Bilimi bilim yapanlar: Galileo, Newton, Faraday, Darwin, Pasteur, Mendeley, Marie Curie, Einstein, Freud…

Galileo, Newton, Faraday, Darwin, Pasteur, Mendeley, Marie Curie, Einstein, Freud… Öncü 43 ismin çalışmalarıyla tematik bir bilim tarihi: Bilim İnsanları- Bir Keşif Destanı.
Dorothy Crowfoot Hodgkin adını pek çok kişi duymamıştır. İtiraf edeyim Bilim İnsanları-Bir Keşif Destanı’nı okuyana kadar ben de bihaberdim kendisinden. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan kitap Andrew Robinson’un hazırladığı bir derleme. Fotoğraf ve illüstrasyonlarla desteklenmiş kısa bir bilim tarihi özeti. Kitabı tararken Hodgkin’in fotoğrafında duraksadım. Büyük bir fotoğraftan kadraj alınmış siyah beyaz karede Hodgkin elinde bir molekül modeli çizimi tutuyor. Tebessüm etmiş, gururlu bir gülümseme ama belli ki alçakgönüllü biri; ardında ve yanında muhtemelen öğrencileri ya da iş arkadaşları sıralanmış ama kadraja tam girmemişler. Gözleri ışıl ışıl.

Hodgkin’i tanımıyor olabilirsiniz ama B12 vitaminini bilirsiniz ya da insülini… B12 vitaminin yapısını 1955 yılında çözdü ve tanımladı; anemi hastalığının tedavisinde kullanılıyor. İnsülin ise binlerce atomdan oluşuyordu ve onu tanımladığında yıl 1969’du ve beş yıl önce kimya dalında Nobel almıştı. O halihazırda Nobel alan ilk ve tek İngiliz kadın.

Ama bugün onu anmamızı gerektiren en önemli özelliği kimya alanındaki öncü buluşları ve başarıları değil; aynı zamanda bir barış elçisi ve aktivisti olması. Nobeli alana kadar hayatını üç çocuğunu büyütmeye ve kimya alanında keşfedilmemiş konular üzerinde çalışmaya adamıştı. Ödülün ardından, 59 yaşında ulaştığı ünü başka bir alanda kullanabileceğini keşfetti. Dünyanın barışa gereksinimi vardı. Dünyanın dört bir yanından biliminsanlarının 1975 yılında nükleer silahlara karşı bir kampanya için bir araya geldiği Pugwash Konferansları’nın başkanı Hodgkin’di. İngiltere Başbakanı Margret Thatcher öğrencisiydi. Dünya barışı için başbakana Sovyetler Birliği ile diyaloğa girme çağrısı yaptığında; Soğuk Savaş’ın şiddetli dönemlerinden biri yaşanıyordu, ama o Sovyet yanlısı ilan edilme korkusu duymadı. Bir başka alanda daha çalışıyordu: Eğitim. Dünyanın az gelişmiş bölgelerine gidiyor değişim programlarını eğitim almak isteyen gençlere tanıtıyordu. Tüm bunları yaparken kimya çalışmalarını da sürdürdü. 28 yaşında yakalandığı bağışıklık sistemi rahatsızlığı her geçen sağlığını daha fazla etkilese, 83 yaşında tekerlekli sandalyeye mahkûm olsa da son nefesine dek hem dünya barışı, hem insanların iyi eğitim alması için çalıştı hem de bilimsel çalışmalarını yürüttü.

Hodgkin kitabın “Moleküller ve Madde” adlı bölümünde Robert Boyle (1627 –1691), Lavoisier (1743–1794), John Dalton (1766 –1844), Mendeleyev (1834 –1907), August Kekule (1829-1896), C. Venkata Raman (1888–1970) ile birlikte bilimin bu alanındaki yolculuğun ana aktörlerinden biri.

Savantı beğenmemişler
Kitabı yayıma hazırlayan Andrew Robinson, Bilim İnsanları’nı “Evren”, “Yerküre”, “Moleküller ve Madde”, “Atomun İçinde”, Yaşam” ve “Beden ve Zihin” adlı altı bölüme ayırmış. Bu alanlarda 43 biliminsanın portrelerini farklı bilim tarihi uzmanları kaleme almış. Robinson bilim ve bilim tarihi üzerine çalışan en birikimli kalemlerden biri; yirmi beş kitaba imza atmış bir bilimci ve gazeteci.

