“Rızanın İmalatı” medya analizinde çığır açmış bir başyapıttır. Kitle medyası ile gündelik ilişki içinde olan ve kurulu düzenin karmaşık, çok yönlü ve yoğun propaganda bombardımanına maruz kalanlar için aydınlatıcı bir başucu kitabıdır. Aynı zamanda, iletişim akademisyenlerinin, mesleki olarak medya alanında konumlanma perspektifine sahip öğrencilerin ve medya çalışanlarının yüzleşmesi gereken temel bir başvuru kaynağı ve ders kitabıdır. Kitap, kitle medyası yoluyla halkın nasıl yönlendirildiği ve yönetildiğini gösterdiği için aynı zamanda sosyolojinin de alanına girer. Kuramsal içeriğiyle sosyoloji bölümleri için de temel bir kaynak işlevi görür.
Taylan Doğan
Dünya Sistemleri Analizi (Bir Giriş) – Immanuel Wallerstein
Dünya-Sistemleri Analizi okulu 1970’lerde hem mevcut sosyal bilim paradigmasına hem de egemen Marksizm anlayışlarına karşı bir protesto hareketi olarak ortaya çıkar. Immanuel Wallerstein, Andre Gunder Frank, Giovanni Arrighi, Samir Amin gibi muhalif sosyal bilimcilerin öncülük ettiği okul, bazı temel öncüllere dayanır: Sanıldığı gibi “kapitalist” olan tek tek devletler değil, sistemin kendisidir. Tek tek ülkeler, dünya-sistem içinde belirli işlevleri yerine getirir. Uzun dönemli ekonomik, toplumsal ve ideolojik eğilimleri
Batı’nın İnsan Doğası Yanılsaması – Marshall Sahlins
Özgürlükçü antropolojinin öncü isimlerinden Marshall Sahlins bu kitapta, Eski Yunan’dan modern çağa kadar süregelen Batı’nın “insan doğası” anlayışını sorguluyor. Tukidides’ten Platon’a, Machiavelli’den Thomas Hobbes’a ve Amerikan Devrimi’nin liderlerine kadar izi sürülen bu anlayış, “toplumsal sözleşme” kuramlarının, monarşi ve cumhuriyet düşüncesinin de temelini oluşturur.
Batı’nın insan doğası kavrayışına göre,
Taş Devri Ekonomisi ? Marshall Sahlins
Marshall Sahlins?in ?Taş Devri Ekonomisi?, antropolojide çığır açan eserlerden birisidir. Eser ilk baskısından 38 yıl sonra ilk kez Türkçe yayımlanıyor.
?Taş Devri Ekonomisi?nin iki temel teziyle özgürlükçü antropolojinin kurucu eserlerinden biri olduğu söylenebilir. Birincisi, ilkel toplumların, burjuva iktisat teorisinin mantığıyla ele alınamayacağıdır. İlkel toplumlar, sınırsız ihtiyaçlara ve azami ölçüde tatmin edilmeyi bekleyen çıkarlara sahip bireylerden oluşmazlar. ?Taş Devri? insanları, sınırlı tuttukları ihtiyaçlarını doğanın imkânlarıyla karşılamayı öğrenmişlerdir. Mütevazı yaşam standartlarına karşın, modern insana göre daha az çalışıp ?bolluk? içinde yaşamışlardır. O halde uygarlığın