Kategori: Ataol Behramoğlu

Puşkin’i nasıl anlatmalı?

Yapıtlarının tümünü asıllarından ve birçok kez okuduğum, Türkçede iki kalın cilt tutan anlatı (roman-öykü) türünde yapıtlarını birkaç yıl emek vererek dilimize çevirdiğim, yani üstünde yoğun biçimde kafa yorduğum Aleksandr Puşkin üstüne yazmak bana her zaman güç gelmiştir… Rus edebiyatının herhangi bir başka yazarı üstüne, Gogol, Dostoyevski, Turgenyev, Çehov, Tolstoy vb. konusunda sanki daha kolaylıkla yazılabilirmiş

okumak için tıklayınız

Yalancının Ampulü – Ataol Behramoğlu

“Yalancılar, kendilerini olduğundan daha büyük, daha önemli göstermeye çalışan kişilerdir. Bunun için yüksekten atar; bakışlarıyla, seslerinin tonuyla, seçtikleri sözcüklerle, davranış biçimleriyle insanlar üzerinde egemenlik kurmaya çalışırlar.Sahteciliklerinin ölçüsüne göre, bunda başarılı da olurlar.Fakat yeri gelip de çıkarlarına öylesi uygun olduğunda, bu kez de tam tersine, kurdun kuzu postuna bürünmüşü oluverirler… Kendilerini acındırmak için seslerinin tonunu yumuşatır,

okumak için tıklayınız

Kimliğim: İnsan – Ataol Behramoğlu

4 Mart 1995 tarihli ilk köşe yazımdan 8 Ocak 2000’e kadar Cumartesi ve Pazar yazılarımdan yaptığım seçmelerin oluşturduğu bu kitap benim için ayrı ve özel bir değer taşıyor. Her şeyden önce bu anlamda ilk göz ağrımdır… Yeni bir basım için sayfaları karıştırırken üzüntü ve özlemle karışık bir duygular sarmalında kaldım… Çok da eski zaman sayılamayacak

okumak için tıklayınız

Rus Edebiyatında Puşkin Gerçekçiliği – Ataol Behramoğlu

“Rus Edebiyatında Puşkin Gerçekçiliği”, Prof. Dr. Ataol Behramoğlu’nun o sırada öğretim kadrosu içinde yer aldığı ve daha sonra bölüm başkanı olacağı İstanbul Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Anabilim-Rus Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı kapsamında Temmuz 2000 tarihinde doktora tezi olarak sunduğu çalışmasıdır. Ataol Behramoğlu 1960’lı yılların ilk yarısında Ankara Üniversitesi DTCF Rus Dili ve Edebiyatı

okumak için tıklayınız

Savaşa Gitmemiz Buyruldu – Demyan Bedniy

SAVAŞA GİTMEMİZ BUYRULDU – Bir Asker Türküsü Savaşa gitmemiz buyruldu ?Toprak için aslanlar gibi dövüşün? diyerek Toprak için! Ama kimin toprağı? Söylenmedi bu – Dere beyinin toprağı olsa gerek! Savaşa gitmemiz buyruldu ?Özgürlük adına? diyerek Özgürlük adına! Ama kimin özgürlüğü? Söylenmedi bu Halkın özgürlüğü olmasa gerek!

okumak için tıklayınız

Şiirin Dili Anadil – Ataol Behramoğlu

‘Şiirin Dili Anadil’de, Ataol Behramoğlu’nun Türkiye ve dünya şiiri ve şairleri üstüne kaleme aldığı yazılar yer alıyor. Yunus, Kaygusuz Abdal, Namık Kemal ve Tevfik Fikret’ten günümüzün genç şairlerine kadar, yüzlerce yıllık Türkiye şiirinin birikimi bu kitapta okuyucuyu karşılıyor. Yine Dante ve Hugo’dan, Marti, Eluard, Ritsos ve Neruda’ya, dünya şiirinin önemli isimlerinden seslenen kitap, şiirin evrensel

okumak için tıklayınız

Rus Edebiyatı Yazıları (19. ve 20. Yüzyıllar ) – Ataol Behramoğlu

Bu kitap Ataol Behramoğlu’nun yaklaşık kırk yıllık bir sürede Rus edebiyatı üzerine yazılarını, ülke içinde ve dışında konferans ve sempozyum sunumlarını bir araya getiriyor. Kitabın XIX. Yüzyıl başlıklı ilk bölümünde Aleksandr Puşkin, Nikolay Gogol, Mihail Lermontov, İvan Turgenyev, Saltıkov Şçedrin, Fyodor Dostoyevski, Lev Tolstoy ve Anton Çehov üzerine inceleme ve değerlendirmeler yer alıyor. XX. Yüzyıl

okumak için tıklayınız

Ataol Behramoğlu’yla “Militan” Dergisi Üzerine Söyleşi – Gündoğusu

Ataol Behramoğlu ve Nihat Behram, 1975 yılında “Devrimci Sanat ve Kültür Kavgasında Militan” adında bir dergi çıkarmaya başladılar. Ocak 1975 tarihli ilk sayısında bulunan “Çıkarken…” başlıklı yazıda belirtildiği üzere derginin ilk hedefi:”…sanat-kültür ortamında çeşitli görünüşlerde yaygınlığını sürdüren küçük burjuva kökenli tutumlar ve yönelişlere karşı toplumcu sanat-kültür anlayışının kavgasını vermek” ti. Derginin diğer hedefleri de sırasıyla:

