bu öyküler,

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme