Yazar: cemalumit

Jan Neruda’nın Prag Hikâyeleri Adlı Eserinde Mekân ve Sınıfsal Gerilimler

Sokaklar: Görünürlük, Denetim ve Alt Sınıfların Kamusallığı Neruda’nın Prag’ında sokaklar, alt ve alt-orta sınıfların gündelik yaşamının sergilendiği alanlardır. Malá Strana sokakları dar, iç içe geçmiş ve kapalı bir sosyal denetim ağına sahiptir. Bu durum, Michel Foucault’nun “mikro-iktidar” kavramıyla açıklanabilecek bir gözetim rejimini çağrıştırır; bireyler sürekli olarak birbirlerinin bakışına ve yargısına

OKUMAK İÇİN TIKLA

Jan Neruda’nın Prag’ı, Kafkaesk Prag Anlatılarının Öncülü Olarak Okunabilir mi?

Prag, Orta Avrupa edebiyatında yalnızca bir coğrafi mekân değil; tarihsel, toplumsal ve varoluşsal katmanlarıyla edebî bir “özne” olarak konumlanmıştır. Bu bağlamda Jan Neruda’nın Prag Hikâyeleri (Povídky malostranské, 1877) ile Franz Kafka’nın 20. yüzyıl başında şekillenen anlatı evreni arasında kurulan ilişki, yalnızca ulusal edebiyat sürekliliği açısından değil, modern edebiyatın mekân anlayışı

OKUMAK İÇİN TIKLA

İbrahim Murat Gündüz’den meydan okuyan manifesto: özgür yaratılan boyun eğmez

Söylemleriyle gri alanları reddeden, net duruşuyla dikkat çeken İbrahim Murat Gündüz, sosyal medya ve kendi yayın platformu üzerinden yaptığı paylaşımlarla özgürlük, irade ve sınır kavramlarını yeniden tartışmanın merkezine taşıdı. Gündüz’ün mesajları bir açıklama değil, açık bir meydan okumaydı. Gündüz’ün paylaşımında yer verdiği görseldeki sözler bu duruşu güçlü bir biçimde özetledi:

OKUMAK İÇİN TIKLA

Varlık ve Zaman Işığında Siddhartha: Otantik Varoluş, Deneyim ve Sessiz Bilgelik

Martin Heidegger’in Varlık ve Zaman adlı eseri, modern felsefede özne merkezli bilgi anlayışına radikal bir eleştiri getirerek insan varoluşunu (Dasein) “bilme” değil, var-olma temelinde düşünür (Heidegger, 1927/2018). Hermann Hesse’nin Siddhartha romanı ise bireyin hakikati öğretilerde değil, yaşantının kendisinde aramasını konu edinir. Bu çalışma, Siddhartha’yı Heideggerci kavramlar olan Dasein, otantik/otantik olmayan

OKUMAK İÇİN TIKLA

Bilgi Arzusunun İki Yüzü: Siddhartha ve Faust Arasında Benzerlikler ve Ayrışmalar

Batı edebiyatında bilgi arayışı, insanın sınırlarını aşma isteğinin en güçlü anlatı motiflerinden biridir. Goethe’nin Faust’u (1808/1832) ile Hermann Hesse’nin Siddhartha’sı (1922), bu motifin iki farklı tarihsel ve felsefi yorumunu temsil eder. Faust, Aydınlanma sonrası Batı aklının doyumsuz bilgi hırsını simgelerken; Siddhartha, modern bireyin deneyim ve bilgelik yoluyla hakikate ulaşma arzusunu

OKUMAK İÇİN TIKLA

Siddhartha’nın Buda’nın Öğretisini Reddedişi: Dinî Otoriteye Yönelik Felsefi Bir Eleştiri

Hermann Hesse’nin Siddhartha (1922) adlı romanında başkahramanın Buda (Gotama) ile karşılaşmasına rağmen onun öğretisini bilinçli biçimde reddetmesi, eserin en kritik felsefi düğüm noktalarından biridir. Bu sahne, yalnızca bireysel bir yol ayrımını değil; dinî otorite, kurumsallaşmış hakikat ve öğretisel bilgi anlayışına yöneltilmiş sistematik bir eleştiriyi temsil eder. Siddhartha’nın reddi, ne Buda’nın

