Memurun Ölümü – Anton Çehov (Seslendiren: Muratcan Akgün)
Muratcan Akgün’ün seslendirdiği Anton Çehov’un Memurun Ölümü adlı öyküsünü dinlemek için tıklayınız…
okumak için tıklayınızOkuyun ama yutmayın, çiğneyin.
Muratcan Akgün’ün seslendirdiği Anton Çehov’un Memurun Ölümü adlı öyküsünü dinlemek için tıklayınız…
okumak için tıklayınızAnton Pavloviç Çehov, 17 Ocak 1860’ta Taganrog’da doğar. Azak denizi kıyısındaki Taganrog, 1860’lı yılların başında Yunan tüccarların sık sık uğradığı bir liman şehridir. Çehov’un öykülerine ve oyunlarına sık sık mekan olan her taşra kasabası gibi hayatın tekdüze akıp gittiği, insanların çoğunun birbirini tanıdığı bu küçük yerde, o yıllarda kapısı üzerinde “Çay, şeker, kahve ve başkaca
okumak için tıklayınızAnton Çehov, 1890 yılında Rusya’nın en doğu ucuna doğru zahmetli bir yolculuğa girişti. Sonrasında bir nüfus sayımı için Japonya’nın kuzeyindeki Sahalin Adası’nda binlerce tutuklu ve yerleşimciye söyleşiler yaparak üç ay geçirdi. Sahalin Adası’nda tanık olduğu şeyler -kırbaç cezaları, erzak ve ikmal malzemelerinin zimmete geçirilmesi, kadınların fuhşa zorlanması- Çehov’u hem son derece şaşırtmış hem de öfkelendirmiştir.
okumak için tıklayınızBir gün, sedire uzanmış, kuru kuru öksürerek elindeki termometreyle oynarken şöyle demişti: “Sonunda ölmek için yaşamak eğlenceli bir şey değil ama vaktinden önce öleceğini bile bile yaşamak da çok aptalca…” Başka bir defa, açık pencerenin önünde oturmuş, uzaklara, denize bakarken ansızın kızgınca şöyle demişti: “Güzel bir hava, iyi bir ürün, hoşa giden bir roman umuduyla,
okumak için tıklayınızEskiden, İngiltere?de ölüm cezasına mahkûm edilen suçluların, kendilerini anatomicilere ve fizyologlara kadavra olarak satma hakları varmış. Bu şekilde elde edilen parayı kimi içkiye yatırır kimi de ailesine bırakırmış. Bu mahkûmlardan korkunç bir cinayetten ceza alan biri, bir tıp doktoruna haber göndermiş ve uzun ve bıktırıcı bir pazarlığın ardından, kendisini iki Gineye satmış. Ama doktordan parayı
okumak için tıklayınız1924 tarihine ait bir takvim Sovyet Rusya?nın Gorki kentinde bir ofise gönderilir. ?Sevgili Lenin? imzalı bu takvim bir hayranı tarafından Lenin?e hediye edilir ve Lenin de takvimin bir kenarına çok sevdiği Çehov?un fotoğrafını iliştirir. Çehov?un, Lenin?in elinden hiç eksik etmediği ve çok sevdiği bir yazar olduğu biliniyor. Sadece Lenin?i değil; James Joyce?dan Virgina Woolf?a, Katherine
okumak için tıklayınızAnton Çehov, Rus toplumundaki çöküşü yansıtır. En önemlisi, Tolstoy ya da Dostoyevski?nin dini inançları ve spiritüel duyguları kalmamıştır onda. Anton Çehov, 1892 yılında yayımcısı Tikhonov?a yazdığı mektupta kendinden Düello romanının yazarı diye söz eder, oysa bugün onun en az bilinen eseridir bu roman. Düello ve bir de Sibirya?nın kuzeyine yaptığı gezi sonrasında yazdığı seyahatname, artık
okumak için tıklayınız“Yol Gösterici Bir İdea” olmadan sürdürülen hayatları “Çıkmaz Sokaklara” benzetip, bir tür melankoliye kapılan Anton Çehov, yazınsal iklimini gündelik hayatın sıradan, rastgele bölümlerinden kesitler alarak yaratır; bu özelliğiyle “izlenimci edebiyat” tekniğinin de öncüsüdür. Kısa romanı Düello’da, yolu Kafkaslar’da kesişmiş subay, doktor, polis şefi, bilim adamı, diyakos ve bir kadının dünyalarına eğilip, hayata dair bir düşünce
okumak için tıklayınızAnton Çehov (1860-1904): Oyun ve hikâyeleriyle hayatın yalınlığı ve karmaşası içindeki insanlık durumlarını büyük bir duyarlılıkla işleyerek dünya edebiyatına damgasını vuran en önemli Rus yazarlarından biridir. Bu kitapta yer alan dokuz kısa oyununun altısı komedi, üçü dramdır. Başta Ayı olmak üzere komedileri tüm dünyada defalarca sahnelenmiş, büyük beğeniyle karşılanmıştır. Dramlardan Kuğunun Şarkısı ve Şehir Yolunda
okumak için tıklayınızGöze görünen, yalnız, gerideki limanın ürperen ışıklarıyla katran gibi kara bir gökyüzüydü. Soğuk, ıslak bir yel esmekte. Üstümüzde ağır bulutları, onların yağmur olup boşanmak dileklerini duyuyor ve soğuğa, yele bakmaksızın sıcaktan boğuluyorduk sanki. Biz, gemiciler, baş altında toplanmış zar atıyorduk. Bizimkilerin gürültülü, sarhoş kahkahaları yükseliyor, içimizden birisi, alay olsun diye, ara sıra horoz gibi ötüyordu.
