Etiket: Sinema Dizisi

Emek Yoksa Ben de Yokum! – Atilla Dorsay

“Emek Yoksa Ben de Yokum, aslında pek de sevmediğim türden, cafcaflı ve gösterişli bir başlıktı… Bir yandan yazarın kendisini fazla öne çıkarması diye yorumlanabilirdi. Öte yandan da riskliydi: Eğer amacı gerçekleşmezse ve yazar “Emek’i kurtaramazsa” ne olacaktı? Yazar ömrünü verdiği mesleğini ve köşesini bırakacak mıydı? Ancak, öncelikle bunları düşünecek halim yoktu. Armudun sapı, üzümün çöpü

okumak için tıklayınız

Sekans Sinema Yazıları Seçkisi 9 – Nagihan Konukçu

Sloven yönetmen Martin ?ulík’in Bahçe’sinde kök salan hâllerden biri şaşkınlıksa diğeri umuttu. Ev alabilmek için satmaya gittiği dede yadigârı bahçede, karıncaların şifasından yarasaların sevişmesine, patates ekmeğinden kuş sütüne kadar pek çok şey öğrenen Jakub’un şaşkınlığına umut ilişti. Nerede ve nasıl yaşaması gerektiğini fark etti, dahası keşfetti Jakub. Karıncadan kendine, elma ağacından sevdiğine, kuş sütünden babasına

okumak için tıklayınız

Sinema Savaşları (Bush-Cheney Döneminde Hollywood Sineması ve Siyaset) – Douglas Kellner

Sinema Savaşları, filmlerin eleştirel yorumlarının günümüz kültür ve toplumunu anlamamıza yardımcı olabileceğini ve böylece siyaset ve devlet, şirketler ve ekonomi, ekonomik kriz ve çevre krizi, terör, savaş ve militarizm ile demokrasiye yönelik tehditler hakkındaki önemli tartışmalara katkıda bulunabileceğini göstermeye çalışıyor. Tarihten ve sosyal teoriden yararlanarak 2000-2008 arasında çekilmiş onlarca Hollywood filmini analiz ediyor, bu yolla

okumak için tıklayınız

Türkiye Sinemasında Tarih ve Siyaset – Hilmi Maktav

Sinema eleştirmeni Hilmi Maktav bu kitabında, sinemanın Türkiye toplumunun tarihine ve siyasetine nasıl yaklaştığını, sinemanın ilk devirlerinden bugünlere kadar belli başlı filmlerini inceleyerek ele alıyor ve son zamanların “Bahoz” gibi filmlerinde upuzun bir geleneğe meydan okunmuş olmakla birlikte, sinemamızın genel eğiliminin hep iyi, güzel, yakışıklı, cesur, namuslu ve illa ki Müslüman Türk olan kahramanları öne

okumak için tıklayınız

Türk Sineması ve Arabesk – Ahsen Yalvaç

Ahsen Yalvaç yenilikçi Türk sinemasının ‘Tabutta Rövaşata’, ‘Kasaba’ ‘Güneşe Yolculuk’ filmleri üzerine yoğunlaşarak, bir şehir sanatı olan ‘sinema’da, yine şehrin doğurduğu bir popüler kültür olarak ‘arabesk’in nasıl işlendiğini ve günümüz toplumunun kültürel dokusunda bu öğelerin nasıl yer ettiğini ortaya koymaktadır. (Tanıtım Bülteninden) Ruhumuza işlemiş! – Murat Özer Sinemamızın ?arabesk? kavramıyla içli dışlı olması kaçınılmaz, bulunduğumuz coğrafya

