Zürafa Dili (I-II) – Faiz Cebiroğlu

Zürafa Dili (I)
Amerika?lı psikolog Marshall Rosenberg 30 yıl öncesinde geliştirmiş olduğu bir dil vardı: Zürafa
dili. İhtilafların da çözümünde kullanılan bu iletişim diline yazar, kalbin dili adını veriyor. Marshall, zürafa diline karşıt olarak bir başka dil çıkarıyor: Kurt dili.
Zürafa dili, insanlar arasındaki iletişimin iyileştirilmesi, ihtilaf ve bireysel gelişimin en etkili aracı olarak tanıtılıyor. Yazarın tüm tezlerine katılmasam da, yaratmış olduğu bu ?zürafa dili? (ben buna empati dili diyeceğim), yeni bir diyalog, yeni bir konuşma tarzı dili olduğunu söyleyebilirim.
İletişimin aracı olan dile hayvan adlarının verilmesi, gerçekten çok ilginçtir. Bunun dayandığı
sebepler var. Bence şudur:
Hayvanlar arasında en büyük kalbe sahip olan zürafa?dır ve 40 kiloluk bir kalbi vardır. Biliniyor,
zürafa dili, kalpten gelen bir dildir. Duyguların dilini simgeliyor. Bu dildeki amaç, başkalarıyla
empatik bir ilişki kurmaktır.
Kurt dili, zürafa dilinin tersidir. Dil kalpten değil, ?baştan? çıkmaktadır. Bu dil,?saldırganlığı?
simgeler. Bu dilin başta gelen özellikleri; karşısındakilerin manipüle edilmesi, kızgınlık, suçu
başkalarında görme, duyguların aşağılara çekilmesi / ezilmesi, ve öz-değer eksikliği olarak
özetlenebilir. Buna ek olarak kurt dili, istek, arzu, ihtiyaç ve ifade edilen duygularımızın üzerindeki dikkati başka yöne çekmek ve bu bağlamda; ?suçlu sensin? baş taktiğini kullanarak, ?işte ben doğruyum? hedefine varmanın dilidir.
Zürafa dili, algılama, his ve istek doğrultusunda hareket eder. Herhangi bir ihtiyaç durumunda,
zürafa, ?kendisinin, başkaları tarafından ne kadar görüldüğüne , varlığınının ne kadar duyulduğu ve anlaşıldığına? dikkat eder. Aynı duyarlılıkla zürafa, başkalarını da, ?görme, duyma ve hissetme? dikkatiyle karşılık verir.
Zürafa, duyularıyla hareket eder. Duyularıyla duygularını ve hissettiklerini dışa vurur. Bunları, dürüstçe ve açıkça yapar.
Kurt dili, başkalarını?yargılamak?içindir. Kurt?un tek düşüncesi, ?ben doğruyum, o yanlış?. Ben
akıllıyım, o aptal?.
Kurt dilin özelliği, sitem, kınama, yıkıcı eleştiri ve hakarettir.
Zürafa dilinde göze çarpan en önemli nokta: ?İnsanlarla konuş, onlar da seni dinler. İnsanları dinle, onlar da seninle konuşur?, özelliğidir.

Zürafa dilinde dikkat etmemiz gereken başka noktalar da var ve şu:
Bir: İhtiyaç ve isteklerin ifade edilmesine dikkat etme.
İki: İfade edilen duyguları dinleme
Üç: İhtilaf ve tartışmalardan sonra ilişkiyi kesmeme ve diyaloğu sürdürme yeteneği
Dört: Var olan olaylara ve sorunlara açıklama talebinde bulunma.
Açıktır, kurt dilinin tersine, zürafa dili, yeni bir konuşma ve iletişim tarzı oluyor.İhtilafların
çözümü, insanların ne hissettiklerini anlama, düşünce ve ihtiyaçlara yanıt vermek için yaratılan bir dil oluyor.
Ama açık olan bir başka nokta var: Dünya?da ve Türkiye?de kurtların sürüler halinde dolaştığı bir ortamda, zürafa olmak zor, çok zor!..

