Tarihsel Gelişmenin Düzensiz Karakteri ve Sanat Sorunları – Karl Marx

6. Maddi üretimin eşitsiz gelişmesi ve, örneğin, sanatınki. İlerleme kavramı alışılagelmiş soyut biçimiyle anlaşılmak gerekir. Modem sanat, vb.. Bu oransızlık somut toplumsal ilişkiler içinde, örneğin, eğitimde olduğu denli önemli ve an­laşılması güç değildir, örneğin kültürde. Birleşik Devletlerin Avrupa?yla ilişkileri. Ancak, burada tartışılması gerekli ger­çekten güç nokta, üretim ilişkilerinin hukuksal ilişkiler ola­rak bu eşit-olmayan gelişmede nasıl yeraldığıdır. Örneğin Roma yurttaşlık yasasının (bu, ceza hukukunda ve kamu hu­kukunda daha az böyledir) modem üretimle ilişkisi.

7. Bu kavram kaçınılmaz bir gelişme olmak gerekir gibi görünüyor. Ama raslantımn doğrulanması. Nasıl? (Özgür­lük, vb. de) (İletişim araçlarının etkisi. Dünya tarihi hep va­rolmadı; dünya tarihi olarak tarih bir sonuçtur.)

S. Başlangıç noktası, elbette, doğaca belirlenmiş etkenler­dir; öznel ve nesnel, ikisi de. Boylar (kabileler), ırklar, vb.

Sanata gelince iyi bilinir ki sanatın kimi başan doruklan toplumun gelişmesine hiç uygun görünmez, dolayısıyla, mad­di altyapıya, toplumun örgüt iskeletine de uygun görünmez. Örneğin modem [uluslar] ile, ya da Shakespeare ile karşılaş­tırılınca [Eski -ç.] Yunanlılar. Belirli sanat dallarının* örne­ğin destanın (epos), böyle bir sanatsal üretim başladıktan sonra, artık çığır açan klasik biçimiyle üretilemeyeceği bile onaylanır; başka sözcüklerle, sanat alanında belirli önemli yaratmalar {création), ancak sanatın gelişmesindeki erken bir aşamada olanaklıdır. Sanatın kendi alanındaki farklı sa­nat dallan için durum bu ise, bütün sanat alanı ve o alanın toplumun genel gelişmesiyle ilişkisi için de bu olmak gere­kir. Güçlük yalnızca bu çelişkilerin genel formülleştirilme- sinde. Onlar, özgül (specific) sorulara indirgenir indirgenmez açıklanmış da olurlar.

Örneğin-Yunan sanatının ve Shakespeareın sanatının, bugünle ilişkisini ele alalım. Biliyoruz ki Yunan mitolojisi Yunan sanatının yalnız donanım kaynağı değildir; aynı za­manda zeminidir. Kendi-işler çıknklar, demiryollan, lokomo­tifler ve telgraflar ile, Yunan imge gücünü ve dolayısıyla Yu­nan [mitolojisini] besleyen doğa ve toplumsal ilişkiler kavra­mı birarada olabilir mi? Roberts and Co. ile karşılaştınlmca bir Vulkan, yıldınmsavarla karşılaştınlmca Jupiter, ve Crédit mobilier ile karşılaştınlmca Hermes nedir? Bütün mi­toloji, doğa güçlerine imge gücünde ve imge gücüyle egemen olur, denetler ve biçimlendirir; dolayısıyla, bu güçler üzerin­de gerçek denetim kurulunca ortadan kalkar. Printing Hou- se17 meydanının yanında Fama ne hale gelir? Yunan sanatı, Yunan mitolojisini, başka bir söyleyişle, halkın imge gücü­nün bilmeden sanatsal bir taı^da özümsemiş olduğu doğal ve toplumsal görüngüleri gerektirir. Yunan sanatının mad­desi (gereci, material) budur. Bu, herhangi bir mitoloji, yani, doğanın (doğa terimi burada toplumla birlikte bütün fiziksel görüngüleri kapsıyor) bilinçsiz olarak her türlü sanatsal özümsenmesi değildir; Mısır mitolojisi Yunan sanatının zemini olamaz. Ama, [Yunan sanatı] her nasılsa bir mitoloji [gerektirir]; ancak, doğaya karşı mitolojik bir yaklaşımı en­gelleyen, yani, mit (jnyth) doğurabilen herhangi bir yaklaşı­mı engelleyen bir toplumsal gelişme; bundan ötürü, sanatçı­dan mitolojiden bağımsız bir imge gücü isteyen bir toplum.

Başka bir bakımdan: barut ve saçma bulunmuş olsaydı,’ Akhilleus olabilir miydi? Matbaa olsaydı îlyada olabilir miy­di? Basının doğmasıyla çığırmanın ve anlatmanın ve esinin {muse), yani destansal şiir için zorunlu koşulların ortadan kalkması kaçınılmaz değil midir?

Ancak, karşılaştığımız güçlük Yunan sanatının ve des­tansı şiirin belirli toplumsal gelişme biçimleriyle nasıl ilişkili olduğunu anlamada değildin Güçlük, anların bize hâlâ este­tik tat (haz) vermesi ve belirli bakımlardan standart ve eri­şilmez birer ülkü sayılmasıdır.

Yetişkin biri yeniden çocuk olamaz, en fazla çocuksula- şır. Ama çocuğun naifliği ona haz vermez mi, ve kendisi ço­cuğun gerçekliğini daha yüksek bir düzeyde yeniden oluştur­maya çalışmaz mı? Çocuk, her çağda, doğal gerçekliğinde dö­nemin karakterini simgelemez mi? İnsanlığın tarihsel çocuk­luğu, en güzel biçimine ulaştığı yerde, bir daha hiç yinelenmeyecek bir aşama olduğu için sonrasız bir çekiciliği neden taşımasın? Huysuz çocuklar ve büyümüş de küçülmüş çocuklar vardır. Eski halkların çoğu bu kategoridendir. Yu­nanlılar normal çocuklardı. Sanatlarının bizim için çekiciliği, ortaya çıktığı toplumun olgunlaşmamış aşaması ile çatış­maz. Tersine, onun çekiciliği bunun bir sonucudur ve o sana­ta yolaçmış olan olgunlaşmamış toplumsal koşulların ?ki o sanata yalnız onlar yolaçabilirdi? yinelenememesi olgusuna ayrılmaz biçimde bağlıdır.

Karl Marx, “Introduction” to Economie Manuscripts of 1857-58.
Karl Marx, A Contribution to the Critique of Political Economy,
Moscow, 1970, pp. 215-17.

Marx,. “[Ekonomi Politiğin Eleştirisine] Giriş?, Ekonomi Politiğin
Eleştirisine Katkı, Sol Yayınları, Ankara 1993, s. 247-250.

Kaynak: K.Marx, F.Engels, Yazın ve Sanat Üzerine I, Çeviren: Öner Ünalan, Sol yayınları, Birinci baskı, 1995

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
Siz hâlâ kedileri ciddiye almıyor musunuz? – N. Kübra Akalın

Kediseverlerin en büyük hüznüdür kedi barınağındaki kediler. Evde, bahçede ne kadar kediye bakarlarsa baksınlar kedi barınağının varlığı bile yüreğin sızlamasına...

Kapat