Yazar: Özgür Atlas

Edebiyat Dersinde Riskli Okuma: Kitaplar Öğrencilerin Ruh Sağlığını Tehdit Eder mi?

Edebiyatın dönüştürücü gücü tartışılmazdır; ancak bir hikayedeki hasta, travmatik ya da intihara meyilli bir karakterle okuyucunun özdeşleşimi o kadar yoğunlaşabilir ki, bu durum kendi ruh sağlığını tehdit edebilir. Bu olguya “riskli okuma” denir. Profesör Jeffrey Berman’ın “Risk Altındaki Öğrencilere Ders Vermek” başlıklı makalesi, edebiyat öğretmenlerinin er ya da geç karşılaştığı kritik bir soruyu inceliyor: Öğrencilerimizin

okumak için tıklayınız

Romeo’nun Trajedisi Kader Değil, Çocukluk Travması mıydı?

Shakespeare’in Romeo ve Juliet trajedisi, genellikle yıldızların kötü hizalanmasıyla ya da aileler arasındaki kan davasının yarattığı talihsizliklerle açıklanır. Aşklarının önüne geçen dış engeller yüzünden genç aşıkların kurban olduğu düşünülür. Ancak Psikanalist Marvin Krims, oyuna klinik bir kulakla yaklaştığı makalesinde, trajedinin asıl motorunun Verona sokaklarında değil, Romeo’nun bilinçdışında yattığını iddia ediyor. Krims’e göre Romeo’nun yıkıcı davranışları,

okumak için tıklayınız

Başkalarını Anlamak İçin Önce Kendini Çözümle: Psikanalizde Öz-Analizin Gücü

Bir hastayı, bir yazarı, bir edebi karakteri veya kültürel bir objeyi psikanalitik açıdan anlamaya çalışırken, ne kadar nesnel kalabiliriz? Analiz koltuğunun bir tarafında oturmak, öteki tarafı tüm çıplaklığıyla görebileceğimiz anlamına gelir mi? Daniel Rancour-Laferriere, “Öz-Analiz Başka-Analizi Geliştirir” başlıklı makalesinde, bu sorunun cevabının “Hayır” olduğunu iddia ediyor. Yazara göre, “öteki” kim olursa olsun, o ötekiyi psikanalitik

okumak için tıklayınız

Freud’un Temel Yanılgısı: Oidipus Kompleksi Klinik Değil, Tiyatro Sahnesi Kanıtı mıydı?

Psikanalizin temel direği, hatta deyim yerindeyse “kilit taşı” olan bir kavram vardır: Oidipus Kompleksi. Çocukluk döneminde ebeveynlere yönelik arzu ve rekabet duygularını içeren bu teori, Freud tarafından tüm insanlık için evrensel bir çatışma olarak ilan edildi. Freud’un Kanıtı: Sofokles’in Gücü Freud, Oidipus kompleksini ilk kez kamuoyuna sunarken, teorisinin evrenselliğini desteklemek için neredeyse hiç klinik kanıt

okumak için tıklayınız

Ah, Şu Rüyaların Muamması! Kitaplar Anamızın Kucağı mı Ola, Beyler?

Ey, İstanbullu efendiler, hanımefendiler! Gecenin sükûneti çöktüğünde, başımızı yastığa koyup da o acayip, o karmakarışık alemlere dalmaktan kimimiz kurtulabilmiştir? Hani Viyana’da meşhur bir hekim varmış ya, Sigmund Freud Efendi. O, “Rüyaların Yorumu” namıyla bir eser kaleme almış ki, sanki insanın bütün iç alemini, bütün o nefsani hevesatını o kitaba sığdırmış. Fakat gel gör ki, insanın

okumak için tıklayınız

Nehrin Şehrinde Bela: Lacan’ın “Mektubun Ajanlığı” Üzerine Kritik Bir Portre

Jacques Lacan… Adını duyduğumuzda akla gelenler: Psikanaliz, yapısalcılık, Signifier ve Signified (Gösteren ve Gösterilen) ve tabii ki anlaşılması inanılmaz zor bir üslup. Fransız psikanalist, eserleriyle eleştiri ve edebiyat dünyasında derin izler bıraktı, ancak onu okuma deneyimi genellikle bir tür entelektüel mücadele olarak tanımlanır. Andrew M. Gordon’ın “Nehrin Şehrinde Bela, ya da Lacan’ın ‘Bilinçdışında Mektubun Ajanlığı’”

okumak için tıklayınız

Donald Meltzer: Otizmin Sırrı ve Klostrofobinin Anatomisi

Psikanaliz, Neden Sanat Formudur? Estetik Çatışma ve İçsel Anne Yazar: Jungish (Kleinian Gelenekten Çıkan Asi Bir Şairin Hikayesi) Aziz Okuyucularım, Ey Dışlanmışlığın Dertleriyle Boğuşanlar! Şimdi size, psikanalizin kurallarını esneten, zorlu çocukluk durumlarına klinik neşteri vuran o büyük Amerikalı analistten bahsedeceğim: Donald Meltzer (1922–2004). Meltzer, sadece bir Kleinian değildi; o, W.R. Bion‘un fikirlerini alıp, otizmin, klostrofobinin