Kitapta Galileo, Darwin, Einstein, Freud, Marie Curie, Pasteur gibi bilim tarihinin çok bilinen isimlerinin yanı sıra Hodgkin gibi daha az tanınan ama bu büyük keşfin önemli kahramanları yer alıyor. Hemen belirtmekte yarar var Robinson’un kitapta kastettiği “bilim”, sosyalbilimleri kapsamıyor. Şöyle tanımlamış: Fiziksel evrene dair verilerin toplanması, sınıflanması ve çözümlenmesi. Biliminsanı (scientist) tanımı için de şu açıklamayı yapmış: “Biliminsanı sözü 1833 yılında Cambridge’de yeni kurulan British Association for Advancement of Science’ın (Britanya Bilimsel İlerleme Kurumu) bir toplantısında ortaya çıktı. Katılımcılardan biri, şair Samuel Taylor Coleridge çeşitli bilimsel disiplinlerde sayıları hızla artan profesyonel uzmanlar topluluğuna ne isim verileceği sorusunu dile getirdi: anatomistleri, biyologları, bitki bilimcileri, kimyagerleri, jeologları, paleontologları, fizikçileri, zoologları ve benzerlerini içine alacak kapsamlı bir terim aranıyordu. Yapılan tartışmada, filozof ‘fazlasıyla kapsamlı ve gösterişli’, bilgin (ing. savant) ‘pek cüretkâr’ ve fazlasıyla Fransız olduğu gerekçesiyle reddedildi. Nihayetinde kurum yazmanı William Whewell sanatçı (ing. artist) kelimesinden örnekseyerek biliminsanı (ing. scientist) kelimesini önerdi. Bu yeni kelime toplantıdaki herkesin zevkine hitap etmediyse de ABD’de hemen rağbet gördü, yavaş yavaş İngiltere’de de benimsendi.”

Robinson seçkisine “bilimsel devrimin öncüleri” olarak adlandırdığı Kopernikus, Kepler ve Galileo ile başlıyor. Bu üç ismin ortak noktası Aristoteles’in “tahminleri” doğrultusunda oluşan hatalı bilgi birikimi alaşağı etmiş olmaları. Mesela Galileo, serbest düşen bir cismin hızının kütlesine bağımlı olmadığını kanıtladı. Eğik Pisa kulesini ünlü eden deneyinde farklı ağırlıktaki top güllelerini aşağıya attı ve Aristoteles’in “tahmin ettiğinin” tersine farklı zamanlarda değil aynı anda yere ulaştığını gösterdi. Pisa kulesinden o gülleler yere aynı anda düştüğünde muhtemelen insan doğasını gülünç bulduğu için “Gülen Filozof” olarak anılan Demokritos, bulutların ötesinde kahkahalarla gülüyordu. Çünkü onun fikirleri de birçok meslektaşı gibi Aristoteles’in yenilmesi zor bilimsel karizmasının kurbanı olmuştu. MÖ 5. yüzyılda yaşayan Demokritos, hocası Leukippos’un maddenin gözle görülemeyen daha küçük parçalardan meydana geldiği fikrini geliştirmişti. Ancak geliştirdiği teori yaklaşık iki bin yıl boyunca Aristoteles’in her şeyin temelde dört element olan ateş, su, toprak ve havadan oluştuğu teorisinin gölgesinde kalmıştı. Ta ki gülleleri yere atan Galileo 17. yüzyılda maddelerin hareket halindeki çok küçük taneciklerden meydana geldiğini öne sürene kadar.

HALUK KALAFAT
(17.10.2014, http://kitap.radikal.com.tr/)

BİLİM İNSANLARI,
Bir Keşif Destanı,
Hazırlayan: Andrew Robinson
Çeviren: Yelda Türedi,
Yapı Kredi Yayınları
2014, 304 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Bilim, Biyografi Kitapları, Makaleler
Roman, Film, Müzik ve Livaneli – (Röportaj: Zafer Köse)

Zülfü Livaneli, sinema alanında da önemli çalışmaları olan bir sanatçı. Aralarında Otobüs, Yılanı Öldürseler, Sürü, Yol, Mutluk gibi filmlerin bulunduğu...

Kapat