Küresel Korku – Eduardo Galeano

eduardo-galeano-3Çalışanlar işini kaybetmekten korkuyor.
Çalışmayanlar asla iş bulamamaktan korkuyor.
Açlıktan korkmayan yemekten korkuyor.
Otomobil sürücüleri yürümekten korkuyor, yayalar ezilmekten korkuyor.
Demokrasi hatırlamaktan korkuyor, dil söylemekten korkuyor.

Ali Şeriati: “Sadece devletin konuşma hakkına sahip olduğu bir memlekette hiçbir söze inanmayın.”

korku kültürüKİTLE KÜLTÜRÜ, KORKU VE KORKUYU TÜKETMEK
Korkunun kültür içinde olağanlaştırılması ¹

“Sadece devletin konuşma hakkına sahip olduğu bir memlekette hiçbir söze inanmayın.” Ali Şeriati

Oldukça gergin ve sarsıcı bir süreçten geçiyoruz, kaldı ki; düşük nabızlı bir gündeme alışkın bir toplum olmadığımız aşikar. Bu da toplum ruh sağlığının ayrı bir patolojik boyutu, birkaç ay skandal ya da bombalı saldırı yaşamazsak, şaşkınlığa uğrarız sanırım. Korku, endişe hayatımızın her alanına nakşetmiş ve son yılların siyasal ve kültürel yaşantımızda baskın bir misyona sahip.

Korkunun Toplumsal Fonksiyonu

korkuTarih içinde, kollektif korku nesnelerinin sürekli değişimine tanık olunur. Bununla birlikte, şu ya da bu döneme özgü koşulların ötesinde bu türlü bi­çimlere girme aralıksız olarak devam ederken, korku sürüp gider. Durum böyleyken, bu sürekliliğin bir anlamı olması ve her zaman bilincinde olunmasa da bu heyecanın tüm toplumun hayatı içinde önemli bir rol oynaması pekala mümkündür .
Oysa bu korkuların düzenli olarak ve ısrarla tekrarlanması olgusu iki hipoteze bağlanır: Kısır olan ve her şeyi rastlantıya indirgeyen birinci hipotez, vakaların çokluğu ve açıklanması gerekli miktar kar­şısında direnemez. Buna karşılık, bu kollektif heyecanların bir anlam, yani grubun varoluşu açısından bir fonksiyon taşıdıklarını belirten ikinci hipotez bize çok daha ilginç görünüyor.

Korku hakkında söylenmiş 19 söz “Etrafa korku salanın kendisi de korkuyordur.”

albert camusYaşadığımız dünyada en göze çarpan şey, çoğu insanların, gelecekten yoksun olmalarıdır. Geleceğe el atmayan, gelişme, iyileşme umudu olmayan bir yaşamın ne değeri olabilir? Aşılmaz bir duvarın önünde yaşamak köpekçe yaşamaktır. Doğrusunu isterseniz, benim kuşağımdakiler ve bugün atölyelere ve fakültelere girenler köpekçe yaşamış ve yaşamaktadırlar.

Zulme dönüşen korku

Var Olma EğilimiNormal ölçülerde korku eylem ve düşünce için zorunludur, duyularımızı ve zihnimizi uyarır, o olmadan ne bir cesaret ne de bir korkaklık edimi olur… o olmadan, edim olmaz kısacası. Ama Ölçüyü kaçırınca, içimizi kaplar, dışarı taşar, zararlı bir etkene, zulme dönüşen korku budur. Titreyen, başkalarını titretme düşü kurar, dehşet içinde yaşayan vahşet içinde ölür. Böyleydi Roma imparatorları. Birazdan boğazlanacaklarını hissettiklerinden, bunu önceden sezdiklerinden, kıyımla avunuyorlardı…