Söze,”bir zamanlar” diye başlamak, sözü ne kadar eskitebilir ki? Tarihin bütün zamanları eskidir. “Şimdi”den bakıldığında hepsi eskir. Tarih ancak nasıl anlatıldığıyla yakınlaşır bize.
Bütün hayatını köprüye adamıştı Dumrul. Kendi başına bir güzelliği vardı; köprünün taşların dizilişinde, harcının özünde. Sert görünümlü ince ruhlu insanları anımsatıyordu. Dumrul mevsimlerini vermişti köprüyü yaparken. Kumuna, taşlarına, harcına kendini katmıştı. İnsanlar için yapmıştı. Yapmıştı da bir zaman sonra Dumrul köprü, köprü Dumrul olmuştu. Bilsinler istiyordu ömrünü adadığını köprüye her geçişlerinde. Dumrul yıldızı başında gezen yiğitlerdendi. Bir gün Azrail canını almaya gelene dek hiç aklına gelmemişti ölüm. Yapacak çok işi vardı daha. Ölüm gençte, yiğitte trajedidir dramdır, ölüm yaşayacak bir şeyi kalmamış yaşlılarda kabullenilir ancak. Dumrul ölümü düşündü, zamanı düşündü. Sonunda Azraille pazarlığa oturdu Dumrul. Azrail Dumrul?un canını almak için acele