Etiket: Serkan Fırtına

Arthur Miller’in “Cadı Kazanı” adlı oyunu – Serkan Fırtına

Tiyatroya uzun yıllardır nitelikli eserler yayımlayarak hizmet veren Mitos Boyut yayınları, hem yeni eserler hem de tiyatronun klasikleşmiş yapıtlarını sunmaya aralıksız devam ediyor. Son olarak dram sanatının Amerikalı büyük ustası Arhur Miller’ın “Cadı Kazanı” adlı yapıtı, kitapçı raflarındaki yerini aldı. Sabahattin Eyüboğlu ve Vedat Günyol’un nitelikli ve unutulmaz çevirisi ile genç kuşaklarda bu ölümsüz eserle

okumak için tıklayınız

Oyun Yazarlığına Yepyeni Bir Soluk: “Hakikat Erleri Börklüce Mustafa” – Serkan Fırtına

Tiyatro yayıncılığına yeni bir soluk getiren Dramatik Yayınları, son olarak Nazif Uslu’nun kaleminden çıkan, “Hakikat Erleri Börklüce Mustafa” adlı oyunu okuyucularla ve tiyatroseverlerle buluşturdu. Nazif Uslu, Börklüce ve yoldaşlarını tiyatro oyununda buluşturmuş.

okumak için tıklayınız

Kadınların Çığlığı – Serkan Fırtına

Tiyatro yayıncılığına yeni bir soluk getiren ekip, Sıfırdan Yayınları olarak başladığı serüvene şimdi Dramatik Yayınları olarak devam ediyor. Yayınevi, 7 yeni tiyatro oyununu meraklıları için ilk defa gün yüzüne çıkardı. Genel yayın yönetmenliğini Nurhan Uslu’nun yaptığı yayın evi ayrıca, OYÇED’in mevsimlik yayını “Dramatik” dergisini de çıkarıyor. Ülkemizde nitelikli yayıncılığın, özellikle tiyatro yayıncılığının ne kadar zorlu

okumak için tıklayınız

Görgülü’den “Cebmideki Cinnet” – Serkan Fırtına

Psikolog, pedagog, oyun yazarı ve yönetmen M. Ümit Görgülü’nün “Cebimizdeki Cinnet” adlı oyunu, tiyatro yayıncılığına yeni bir soluk getiren Sıfırdan Yayınları tarafından okuyucularla buluştu. Kitabın girişinde; oyun yazarı, oyuncu, yönetmen Halit Karaata’ın “cebimiz ve cinnetimiz” başlıklı konu ile ilgili açımlayıcı bir yazısı bulunuyor. Karaata yazısında cinnetin; sosyolojk çaresizlik, duygusal ve psikilojik çaresizlik, cinsel çaresizlik, biyolojik

okumak için tıklayınız

Kral Oidipus, Hamlet ve Satıcının Ölümü Oyunlarında Trajik Olan

Sıfırdan Yayınları, Ramazan Aksoy’un Tiyatro Kuram Dizisi içinde “Kral Oidipus, Hamlet ve Satıcının Ölümü Oyunlarında Trajik Olan” adlı çalışmasını okuyucularla buluşturdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Dramatik Yazarlık-Dramaturgi bölümü mezunu olan Aksoy, aynı üniversitede Sahne Sanatları Bölümü’nde yüksek lisans çalışmalarına devam ediyor. Bir süre Tiyatro Gazetesi İzmir bölge temsilciliğinide yürüten yazar aynı zamanda Kuşadası Belediyesi Erkan Yücel

okumak için tıklayınız

Hamlet Geri Dönüyor – Serkan Fırtına

Sıfırdan Yayınları, tiyatro oyunları ağırlıklı yayın çizgisini aralıksız bir şekilde sürdürüyor. “Türk tiyatrosunda yerli oyun yazarı yok” ya da “yetersiz” safsatalarını yerlere bir eden birbirinden farklı çalışmaları okuyucularla buluşturmaya devam ediyor. Oyuncu, yönetmen, yazar Hülya Karakaş’ın Sahekespeare’in Kerimeleri adlı oyunu da bunlardan biri. Politik yönelişi ağır basan başarılı bir hiciv örneği olan oyun, Komşuda Tiyatro