okumak için tıklayınız

Dar Mekânda Sıkıntılı Hayatlar – Ataol Behramoğlu

Her alanda olduğu gibi edebiyat alanında da modalar geçer. Gerçekten değeri olan yazar, zaman zaman unutulur gibi olsa da yeniden anımsanır. Yapıtı gündeme gelir, okunur, tartışılır. Fyodor Dostoyevski gerçekten değeri olan dünya yazarlarının kuşkusuz ki en önde gelenlerindendir. Peki, nedir gerçekten değeri olmak” Sanıyorum ki öncelikle üslup (biçem), anlatım tarzı, ses tonu, kompozisyon, kurgu özellikleri

okumak için tıklayınız

Hayata Uzun Veda – Ataol Behramoğlu

Bu kitap, Ataol Behramoğlu?nun ?Hayata Uzun Veda? isimli uzun şiirinden oluşuyor. Behramoğlu?nun yirmi bölümden oluşan ve iki ayda yazdığı şiiri, kendisinin hayatla ve şiirle hesaplaşmasının ürünü olarak düşünülebilir. Şiirden bir alıntı: ?Ah, biliyorum, tam tutmuş gibiyken/ Elimden kayıp gidiyor o şey/ Beynimde çakan kıvılcım/ Aklımda kımıldayan düşünce/ Bazen bomboş hissediyorum kendimi/ Boş, bomboş/ Her şey

okumak için tıklayınız

Göklerde Eriyip Gitmek İsterdim – Jose Marti

İspanya’ya karşı bağımsızlık mücadelesinin simgesi olmuş yurtsever, şair ve deneme yazarı José Martí, Küba’nın XIX. yüzyılda yetiştirdiği devrimci şairlerin öncülerinden biriydi. Küba’nın sömürge olmaması için savaşırken bir çarpışma sırasında öldürüldü. José Martí, dergi ve gazetelerde yazdığı politik yazılarıyla adını duyurmuş, şiirleriyle Küba’da oluşan modern edebiyata büyük katkı sağlamıştı. Göklerde Eriyip Gitmek İsterdim, şairin çeşitli kitaplarından

okumak için tıklayınız

Yol Arkadaşım Maksim Gorki – Ataol Behramoğlu

Çocukluk ve ilk gençlik, Narodniklerle ilişkiler Asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov’dur. “Acı” anlamına gelen Gorki adını sonradan aldı. 1868 yılında Nijni Novgorod (bugünkü Gorki) kentinde doğdu. Babası M.S. Peşkov, marangozdu. Annesi V. V. Kaşirina, bir boya atölyesi sahibinin kızıydı. Babasını çocuk yaşlarda yitiren Gorki, bir süre dedesi V. Kaşirin’in evinde yaşadı. Fakat günün birinde V.

okumak için tıklayınız

Büyük Petro?nun Arabı ? Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

Puşkin’inanlatı türünde ilk yapıtı, 1827 yılında yazmaya başladığı Büyük Petro’nun Arabı’dır. Bu öz yaşamsal-tarihsel roman denemesi tamamlanmamış olmasına karşın, sağlam kuruluşu, yalın anlatımı, kişilerin gerçekçi betimlenişleriyle göze çarpar. Puşkin öncesi Rus yazınında anlatı dili şiir dilinden henüz tam olarak ayrılmamıştı. Büyük Petro’nun Arabı bu ayrımın oluşmasında önemli bir adım olmuştur. 1832-33 yıllarının ürünü olan Dubrovski

okumak için tıklayınız

Yüzbaşının Kızı – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin “İhanet karşısında dürüstlüğün ve cesaretin zaferini anlatan roman”

Yüzbaşının Kızı (??????????? ?????), Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in 1833-1836 yılları arasında yazdığı rus edebiyatında büyük öneme sahip bir romanıdır. Yüzbaşının Kızı, Pugaçov Ayaklanması sırasında Rus bir subayla görev yaptığı kale komutanı yüzbaşının kızı aralasındaki duygusal ilişkileri konu alır. 18. yüzyıl Rusya’sında geçen roman, rejimin çalkantılı ve belirsiz olduğu dönemde orduya katılan genç asilzade Pyotr Andreyiç Grinyov

okumak için tıklayınız

Yeni Ortaçağın Saldırısı – Ataol Behramoğlu

Dünya tarihinde “karanlık” nitelemesi yalnızca ortaçağ için yapılır. Bilindiği gibi ortaçağ, aklın değil, dogmanın egemenliği demektir. Peki, bu çağla özdeşleşmiş olan “karanlık” nitelemesi yeniçağ ve yaşamakta olduğumuz dönemler için yapılabilir mi? Şiddetin, yok etmenin, kanın, gözyaşının, tarihte hiç olmadığı kadar görünür ve kanıksanır duruma gelişi… Yoksa 20. yüzyıl ve sonrasında yeni bir ortaçağ mı yaşanıyor?

okumak için tıklayınız

Rus Edebiyatında Puşkin Gerçekçiliği – Ataol Behramoğlu

“Rus Edebiyatında Puşkin Gerçekçiliği”, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu Ataol Behramoğlu’nun, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi?nde ki doktora çalışmasıdır. Aleksandr Puşkin (1799-1837), her şeyden önce ozandır. Ona asıl ün kazandıran yapıtları, Rus ve Dünya edebiyatında bıraktığı ölümsüz şiir mirasıdır. Ama öykü ve romanlarıyla da dünya ölçüsünde ünlü ve

okumak için tıklayınız