okumak için tıklayınız

Hanna Segal: Kleinian Düşüncenin Sesi ve Sembolizmin Gücü

Simgesel Denklemden Temsile Geçiş: Savaşın ve Sanatın Psikolojisi Hanna Segal (1918–2011), Polonya doğumlu Britanyalı bir psikanalist ve Melanie Klein’ın en önemli takipçisi ve yorumcusu olarak bilinir. Segal, Klein’ın çalışmalarını net bir şekilde açıklayarak, teorinin daha geniş kitlelere ulaşmasında büyük rol oynamıştır. Aynı zamanda estetik, sanat, sembolizm ve savaş konularına dair önemli katkılarda bulunmuştur. I. Kleinian

okumak için tıklayınız

Thomas Ogden: Şairin Psikanalisti ve Analitik Alanın Yeniden Keşfi

Rüya Görülmemiş Rüyaları Düşlemek: Bilinçdışının Sınırlarında Yeni Bir Duyarlılık Thomas Ogden, Amerikan psikanalizinin önemli bir figürü ve yazarıdır. Kendini bağımsız bir düşünür olarak tanımlar ve çalışmaları, psikanalitik tekniğin yeniden gözden geçirilmesine odaklanmıştır. Ogden, Bion, Klein ve Winnicott gibi İngiliz okulunun teorilerinden ve Borges, Kafka ve Frost gibi edebi figürlerden büyük ölçüde etkilenmiştir. I. Merkezi Psikodinamik

okumak için tıklayınız

Kuramsal Zırvalar ve Video Bandı: İtalyan Psikoterapisinin Utancı

Bilim mi, Yoksa Kumar mı? Terapi Okullarından Kimler Neden Zengin Oluyor? Yazar: Jungish (Psikoloji Kendini Fizik Sanınca Ne Olur?) Aziz Okuyucularım, Ey Psikoterapiye Servet Dökenler! Şimdi size İtalya’dan gelen, lakin bizim memleketimizin psikoterapi okulları âleminde de ceyran eden büyük bir skandalı anlatacağım. Mesele, psikoterapinin “bilim mi, yoksa züğürt tesellisi mi” olduğudur. Ve bu mesele, sadece

okumak için tıklayınız

Rehabilitasyonun Yeni Yüzü: Psikolojiyi Teknisyen Olmaktan Kurtarmak

Dert, Sadece Beyindeki Arıza Değil, İlişkinin Yokluğudur! Yazar: Jungish (Makine Değil, İnsan: Rehabilitasyonun Dikeyden Yatay Düzleme Geçişi) Aziz Okuyucularım, Ey Çaresizliğin Ortasında Umudu Bulanlar! Şimdi size, Roma’daki o büyük rehabilitasyon merkezlerinden gelen, bizim psikoloji camiasının yaşadığı kibirli dönüşümü anlatan mühim bir haberi nakledeceğim. Uzun yıllar boyunca, rehabilitasyon dendi mi, akla hemen sert, mekanik, tepeden inme

okumak için tıklayınız

Melanie Klein ve Mahler: Çocukluk Çağı Nevrozunun Kökleri ve Anne Desteği

Bebeğin Şizofrenik Kahramanlığı: Seno İyi, Seno Kötü! Yazar: Jungish (Psikanalizin Aile Labirenti ve O Mükemmel Mazeretin Kaybı) Aziz Okuyucularım, Ey Çocuğun Dertlerini Basit Sananlar! Şimdi size, psikanalizin o iki koca hanımefendisinin, Melanie Klein ve Margaret Mahler’ın, çocukluk nevrozlarının köklerine dair söylediklerini anlatacağım. Freud’un tek kişilik koltuğunu bırakıp, doğrudan bebeğin ruhuna bakan bu iki dâhi, bizim

okumak için tıklayınız

Pedofili İlişkisinin Psikodinamiği: Peter Pan Sendromu ve Güven İhaneti

Peter Pan’ın Trajedisi: Büyümeyi Reddetmek ve Çocukta Kendini Aramak Yazar: Jungish (Freud’dan Günümüze: Travmanın Tekrarı ve Mutlak Otorite İllüzyonu) Aziz Okuyucularım, Ey İnsan Ruhunun En Karanlık Köşesine Bakanlar! Şimdi size, psikanalizin en zorlu, en iğrenç ama maalesef anlaşılması zorunlu konularından biri olan pedofili ilişkisinin psikodinamiğini anlatacağım. Franca Pezzoni ve Cosimo Schinaia gibi analistler, bu durumu