okumak için tıklayınız

Koryürek’ten müzikli kukla oyunları ve resimli çocuk öyküsü – Serkan Fırtına

Gülşah Özdemir Koryürek’in müzikli kukla oyunu olarak kurguladığı, “Nina’nın Rüyası” ve “Küresel Şaşırma” adlı oyunları, çocuk tiyatrosu alanında önemli bir atılama geçen Sıfırdan Yayınları etiketiyle okuyucularla buluştu. Korküyerk’in her iki oyuna da şu giriş cümlesi ile başlaması, oyunların dili ve anlatımı açısından önemli bir saptama: “Aslında her şey bir efsane ile başladı; Bir zamanlar dünyada

okumak için tıklayınız

Oyun / Bozan: Oğuz Atay – Serkan Fırtına

Türk edebiyatının kıyısında yaşayarak ve o denizin etrafında dönüp iç sularına uzun yıllar giremeyen yazarlarımızdan akla ilk gelen isimlerden birisi Oğuz Atay’dır. İşin ilginç ve bir o kadarda trajik olan yanı ise Atay ile okuyucunun tanışmasının yazarın ölümünden epey bir zaman sonra gerçekleşmiş olmasıdır. Günümüzde üzerine bilimsel tezlerin, araştırmaların, yüzlerce yazının yazıldığı Atay’ın kitapları baskı

okumak için tıklayınız

Nostaljik bir roman “Çaça” – Serkan Fırtına

?Birçok insan hayatım roman olur diye söylenir durur, ama tarihe roman olarak sadece bazı müstesna yaşamlar kalır? Toplum olarak nostaljiyi çok severiz. Bu durum aslında romantik bir istek olarak görülse de altın da farklı nedenlerin yattığı bir kavram. Eskiye özlem duyan, yeni olan içinde varoluşunu anlamlandıramayan insanoğlunun trajik bir sığınağıdır nostalji. Eski filmler, eski tiyatrolar,

okumak için tıklayınız

“Tiyatronun İlkeleri”ne dair – Serkan Fırtına

Ülkemizde Tiyatro alanında yapılan akademik çalışmaların kitap haline getirilmesi ile artan bir kuramsal tiyatro kütüphanesi oluşmaya başlamıştır. Ancak buna rağmen, Sevda Şener, Özdemir Nutku ve Metin And, Zehra İpşiroğlu gibi isimlerin yazmış oldukları temel başvuru kitaplarını saymazsak tiyatroya başlangıç seviyesi düzeyindeki öğrenci ve amatörler için akademik elden veya deneyimli bir sanatçı tarafından hazırlanmış

okumak için tıklayınız

İkbali de Düşüşü de Görmüş, Güngörmüş Bir Roman Kahramanı: Altay – Serkan Fırtına

?Futbol Sadece futbol değildir? ve emin olun Altay sadece bir futbol takımı değildir. İddialı bir giriş cümlesinden sonra sizleri, İzmir?in siyah beyaz spor kulübü Altay?ın, engin bir deniz olan yaşam öyküsüne davet ediyorum. İletişim Yayınları?nın Futbol Kitapları dizisi içerisinde yayımlanan Orhan Berent?in titiz bir araştırmasının ürünü olduğu belli olan ?Alsancak?ın Sakini Altay? sadece bir futbol

okumak için tıklayınız

Anadolu’da Bir Yayınevi: Sıla Kültür Yayınları ve “Doktor Faustus” – Serkan Fırtına

