Kore Arketipinin Psikolojik Yönleri

Giriş ve Kore’nin Yapısal Yönleri

  • Kore Arketipi: Demeter ve Kore figürü (bakire, anne ve Hecate üçlüsü) bilinçdışı psikolojisinde merkezi bir yer tutar.
    • Erkekte: Kore, Anima tipine karşılık gelir.
    • Kadında: Kore, Üstün Kişilik (Supraordinate Personality) veya Öz (Self) tipine karşılık gelir.
  • Bipolarite ve Fenomenoloji: Psişik figürler, dolayısıyla Kore de, bipolar özellik gösterir ve pozitif ile negatif anlamlar arasında salınır (örneğin, anne ve bakire olarak ikili görünüm). Kore, bazen bilinmeyen genç bir kız, bazen de yılan, ayı veya canavar gibi hayvan krallığının figürleri olarak ortaya çıkabilir.
  • Üstün Kişilik (Self): “Üstün kişilik”, bilinçli ve bilinçdışı bileşeni içeren bütün adamı ifade eder. Ego (bilinçli zihin), Öz’ün yalnızca bir parçasıdır. Bilinçdışı bileşeni nedeniyle Öz, sadece insan figürleriyle değil, aynı zamanda ejderha, yılan, daire ve quaternity (dörtlük) gibi geometrik soyut sembollerle de ifade edilir.
  • Kore ve Dişil Bilincin Genişlemesi: Demeter ve Kore, kadın bilincini “yukarı ve aşağı” genişletir, bireyin sınırlı bilincine, ebedi gidişata ortak olan daha büyük bir kişilik izlenimi verir.
  • Kuşaklar Arası Deneyim ve Ölümsüzlük: Anne ve kız arasındaki bu karışım, bireyin yaşamının kuşaklar boyunca yayıldığı hissini yaratır. Bu deneyim, zamana bağlı olmama ve ölümsüzlük inancına yol açan ilk adımdır. Bu, bireyi izolasyonundan kurtarır ve bütünlüğe kavuşturur. Tüm ritüel arketip uğraşlarının nihai amacı budur.

VII. Kore Arketipinin Erkekteki Yönü: Anima [356–383]

  • Farklılık: Demeter-Kore miti, manevi olarak erkek için yabancı olan anne-kız deneyimi düzleminde var olur. Anima ise femme à homme (erkeğe ait kadın) olarak tanımlanır.
  • Anima’nın Özellikleri: Anima, erkekte sürekli olarak bakire ve anne olarak görünür. Aynı zamanda tanrıça ve fahişe, genç ve yaşlı, iyi peri ve cadı arasında salınan bipolar bir figürdür.
  • Anima ve Zaman: Anima, zamanın dışındadır ve bu nedenle neredeyse ölümsüzdür. Yazarlar bu özelliğini vurgulamıştır (örneğin Rider Haggard’ın She adlı eserine atıf yapılır).
  • Anima ve Patoloji: Anima’nın bilinçdışına ait olması, bilince nüfuz ettiğinde garip ve hatta psikotik etkiler yaratmasına neden olur. Erkekteki dişi cinsten duyulan korkunun çoğu, anima imajının yansımasından kaynaklanır.

Sonuç ve Metodoloji Üzerine Notlar

Jung, bu çalışmaların, bireysel psişik yaşamın en kişisel derinliklerinde hala taze ve canlı olan mitolojik fikirlerle olan paralellikler üzerine kurulu ampirik gözlemlere dayandığını sürekli vurgular.

  • Patoloji ve Özdeşleşme: Arketipik imgelerin ortaya çıkışı kendi başına patolojik değildir. Patolojik unsur, bireyin arketiple özdeşleşmesinde yatar. Bu özdeşleşme, ego’nun şişmesine (inflation) neden olur, bilinci zayıflatır ve bireyi bilinçdışının özerk içeriklerine teslim eder.
  • Tedavinin Amacı: Terapide amaç, arketipik figürleri (Çocuk, Kore, Anima) rasyonel olarak açıklamak değil, onların özerk doğasını tanımak, onlarla diyaloğa girmek ve bu içerikleri bilinçle sentezleyerek kişiliğin bütünlüğünü sağlamaktır.
  • Arketipin Kaynağı: Arketipsel imgelerin ve fantezilerin bu kadar yaygın olması, her bireyde aynı veya benzer sembolleri üretebilen “kolektif bilinçdışı” adı verilen transbilinçli bir eğilimin varlığını gösterir. Bu eğilim, psişik yapının tarihsel olarak belirlenmiş, değiştirilemez bir yapısıdır.