OKUMAK İÇİN TIKLA

Siddhartha’daki Nehir Metaforu ile Herakleitos’un Nehir Öğretisi Arasında Kavramsal Bir Bağ

Nehir metaforu, felsefe tarihinde varlık, zaman ve değişim sorunlarını düşünmek için kullanılan en güçlü imgelerden biridir. Antik Yunan’da Herakleitos, varlığı sürekli bir oluş (γίγνεσθαι) olarak kavramsallaştırırken nehir metaforunu merkezî bir konuma yerleştirmiştir. Modern edebiyatta ise Hermann Hesse, Siddhartha (1922) adlı romanında nehir metaforunu bireyin bilgelik, zaman ve benlik anlayışını dönüştüren

OKUMAK İÇİN TIKLA

Siddhartha’daki Nehir Metaforu ile Nietzsche’de Ebedi Dönüş Arasında Kavramsal Bir İlişki

Hermann Hesse’nin Siddhartha (1922) adlı romanı ile Friedrich Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt (1883–85) eseri, farklı kültürel ve felsefi geleneklere yaslanmalarına rağmen, modern bireyin anlam arayışını merkezine alan iki temel metindir. Siddhartha’da bilgelik, nehir metaforu aracılığıyla sezgisel ve bütünsel bir kavrayış olarak sunulurken; Zerdüşt’te bu kavrayış, ebedi dönüş düşüncesiyle ontolojik ve

OKUMAK İÇİN TIKLA

Hermann Hesse’nin Siddhartha’sında Hakikatin Öğretilemezliği: Deneyim, Dil ve Bilgelik Problemi

Hermann Hesse’nin Siddhartha (1922) adlı eseri, hakikat kavramını klasik epistemolojik aktarım modellerinin dışına yerleştirerek, onu öğretilebilir bir bilgi nesnesi olmaktan ziyade bireysel deneyim yoluyla edinilen varoluşsal bir idrak olarak konumlandırır. Romanın merkezindeki temel sav, hakikatin (Wahrheit) doktriner bilgiyle değil, yaşantı, sezgi ve içsel dönüşüm aracılığıyla kavranabileceğidir. 1. Öğreti ile Hakikat

OKUMAK İÇİN TIKLA

Hermann Hesse’nin Siddhartha Romanında Siddhartha’nın Tüccarlık Dönemi ve Kapitalist Yabancılaşmanın Alegorisi

1. Giriş Hermann Hesse’nin Siddhartha (1922) adlı romanı, çoğunlukla Doğu mistisizmi ve bireysel aydınlanma temaları ekseninde okunmuş olsa da, eserin merkezinde modern bireyin toplumsal ve ekonomik düzen karşısındaki ontolojik yitimi de önemli bir yer tutar. Siddhartha’nın Kamala ile birlikte şehir yaşamına girişi ve tüccar Kamaswami’nin yanında çalışmaya başlaması, yalnızca bireysel

OKUMAK İÇİN TIKLA

Psikolojik İçgörüler İşe Alımı ve Çalışan Bağlılığını Nasıl İyileştirir

Günümüz iş dünyasında doğru yeteneği bulmak kadar, onu elde tutmak da büyük bir zorluk haline gelmiştir. Yüksek devir oranları, çalışan bağlılığındaki düşüş ve tükenmişlik, yalnızca teknik becerilere odaklanan işe alım yaklaşımlarının yetersiz kaldığını göstermektedir. Tam da bu noktada psikoloji ve psikoterapi alanından gelen içgörüler devreye girer. İnsan davranışını, motivasyonunu ve

OKUMAK İÇİN TIKLA

Deri Cüzdanlar Hakkında Her Şey: Alırken Nelere Dikkat Etmeli, Nasıl Kullanmalı?

