Kategori: Ahmet Oktay

Ahmet Oktay: Halide Edip, Benerci’yi bir başyapıt, Nazım ’ı da dahi olarak nitelemiştir

NAZIM’A VE ŞİİRİNE DAİR Yeniden yurttaşlığa alınmasını sağlamak amacıyla yapılan girişimlerle çeşitli etkinlikler ve Milliyet’le yayınlanmaya baş­layan Vera’nın Anıları, kamuoyunda Nazım Hikmet’i yeniden popüler bir ad haline getirdi. Nazım Hikmet’in yurttaşlık, sorununu sağlığında fazla ciddiye aldığını sanmıyorum. Çünkü, kendisine yurttaşlık belgesini nüfus memurluğunun ya da daha başka bir makamın değil, doğrudan doğruya Türkçe’nin verdiğini biliyordu. Nazım Hikmet’i bu yüzden yurttaşlıktan

okumak için tıklayınız

Freud, yazarları etkilemeye devam edecek – Ahmet Oktay

Freud’un edebiyat ve sanatla ilgisinin kuramını oluşturduktan sonra başladığını söylemek gerekir. Şu vurgulanabilir: Freud kuramını oluşturduktan sonra sanat ve edebiyat yapıtlarında savlarını doğrulayacak pek çok öğe bulunduğunun farkında olmuş, örneğin “Dostoyevski ve Baba ve Katli” adlı yazısında (1925-1928 arası) kuramının romanda nasıl desteklendiğini göstermiştir. Freud ‘baba ve katli’ sorununu, başka yazarlardan da yararlanarak (örneğin Frazer)

okumak için tıklayınız

Popüler Kültürden TV Sömürgesine – Ahmet Oktay ‘Nerede bir gösterge varsa, orada ideoloji de vardır.’ Voloşinov

‘Nerede bir gösterge varsa, orada ideoloji de vardır.’ Voloşinov’a ait bu cümle, Bütün Eserleri’nin bu dördüncü cildinde bir araya getirdiğim kitapların öngördüğü amacı yeterince özetliyor. Adı geçen yapıtlarda, yazılı ve görsel basında yayımlanan çeşitli ürünlerde sunulan içeriğin nasıl bir anlamlamaya yol açtığını ve bu anlamlandırmanın izleyicileri doğrudan doğruya egemen sınıfların bakış ve düşünce açısına uyumlandırmayı

okumak için tıklayınız

Bir Yetimin Romanı – Ahmet Oktay

Her yazınsal metin, kendini kuşatan daha önceki metinlerin ortamına doğuyor. O metinlerle sürdürdüğü diyalojik ilişkilerle biçimleniyor, güdüm kurgusu da (text strategy) içerik, biçim ve biçem düzeylerinde sürüp giden bu gerilimli ilişkiler çerçe vesinde netlik kazanıyor. Öteki metin, neredeyse ontolojik bir zorunluluk. Yazar, sürekli biçimde öteki metinlerle hesaplaşı-yor, yaklaşıyor ve kaçıyor onlardan. Yazınsal kanon son kertede

okumak için tıklayınız

Karanfil ve Pranga / Ahmed Arif’in Şiiri Üzerine Eleştirel Bir Çalışma -Ahmet Oktay

Ahmed Arif’in Hasretinden Prangalar Eskittim’in ilk basımı 1968’de yapılmıştı. Türk şiiri içinde özel bir başarıya sahip olan kitap, ulaştığı 21 baskı ile her türlü eleştirel yaklaşıma dayanıklı olabileceğini kanıtlamakla kalmamış, okurun 20 yıllık bir döneme yayılan beklentilerini karşılayabildiğini de göstermiştir. Ahmed Arif’in şiiri okurun hangi beklentilerine cevap getirmiştir? Bu okur kimdir? Ahmet Oktay bu çalışmasında

okumak için tıklayınız