Yüzleşme aracı olarak belgeseller

Milliyetçilik kendisini mitlerle geçmişe demirlerse, milliyetçilik karşıtı düşüncelerin kendini var etme yollarından biri de neden belgesel sinema olmasın?

Uzaktan, izleyen “göz”, her şeyi gören ve bilen tanrıya aittir. Dolayısıyla edebiyatta ve sinemada bu göz hükümranlığın, faşizmin metaforu olarak çıkar karşımıza. Kameranın da bir başka “iktidar”ın, “erkek” in gözü olduğu bilinir. Ancak, Asuman Susam’ın Toplumsal Bellek ve Belgesel Sinema yapıtında kameraya böyle bir anlam yüklenmemiş onun devrimci yönüne odaklanılmış. Kitapta, kameranın günlük yaşamı kayıt altına alan göz olarak resmi tarihin dışında “gerçek”i anlatan belgeler biriktirerek alternatif tarih oluşturması üzerinde durulmuş. Susam her gün yeni bir gündemle bir öncekini unuttuğumuz bu coğrafyada “bellek”in oluşturulma, tazelenme sürecini sinema üzerinden irdeleyerek önemli bir konuya dikkatimizi çekiyor.

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme