Etiket: Leo Tolstoy

The Meaning of Denisov’s Inability to Pronounce the “r” in Tolstoy’s Novel War and Peace

In Leo Tolstoy’s novel War and Peace , the inability of the character Vasili Denisov to pronounce the letter “r,” while seemingly a characteristic detail on the surface, is directly related to the novel’s deeper structure, its understanding of language, corporeality, and the historical subject. This article aims to examine Denisov’s speech defect within the context of

okumak için tıklayınız

How can Prince Andrey’s introversion and melancholy in Tolstoy’s War and Peace be interpreted within the context of Freud’s Mourning and Melancholia?

In Leo Tolstoy’s novel War and Peace , Prince Andrey Bolkonsky is one of the figures who embodies the most intense internal conflicts in the narrative. Andrey’s war experience, the death of his wife, and the collapse of his ideals transform him into an increasingly withdrawn, introverted, and emotionally numb individual. When this state of mind is read in

okumak için tıklayınız

What historical events does Tolstoy focus on in his / her novel War and Peace, and how do these events affect the lives of the characters?

War and Peace, Leo Tolstoy’s epic novel, centers on the Napoleonic Wars, particularly the Franco-Russian War of 1812. The novel delves deeply into both historical events and their impact on the lives of individuals. Tolstoy covers the following key historical events in detail: The Wars of 1805-1807: Events such as the Battle of Austerlitz (1805)

okumak için tıklayınız

Leo Tolstoy’un “Karanlıkta Bir Işık” adlı tamamlanmamış dramı için yazılan bir sondeyiş.

GirişLeo Tolstoy 1890 yılında, ölümüyle yarım kalacak olan ve “Karanlıkta Bir Işık” başlığıyla yayınlanıp sahnelenen bir tiyatro yapıtı, kendi yaşamını yansıtacak bir dram yazmaya başladı. Bu yarım kalmış dram (daha ilk sahne bunu açığa vurur), Tolstoy’un evinde yaşadığı kendi dramının büyük bir açıklıkla anlatılmasından başka bir şey değildir ve şairin bunu, tasarladığı bir kaçışı haklı

okumak için tıklayınız

Tolstoy’dan Camus’ye, Kafka’dan Woolf’a ölümün ayrıntılı anlatımları

Trajedi ve yıkımı benliğinin bir parçası haline getiren Kafka’nın, edebiyat tarihinde yeni bir sayfa açtığını söylemek herhalde gereksiz. Yaşarken ölen, infazlara şahit olan, daha önce hiç karşılaşılmayan tekniklerle katledilen insanların varlığını eşeleyen Kafka, Brombert’e göre hasta ve titreyen bedenle çevrili bir ruh âdeta. Dahası, yazma eylemini “korkunç” hale getiren bir isim. Ölenin mi yoksa yaşayanın

okumak için tıklayınız

Leo Tolstoy ‘un İtiraflarım adlı kitabına dair Aziz Nesin’in yorumu

90 sayfalık, 17 bölümlük küçük bir kitap. Kendim göremediğim için Emine ve Dilek kızlarıma okuttum. Çevirinin dili özleşme yönünden özenli değil. Gereksiz Osmanlıca çok. Önsözde Kemal Aytaç üç önemli itiraftan söz ediyor. M.S. 400 yılında Augustinus’un (354-430) Confessionesı, Latince. İkincisi J. J. Rousseaunun (1712-1778) Les Confessionsu. {İtiraflar). Üçüncüsü Leo Tolstoy’un bu kitabı: İtiraflarım. Bana öyle

okumak için tıklayınız

Leo Tolstoy?un büyük torunu Vladimir Tolstoy ile söyleşi

Leo Tolstoy?un büyük torunu Vladimir Tolstoy, RBTH?de yayımlanan söyleşisinde, ünlü dedesinden ve bugünkü gelişmeler hakkında Tolstoy?un neler hissedebileceğinden söz etti. Şu sırada Yasnaya Polnaya müzesinin de yöneticisi olan Vladimir Tolstoy ile yapılmış bu ksa ve ilginç söyleşiyi yayınlıyoruz:

okumak için tıklayınız

Anna Karenina – Lev Nikolayeviç Tolstoy. Aristokrasi Gerçekliğinin Tablosu.

Anna Karenina, Rusların kendi ülkelerini ve dönemin aristokratlarını en doğru yanlarıyla yansıtan bir romandır. Nabokov’un aktardığına göre Tolstoy’un, yaşlılık yıllarında canı hiçbir şey okumak çekmez, artık yorulmuş, bıkmıştır. Sadece tek bir romanın kendisini heyecanlandırdığını söyler, kitabın adı, Anna Karenina’dır. Anna Karanina, bir yönüyle de bir kadının aşkından dolayı içine düştüğü tragedyadır. Aşkı eksene oturtan büyük

okumak için tıklayınız