okumak için tıklayınızAnton Çehov, 1883 yılında yazdığı “Memurun Ölümü” adlı kısa öyküsüyle ölümcül mizah yanını ortaya çıkarır. Okuyucu çok sıradan bir olayın gelişimine ve ana karakter Çerviakov’un ürkekliğine ve ahmaklığına güler hatta mümkün olsa alay eder. Örgü basittir. Çerviakov tiyatroda hapşırır ve bu hapşırma sonrasında önünde oturan generallerden biri bundan rahatsız olur. Tiyatroda arada özür dileyen ve
okumak için tıklayınızEverest Yayınları, edebiyat dünyasının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlamaya devam ediyor. Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanan Çehov kitaplığının yedinci cildi Kara Keşiş, 1893-1895 yılları arasında yazılmış 13 öyküyü kapsıyor. Yazar Kara Keşiş’te, kadın erkek hikâyeleri üzerinden giderek yaşam bunalımlarıyla boğuşan karakterlere eğiliyor.
okumak için tıklayınızÇehov, Rusya’daki toplumsal yapının radikal biçimde değişmesi gerektiğine inanıyor; kahramanlarını, hayatı ve yaşananları olduğu gibi göstermek gerektiğini düşünüyordu. “Martı” oyuncularına şöyle demişti: “Her şey basit olmalıdır… Tümüyle basit… Teatral olmamaktır esas olan…” (Tanıtım Bülteninden)
okumak için tıklayınızKısa öykü türünün büyük ustası Çehov, çürümekte olan Rus toplumunu sade bir dille ve izlenimci bir tarzda resmetmiş; taşra hayatını, hayatta başarısız olmuş tipleri betimlemekte, atmosfer yaratmakta üstünlük göstermiştir. 6. Koğuş, Cırcır Böceği ve Sürgünde adlı seçkin öykülerindeki tiplemeler, Çehov’un kaprisli, günü gününe uymaz insan galerisinde yer alır. Bu, tipik Rus “lüzumsuz insan” karakterinin bir
okumak için tıklayınızEverest Yayınları, edebiyat dünyasının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlamaya devam ediyor. Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanan Çehov kitaplığının beşinci cildi Öylesine Bir Öykü, 1888-1891 yılları arasında yazılmış 15 öyküyü kapsıyor. Yazarın olgunluk çağının meyveleri sayılabilecek öykülerin yer aldığı bu kitap, dünya klasikleri arasındaki en
okumak için tıklayınızMehmet Özgül’ün yaptığı düzeltiler uygulanarak, çevirmenle işbirliği içinde titizlikle yayına hazırlanan Çehov kitaplığı, diğer baskılardan farkını ortaya koyuyor. Everest Yayınları dünya öykü ve tiyatro edebiyatının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlamaya devam ediyor. Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanan Çehov kitaplığının dördüncü cildi Kırlarda Bir Gün,
okumak için tıklayınızGeç kalan avcılar, Muhtar Prokofıy’in Mironositskiy Köyünün ucundaki samanlığında gecelemeye hazırlanıyorlardı. İki kişiydiler: Veteriner İvan İvanıç ile lise öğretmeni Burkin. İvan İvanıç’in ‘Çişma Himalayskiy’ diye kendisine hiç de yaraşmayan iki isimden oluşan pek acayip bir soyadı vardı. Bu yüzden çevrede herkes yalnız küçük adıyla çağırırdı onu. Kent dışındaki harada kalırdı. Temiz hava almak için arasıra
okumak için tıklayınızBir grup insan tiyatroya yeni bir biçim getirme hayalleri kuran genç yazar Treplev’in tiyatro oyununu izlemek üzere bir çiftlik evinde toplanır. Oyun çiftlik evinin parkına kurulan bir sahnede oynanacaktır. Seyircilerin arasında Treplev’in kendini beğenmiş aktris annesi İrina Nikolayevna Arkadina ve onun sevgilisi ünlü yazar Boris Alekseyeviç Trigorin de vardır. Bu iki insanın varlığı hem Treplev’in
okumak için tıklayınızAnton Çehov’un gençlik döneminde yazdığı 38 hikayeyi bir araya getiren Yeni Bulunmuş Hikayeler’de, Çehov aşığı 38 yazar ve çevirmenin başka bir dilin köprüsünden Çehov’a varma çabalarının edebiyat ortamımızda ilgiyle karşılanacağını umuyoruz. Çehov’u zamanında üne kavuşturan bu hikayelerde, bir büyük yazarın gelişim çizgisini izliyoruz. Seçkide yer alan bazı hikayeler, ‘evet, bu Çehov!’ dedirtecek nitelikte; bazıları ise
okumak için tıklayınızEverest Yayınları dünya öykü ve tiyatro edebiyatının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov?un tüm yapıtlarını yayımlıyor. Mehmet Özgül?ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanacak olan Çehov kitaplığının ilk cildi Memurun Ölümü, 1880-1884 yılları arasında yazılmış 62 öyküyü kapsıyor. ?Acılardan, ezinçten başka bir şey çarpıyor mu gözünüze? Hırsızlık, soygunculuk, yağmacılık, dolandırıcılık, her
okumak için tıklayınız