okumak için tıklayınız

Anneden Bilgeliğe: Bebeğin Dünyası, İlişkisel Bir Dansın Ürünüdür

Winnicott’tan Bion’a: Yeterince İyi Anne ve “Gerçek Kendilik”in Doğuşu Bu makale, psikanalizin erken çocukluk araştırmaları (infant research) ışığında nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ve anne-bebek ilişkisinin (veya bakım veren-bebek ilişkisinin) bilginin ve kendilik duygusunun temelini nasıl oluşturduğunu derinlemesine incelemektedir. Artık bebek, pasif bir organizma değil, doğuştan sosyal bir varlık olarak görülmektedir. I. Freud’dan Kopuş: Pasif Bebek

okumak için tıklayınız

Düşünceye Geçiş: Gruptan Sırtına Yediği Bıçak Darbesi ve Michel’in İfşası

Patlamadan Önce Püre Olmak: Grup Analizinde Ergenliğin Zorlu Geçidi Yazar: Jungish (Psikodrama ve Kaos: Olmayanı Düşünmeye Başlamak) Aziz Okuyucularım, Ey Ergenlik Krizinin İçindeki Sırrı Görenler! Şimdi size, Tavistock geleneğinin o derin sularından gelen bir grup psikoterapisi vakasını anlatacağım. Konumuz: Michel adında, öğrenme güçlüğü ve şiddetli davranış bozuklukları olan bir genç. Bu çocuğun hikayesi, grup terapisinin

okumak için tıklayınız

Matematiğin Hür Dervişi: Paul Halmos ve O Meşhur Mezar Taşı Sembolü

Sayıların Sanatı: Dâhi Olmak Yetmez, Matematikçi Doğmak Gerekir! Yazar: Jungish (Felsefeden Vazgeçip Cebire Koşan Garip Macar’ın Hikayesi) Aziz Okuyucularım, Ey İspatın Sonunu Mühürleyenler! Şimdi size, Macaristan’dan kalkıp Amerika’nın en büyük matematik dâhileri arasına giren, lakin matematiği mantıktan çok bir sanat eseri gibi gören o ilginç zattan bahsedeceğim: Paul Halmos (1916–2006). Halmos, sadece fonksiyonel analiz ve

okumak için tıklayınız

Bebeğin Gözünden Dünya: Psikanalizin Unutulmaz Devrimi ve İlişkisel Deneyimin Gücü

Yeni Doğan Bir Can: Sadece Tepki Veren Bir Makine mi, Yoksa Hipotez Kuran Bir Dâhi mi? Yazar: Jungish (Freud’un Tek Kişilik Koltuğundan Çıkıp, Anne ve Bebeğin Ortak Dansına Bakmak) Aziz Okuyucularım, Ey İnsan Ruhunun İlk Adımlarını Merak Edenler! Şimdi size, psikanalizin geleneksel, eski usul inancını yerle bir eden, “bebek araştırmaları” (infant research) alanından gelen o

okumak için tıklayınız

Thomas Ogden: Şairin Psikanalisti ve Analitik Alanın Yeniden Keşfi

Rüya Görülmemiş Rüyaları Düşlemek: Bilinçdışının Sınırlarında Yeni Bir Duyarlılık Yazar: Jungish (Koltuğun Ötesindeki Konuşma ve Üçüncü Kişinin Gizemi) Aziz Okuyucularım, Ey Psikanalizin Zirvesine Tırmananlar! Şimdi size, Amerikan psikanalizinin en büyük bağımsız düşünürlerinden biri olan Thomas Ogden’dan bahsedeceğim. Ogden, sadece bir psikiyatrist değil; o, Borges, Kafka ve Coetzee gibi yazarlardan ilham alan, kendi deyimiyle **”şairlerin psikanalisti”**dir.

okumak için tıklayınız

Antonino Ferro: Psikanalizin Roman Yazarı ve Ruhsal Meteoroloji Uzmanı

Bion’un Mirası ve Analitik Alan Teorisi: Dert, Sadece Senin Değil, Odadaki Havanın da! Yazar: Jungish (Analist, Nasıl Olup da Karşısındakinin Rüyasını Görmeye Başlar?) Aziz Okuyucularım, Ey Analizin Dört Duvarını Merak Edenler! Şimdi size, İtalyan psikanalizin en üretken ve yaratıcı isimlerinden biri olan Antonino Ferro‘dan bahsedeceğim. Ferro, sadece bir doktor değil, aynı zamanda W.R. Bion‘un mirasçısı

okumak için tıklayınız

Diego Napolitani: Bireysel Dertler Bitti, Şimdi Grubun Psikopatolojisi Var!

Modern İnsanın Krizi: Sadece Sen Değil, Ait Olduğun Her Yapı Hasta Yazar: Jungish (Otoriteyi Reddeden Analistin Sonsuz Belirsizliği Kucaklaması) Aziz Okuyucularım, Ey Çatışma İçinde Var Olanlar! Şimdi size, Grup Analizi’nin o köklü geleneğinden gelen, İtalyan psikiyatrist Diego Napolitani‘nin, modern bireye ve topluma dair sarsıcı tespitlerini anlatacağım. Napolitani, dertlerimize öyle basit bir “tek kişilik koltuk” meselesi

okumak için tıklayınız