ZÜRAFA DİLİ (II)
Zürafa dili, dostane bir dildir. Zürafa dili, ihtilafları yatıştıran ve bunların çözümüne uğraş veren bir dildir.
Zürafa dili, agresif olmayan bir dildir. Kurt dilinin tersine, zürafa dili,?yeni bir yaşam tarzı, yeni bir düşünme ve konuşma yöntemi? oluyor.
Önemli olan,?duygu-daşlık? değerinin sözcüsü olmaktır. Önemli olan bunu öğrenmek ve iletmektir.
Hiç kuşku yok ki, tüm insanlar, duygularını ve ihtiyaçlarını ifade etme yetenekleriyle doğarlar.
Yeter ki, bu yeni konuşma tarzını öğrenelim. Yeter ki, bunu pratikte uygulayalım.
Peki nasıl, buna ilişkin somut örnek verilmez mi? Elbette verilir. Şöyle ?basit? bir örnek vereyim:
?Bir Cumartesi akşamına eve misafirler davet edilmiş. Ev temizlenecek, düzenlenecek ve misafirlere hazır hale getirilecektir. Böylesi bir ortamda ve ?meşguliyette? evin çocuğu, bir kasa dolu oyuncaklarını getirip oturma odasına boşaltıyor. Oyuncaklar da her tarafa yayılmış durumda…Çocuk, bu konuda daha önceleri uyarılmıştı. Demek ki, dinlememiş…?
Böylesi bir durum karşısında, çocukla olan dilsel iletişim ve tepkimiz nasıl olması gerekiyor?
Bu sorunun yanıtını, Zürafa ve Kurt dili ile mukayese ederek vermek mümkün. Önce Kurt diliyle başlayalım:
?Yeter artık! Niye beni bu kadar kızdırıyorsun? Kaç sefer söyleyeceyim, bunu böyle yapma diye.
Hemen, ouyuncaklarını topla ve kasaya koy!?
Bu iletişimi, Zürafa kulakları ve dili ile tahlil edersek; ?özde kızgın olan ve ?kızdıran? çocuk değil,
çocuğun anasıdır. Çünkü anne, misafirler gelmeden önce, evin misafirlere hazır olmasını
ve çocuğun da oyuncaklarını toplamasını istiyor.?
Kurt dili ile yapılan bu iletişim, Zürafa dili ile yapılsaydı, yani çocuğu ?suçlamadan? ve ?yargılamadan? yapılmış olsaydı, çocuk, hiç kuşkusuz, hem oyuncaklarını toplayacak, hem de evi misafirlere hazır halde olmasına ve kalmasına dikkat ve yardım edecekti.
Aynı örneği, zürafa dili ile dinleyelim:
?Görüyorum ki, bir kasa dolu oyuncaklarını misafir odasına boşaltmışsın. Bu, beni rahatsız ediyor ve sana olan kızgınlığımı da hissedebiliyorum. Sen de biliyorsun, misafirler gelmeden önce ev temiz olacak, oyuncaklar da yerlerinde, kasalarında olacaktır. Yardım edersen, hem oturma odası hazır olur, hem de oyuncaklarını da yerlerine koymuş oluruz??
Dikkat edilirse veya yukardaki kurt dili ile mukayese edilirse, zürafa dilinde ?hayır? demek, daima ?empati?ile ?duygudaşlık? ile başlıyor.
Dikkat edilirse, zürafa dilinde en önemli nokta, kontağın yaratılması ve sürdürülmesidir.
Böylesi bir temasın yaratılması ve bunda ısrar, değişik duygu ve ihtiyaçlara da yer veren karşılıklı ve saygılı bir diyaloğun başlangıcı demektir.
Zürafa dilinde kontak önemlidir. Kontağı korumak ve muhafaza etmek önemlidir.
Kurt dili, agresif, saldırgan bir dildir. Burada amaç ve uğraş ihtilafların çözümü değil, haklı olduğunu gösterme uğraşı ve telaşı içindir. Kurt dili, suçlama dilidir. Zürafa dilinin tersine, diyaloğu sürdürme değil, kendini diyaloğdan çekme dilidir.
Açık ki, Zürafa dili, yeni konuşma tarzı olan bir dildir.
Zürafa dili, diyaloğun ve duyguların dilidir.
Gönül ister ki, herkes?zürafa? olsun; herkes, empati dili olan zürafa diline sahip olsun!

Faiz Cebiroğlu

Yorum yapın

Daha fazla Eğitim, Makaleler
Doğumunun 75, Ölümünün 28. Yılında Adanadaşımız Yılmaz Güney – Duran Aydın

Dünyanın en eski köprülerinden biri olduğu bilinen Taşköprü, Adana?da, Seyhan Nehri üzerinde yüzlerce yıldır kenti gözetler. Bir eli doğu omzunda...

Kapat