okumak için tıklayınız

Sinema Kuramları Üzerine – Ulaş Başar Gezgin

Türkiye?de sinema eleştirisinin cılız kalmasında, sinema kuramları üstüne özgün üretimlerin az sayıda olmasının etkili olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Sinema kuramı kitaplarının çoğu, çeviri ve bunlar, kuram klasiklerinin çok küçük bir bölümünü oluşturuyor. Sinemanın dışarıdan gelmesi gibi, kuram da dışarıdan geliyor. Sinemacılık, bu topraklarda yavaş yavaş yeşerirken, her zaman kuramlara dönüp bakmaya gereksinim duyacak; çünkü kuram, sinemanın

okumak için tıklayınız

Türk Sinema Tarihinden Fragmanlar (1896 – 1945) – Ali Özuyar

1896- 1945 yılları arasındaki yarım asırlık süreç Türk sineması için oldukça ilgi çekici bir dönemdir. Bunun nedeni, o dönemde yaşanan yoğun siyasi ve toplumsal olaylar ile tüm bunların arasında adeta sıkışan sinema ve sinemacıların verdiği olağanüstü varoluş mücadelesidir. 26 makaleden oluşan bu kitap işte bu yarım asırlık süreçteki önemli tarihi olayların sinemaya ve sinemanın da bu

okumak için tıklayınız

Citizen Kane Üzerine Bir Kitap – Hakan Bilge

?1940?lardan beri sinemada sözü edilmeye değer ne varsa Citizen Kane?den etkilenmiştir.? (François Truffaut) İngiliz akademisyen Laura Mulvey; gösterime girdiği yıl eleştirmenleri şaşırtan, gişede umduğunu bulamayan fakat zaman içinde kıymeti anlaşılan, bugün ise sinema tarihinin en önemli filmlerinden biri olduğu kuşku götürmeyen, Orson Welles?i dahi statüsüne yükselten başyapıtlar başyapıtı Yurttaş Kane?i (Citizen Kane, 1941) çeşitli açılardan masaya

okumak için tıklayınız

Üç Maymun – Nuri Bilge Ceylan

“Üç Maymun’dan bir kara film olarak bahsetmemizin sebebi, öncelikle insan ruhunun karanlıklarını beyazperdeye taşıması. ‘Soyut düşünceleri, sanrıları, yüreğimizin en derin yerlerinde yaşadığımız kavramsal çatışmaları dramatize etmek isteği’ diye tarif edilen şeyin, böyle bir hikâyenin kahramanları üzerine giydirilmeye çalışılması kuşkusuz birçok tehlike içeriyor. Ancak Nuri Bilge Ceylan, estetik olarak işlemekten ziyade filmin varoluşsal tonalitesi içinde ağır

okumak için tıklayınız

Yeşim Ustaoğlu / Su, Ölüm ve Yolculuk – Mizgin Müjde Arslan

Yeşim Ustaoğlu’nun filmlerinin hiçbirinde neden ‘baba’ yoktur? Bütün filmlerinde çok özel anlamlar yüklenen su, yolculuk ve ölüm seyirciye neyi anlatır? Yönetmenin kişisel yaşam öyküsü ile sineması arasında nasıl bir bağlantı vardır? Yönetmen neden bizi Türkiye tarihiyle, ötekiyle, karakterin kendisiyle yüzleştirir? Bütün filmlerinde neyi sorgular? Neden bu kadar çok soru sorarız bir Yeşim Ustaoğlu filmi izlediğimizde?

okumak için tıklayınız

Senaryo Yazarları İçin Psikoloji – William Indick

Senaryo yazarları hikâyelerini canlı kılmak istiyorlarsa insan davranışlarını iyi kavramak zorundadırlar. William Indick’in kaleme aldığı bu kitabı iyi değerlendiren yazarlar, Sigmund Freud, Carl Jung, Alfred Adler, Erik Erikson ve Joseph Campbell gibi isimleri senaryolarının ortak yazarları gibi kullanabilirler. Dolayısıyla, Senaryo Yazarları İçin Psikoloji kitabı, psikolojik bakımdan derinlikli karakterleri ve çatışmaları işlemekte temel bir kaynaktır. Bu

okumak için tıklayınız