Bağımsız kitabevleri uzun zamandır bir kriz içerisinde. Yayıncılık sektöründeki tekelleşmenin artmasıyla birlikte büyükşehirlerde bile bazı yayınevleri ve kitapçılar ekonomik sorunlarla boğuşmaktalar. Hatta birçok kitabevi piyasanın çetin şartlarına ayak uyduramayarak maalesef kapısına kilit vurmak zorunda kalıyor. Kent kültürünün ayrılmaz bir parçası olan kitapçıların korunması ve yaşatılması için öncelikle Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, kültür bakanlığı olmak üzere,

okumak için tıklayınız

Tahsin Yücel?in Yapısalcılık adlı kitabına dair – Serkan Fırtına

Tahsin Yücel?in Yapısalcılık adlı çalışması, ana hatlarıyla, Dilbilim, Budunbilim, Göstergebilim konularını inceleme altına alır. Yücel giriş bölümünde, sanat ve düşün alanının doğasına ve tartışma alanlarına değinerek, farklı disiplinlerin de benzer tanımlanma ve değerlendirilme sorunları yaşadığını söyler. Yapılan tartışmaların yapısalcılığın ana ilkelerinden çok, bu bilim ile organik ilişkisi olan araştırma dallarının, göstergebilim, dilbilim, budunbilim alanlarında yoğunlaşmasına

okumak için tıklayınız

“Anı yazmak, ölümün elinden bir şeyler kurtarmaktır” Yaman Tüzcet kitabına André Gide’den bu alıntıyla başlıyor. – Serkan Fırtına

?Anı yazmak, ölümün elinden bir şeyler kurtarmaktır? Yaman Tüzcet kitabına André Gide?den bu alıntıyla başlıyor. Ve okudukça anlıyoruz ki, ölümün elinden iyi ki kurtulmuşlar, ve sözcüklere dökülmüşler? Anıları yazıya dökmek bireysel tarihten toplumsal tarihe eklemlenmektir. Hele ki yaşanılan tarihsel süreç, Türkiye?nin kültürel, sanatsal, siyasal değişimlerinin önemli evrelerine tanıklık etmişse anlatılanların sadece bir çift anıdan ibaret

okumak için tıklayınız

Diktatörlerin Yargıtatörleri – Serkan Fırtına

Dünya edebiyatının üzerinde hemfikir olduğu bir alan varsa o da ?hapishane edebiyatı? dır. Yazarların çeşitli suçlardan ?bu çoğunlukla düşünce suçlarıdır- dört duvar arasına sokulmaları sonucunda içeriden dışarıya yaptıkları ?yazın? katkısıdır. Ülkemiz bu alanda dünya ölçeğinde değerlendirildiğinde yeterince verimli konumdadır. Tarihsel olarak bakıldığında toplumumuzda düşünen, yazan ve muhalif olanlar, çeşitli dönemlerde baskı altına alınıp, hapishanelere doldurulmuşlardır.

okumak için tıklayınız

Hint Uygarlığı Üzerine Düşünceler – Serkan Fırtına

?O bir denizdir, biz sadece bulutlarıyız? Lamartine Hint Uygarlığı hakkında birçok değerlendirme vardır. Ancak yapılan değerlendirmelerin ortaya çıkardığı ortak sonu. Hint Uygarlığının dünya insanlık mirasına çok önemli ve farklı katkılar sunmuş oldukları gerçeğidir. İlk Çağ Uygarlığının ve kültürünün en büyük merkezlerinden biri de Hint olmuştur. Onun özgünlüğü şurada ki, katkısını yaptıktan sonra sönüp gitmedi; aradan

okumak için tıklayınız

Post-Yapısalcılık Nedir? – Serkan Fırtına

Post-Yapısalcılık, Suaussure?ün temellerini attığı yapısalcı dilbilime bir karşı çıkış olarak kendini göstermiştir. Sarup Post-yapısalcılık ve Postmodernizm adlı yapıtında, Derrida, Foucoult, Lacan, daha yakın dönemde ise, Deleuze, Guattari, Lyotard ve son olarak Baudrillard?ın düşüncelerini inceleme altına alır. Bu sayılan isimlere ek olarak, üç Fransız feminist olan, Kristeva, Cixous ve Irigaray?ın düşünceleri post-yapısalcı açıdan incelenir.

okumak için tıklayınız