Her gün yanımızda taşıdığımız cüzdan, aslında sandığımızdan çok daha kişisel bir eşya. Kimimiz kartlarımızı, kimimiz nakitimizi, kimimiz ise sadece kimlik ve ehliyeti koyup çıkıyoruz. İşte tam bu noktada hakiki deri cüzdan seçimi devreye giriyor. Çünkü doğru seçilmiş bir cüzdan, hem tarzınızı tamamlıyor hem de yıllarca sizinle birlikte yaş alıyor. Bu yazıda, deri

OKUMAK İÇİN TIKLA

Avantajlı Kahve Paketleri: Lezzetten Vazgeçmeden Akıllı Alışverişin Yolu

Kahve hayatımızın tam ortasında. Sabah gözümüzü açar açmaz ilk düşündüğümüz şey çoğu zaman o ilk yudum oluyor. Gün içinde mola vermek için, bazen sohbetin bahanesi olarak, bazen de sadece kendimizle baş başa kalmak için… İşte tam da bu yüzden kahve paketi seçimi sandığımızdan çok daha önemli hale geliyor. Son yıllarda ise

OKUMAK İÇİN TIKLA

Space Çit ile Güvenliği ve Estetiği Bir Arada Sunan Çözüm Yaklaşımı

Mimari projelerde, yaşam alanlarında ve endüstriyel yapılarda güvenlik, estetik ve dayanıklılığın bir arada olması artık bir lüks değil, gereklilik haline geldi. Bu noktada Space Çit, sektörde güven veren, kalitesiyle fark yaratan çözümler sunarak hem bireysel hem de kurumsal müşteriler için güçlü bir iş ortağı olmayı sürdürüyor. Ürün yelpazesinde kullanılan yüksek

OKUMAK İÇİN TIKLA

Beonsan ile Şehir Mimarisi ve Dayanıklılığın Buluşması

Beonsan, mimari tasarım ve yapı teknolojilerinde sunduğu yenilikçi çözümlerle dikkat çeken bir markadır. Üretim kalitesi, mühendislik disiplini ve estetik anlayışını bir araya getiren yapısıyla Beonsan, modern şehirlerin dokusuna katkı sağlayan bir vizyona sahiptir. Yapı malzemeleri alanında faaliyet gösteren marka, sürdürülebilir yapılar inşa etme hedefiyle üretim süreçlerini sürekli geliştirir ve müşterilerine

OKUMAK İÇİN TIKLA

Hukuki Süreçlerde Uzman Avukatlık Alanlarının Önemi

Hukuk sistemi, farklı alanlarda uzmanlık gerektiren çok sayıda mevzuat ve uygulamayı içinde barındırır. Bireylerin veya kurumların karşılaştığı hukuki sorunların doğru ve etkin şekilde çözülebilmesi için, ilgili alanda uzmanlaşmış bir avukatla çalışılması büyük önem taşır. Bu noktada Ceza Avukatı, Şirket Avukatı ve Boşanma Avukatı, uygulamada en sık ihtiyaç duyulan avukatlık alanları

OKUMAK İÇİN TIKLA

Profesyonel Seo Danışmanlığı İle Arama Motorlarında Kalıcı Başarıyı Yakalayın

Dijital dünyada görünür olmak, yalnızca bir web sitesine sahip olmakla sınırlı değildir. Asıl fark yaratan unsur, hedef kitlenin sizi doğru anda ve doğru arama sorgularıyla bulabilmesidir. Bu noktada profesyonel seo danışmanlığı, markaların sürdürülebilir büyüme elde etmesinde kritik bir rol oynar. Plansız ve yüzeysel yapılan çalışmalar kısa vadede sonuç verebilir gibi

OKUMAK İÇİN TIKLA

1984 romanında “Büyük Birader’i sevmek” neden totaliter iktidar için salt itaattan daha değerlidir?

George Orwell’in 1984 romanı, totaliter iktidarın yalnızca davranışları değil, bilinci, arzuyu ve duygulanımı da denetim altına alma iddiasını çarpıcı biçimde görünür kılar. Romanın finalinde Winston Smith’in “Büyük Birader’i sevmesi”, anlatının dramatik doruk noktasıdır. Bu sahne, iktidarın amacının yalnızca itaat değil, içselleştirilmiş bir sadakat ve sevgi üretmek olduğunu açıkça ortaya koyar.

OKUMAK İÇİN TIKLA